Kar yağınca
Yazarlar // 28 Aralık 2018 Cuma 12:21

İsmail BAŞARAN

Samsun’da kar yağınca başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere neredeyse tüm ilçe belediyeleri yoğun bir kar temizleme çabasına girdi. Amaç çalışmak mı yoksa çalışıyor görünmek mi bilemiyorum.

Özellikle de Samsun’un yükseklerdeki ilçelerin kar aldığı ve karda yolların kapandığı biliniyor, görevliler “geliyor” diye haberler yayılan kar yağışı için Samsun’da ne önlem alındı acaba, alındıysa da yeterli mi değildi?

Sadece okulları tatil etmek ve eğitime ara vermekle olmuyor bu işler, çalışarak oluyor.

Samsun’un değerlerini yıkmak ve yerlerine Millet Bahçeleri açmakla hizmet yapılmış sayılmıyor.

Her köyden bozma çakma mahallelere kahve yapmakla da olmuyor. Üretime katkı sağlanması için tesisler kurmak, özellikle de mahalle köylerde besiciliği, ziraatı, geliştirmekle oluyor hizmet. Kısaca hanım konakları yapmak ve bayanları çalışmak yerine oturmaya teşvik edip üretimden uzaklaştırmakla da olmuyor. Yolları yapmakla da olmuyor, açık tutabilmekle oluyor.

Kar yağdı okullar yağmur oldu, yağmur yağdı sel oldu okullar tatil oldu, ne güzel iş be. Bir de siyasiler çıkıp hizmet yaptıklarını dile getiriyorlar. Yerel yönetim seçimleri geliyor, şimdi o mahallelere gidecek olan adaylar ne söz verecekler acaba merak ediyorum.

 

BAŞIMIZA GELECEK OLAN

Temel'i, vergi dairesine çağırmışlar.. Yanında bütün defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler..

Temel korku içinde, mali danışmanına gitmiş.. Sormuş:

Vergi dairesine giderken nasıl giyineyim?. Ne tür bir izlenim bırakırsam, bana daha az vergi cezası keserler?

Mali danışman öğüt vermiş:

En eski elbiselerini giy.. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki, sana az ceza kessinler..

Temel güvenemeyip, bir de avukatına danışmış.. Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş:

En yeni, en pahalı elbiseni giy.. Güvenli, kendinden emin bir görüntü ver ki, az ceza kessinler vergiciler..

Temel'i bu öğütler tatmin etmemiş.. Aklına güvendiği, filozof bir arkadaşına aynı soruyu sormuş.. Bu akıllı arkadaş bir hikaye anlatmış.. Şöyle demiş:

Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına sorar..

O da, gırtlağa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder..

Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler..

Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için arkadaşından öğüt bekleyen Temel, bu hikâyeyi dinledikten sonra, sorar:

Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne giyileceğini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki?

Temel'in akıllı arkadaşı gülerek, izah eder:

Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır..

Yerel yönetim seçimleri olacak, hangi partiye oy atarsak atalım Türkiye’nin geleceği nokta yine aynıdır. Türkiye’de cehalet, eğitim kurumları yerine çay bahçeleri açılmak sürdürüldükçe başımıza gelecek olan aynıdır.

Allah sonumuzu hayır eylesin.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Köhne fikirler paslı çivilere benzer. Kolay kolay yerlerinden sökülmez. Cenap Şahabettin