Kemerleri Sıkalım
Yazarlar // 17 Ocak 2018 Çarşamba 00:27

İsmail BAŞARAN

Türkiye siyasi ve ekonomik olarak bazı zamanlar zor dönemlerden geçiyor.

Gerçi eskiden bu zorluklar medya aracılığıyla da vatandaşa aksettiriliyordu ancak son günlerdeki zorluklar pek kamuoyuna yansıtılmıyor.

Nedendir bilemiyorum, belki de iktidarın zor durumda kalmaması için yandaş adı verilen medyada hiç de böyle sesler çıkmıyor.

Çok eskilerde kalan “Kemerleri sıkalım sigaraları söndürelim” cümlesi galiba sanırım sosyal medya aracılığıyla yeniden gündemimize gelecek.

Çünkü insanlar artık geçim sıkıntılarını açık söylemeye başladılar.

Ankara’da bir vatandaşın geçim zorluğu çektiği gerekçesiyle kendini yakmak istemesi sosyal medyada fazlaca yer aldı. İyi ki sosyal medya var da vatandan haberden haberdar oluyor.

Bu olumsuz durum birkaç gün gündem dışı kalabilir.  Çünkü vatandaş, özelikle çalışanların ve emeklilerin zamlı maaşlarının bankalara yatmasıyla biraz soluklanacak. Bu durum birkaç gün gündemde kalacak sonra ne olacak?

O cümle yeniden gündeme gelecek.

Yine kemerler sıkılacak sigaralar söndürülecek.

 

TÜRKİYE KUŞATILIYOR

ABD güney sınırımızda ordu kuruyor. Bu ordu kime karşı kuruluyor diye soranların aklından özrü olabilir.

Tabi ki Türkiye’ye karşı kuruluyor o ordu.

ABD’nin başkanının kendi iç politikasının konuşulmasını istemediğinden olsa gerek gelip de sınırımızı karıştırıyor. Gerçi kendi sınırımızı karıştırmak için bizim ABD’ye ihtiyacımız yok biz bunu kendi kendimize yapıyoruz.

Bu ordu Türkiye’nin kuşatılması anlamına geliyor. Geliyor da siyasete körü körüne bağlananlar bunu göremiyorlar.

Önde Türkiye’nin gururu Ordumuz çeşitli nedenlerle karıştırılıyor. Bizler köprülerle avutulurken Ordumuza hangi ölçüde yatırım yapılıyor biliyor muyuz?

Bilmiyoruz.

Askeri okulların bazılarının binalar satılıyor, biliyor muyuz?

Bilmiyoruz.

Peki, Türkiye’de petrol ürünlerine zam geldiğini biliyor muyuz?

Bilmiyoruz.

Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası (PÜİS) tarafından yapılan açıklamaya göre benzin grubuna 7-9 kuruş arası zam yapıldı.

Yapılan sadece akaryakıta zam değil. Zam bütün piyasaya yapılmış denmektir. Domates, kabak, salatalık fiyatı da yüklenecektir nakliyeye gelecek artışla.

Yani Türkiye hem ekonomik hem de askeri olarak kuşatılmaktadır.

Bu kuşatılmayla Kıbrıs’ı, Ege Adalarını verenlerin hiçbir ilgisi yoktur.

 

SAKIN ÇIĞLIK ATMAKTA GECİKMEYİN

Yolcular uçağın yanında otobüsten inmişler. Bavullarını gösteriyorlar. Bir bakmışlar uçak şirketinin minibüsü yanlarında durmuş. İçinden kaptan pilotla yardımcı pilot inmişler...

Yolcular fena halde şaşırmışlar. Nasıl şaşırmasınlar; Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda üç noktalı bant...

Yardımcı pilotun elinde bir kopek tasması… Tasmanın ucunda bir kopek... Sağa sola çarparak öylece ilerliyorlar uçağa!

Günlerden 1 Nisan değil ama 'Şaka herhalde' demiş yolcular, doluşmuşlar uçağa...

Uçak pistte hızla ilerlemeye başlamış. Yolcuların gözleri camda…

Uçak hızlanmış…

Yolcular endişelenmeye başlamışlar.

Uçak daha hızlanmış.

Pistin sonu hızla yaklaşmaya başlamış...

Uçak iyice hızlanmış...

Bazı yolcular paniklemiş, dua etmeye başlamışlar.

Uçak son hiza ulaşmış!

Bu arada pistin sonuna da ulaşmış.

100 metre sonra betonun bitip cimlerin başladığını gören yolcular dehşet içinde çığlığı basmışlar!!!

Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmiş...

Uçak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmiş, havalanmış.

Kaptan pilot arkasına yaslanmış derin bir nefes almış ve yardımcı pilota dönmüş:

Biliyor musun? Bir gün çığlık atmakta gecikecekler ve hep birlikte geberip gideceğiz!...

Tam da ülkemizin içinde bulunduğu gibi…

Çığlık atmazsak uçak kalkmadan kaza geçireceğiz.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Başkasından övgü bekleyenler, mutluluklarını başkalarının elinde bırakmış zavallılardır. Gold Smith