Kaldırımlar Ve Seyyarlar
Yazarlar // 01 Temmuz 2017 Cumartesi 01:53

İsmail BAŞARAN

“Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında

Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum

Yolumun karanlığa karışan noktasında

Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

Kara gözler kül rengi bulutlarla kapanık;

Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.

Bu gece yarısında iki kişi uyanık:

Biri benim, biri de uzayan kaldırımlar…”

Üstat Necip Fazıl Kısakürek’in bu dizelerini Samsun’da Cadde ve sokaklarda dolaşırken hep hatırlarım.

Bu kaldırımların insanların yürümesi için yapıldığını ne hikmetse Belediye’leri yönetenler unutuyorlar sanırım.

Ne bir denetim var, ne de insana saygı kalmış.

Benim yürümem için yapılmış kaldırımların üzerine seyyarlar gelmiş, mağaza ve dükkan sahipleri mallarını çıkarmışlar sokaklara. Ürünlerini yoldan geçenlerin gözüne sokup satışlarını artırabilmek için.

Belki de haklılar.

Kiralarını ödeyebilmek ve evlerine ekmek götürebilmek için bu yola sapmış olabilirler.

Peki, Belediyeler bu konuda ne düşünüyorlar?
Belediyeleri yönetenler zabıtalarını gönderip denetletiyorlar gibi görünüyorlar.

Bazen de tezgâhları alıyor ve ceza uyguluyorlar.

Bu durumu sadece büyükşehir ve alt belediyelerde mi yapılıyor.

Tüm ilçelerin Büyükşehir’e bağlanmasından sonra bu ilçelerde de bakılıyor mu bu işe.

Zaten satıcı zor durumda, bir de  sen gitme üzerlerine diyen olmuyor değil.

Tamam, da, insanlara da geçiş yeri bıraksalar Vallahi ben de görmeyeceğim.

Ancak olmuyor ki, geçiş noktası bulamayınca kaldırımlarla Necip Fazıl geliveriyor aklıma.

Eğer bu günlerde yaşasaydı, sokaktayım, hınca hınc dolu sokaklarla  yürüyemiyorum, arkama bakmak zamanım da olmuyor önümden gidene veya bir seyyar satıcının arabasına çarpmamak için.

İLÇELER BÜYÜKŞEHİRE BAĞLANDI DA!

Sahi ne oldu böyle oldu da?
Bu ilçelerin nereleri hizmet alıyor?
Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li Yusuf Ziya Yılmaz Karayollarından gelmedir.

Bazen başına baret takıp araçların önünde dolaşmış ve güzel güzel fotoğraflar vermişti, yaptığı hizmetleri gösterebilmek adına.

Şimdi bana, ben köy yollarından anlamam demesin, ben kendisinin yolcu olduğunu bilenlerdenim.

Yılmaz ilçelere bağlanıp mahalle yapılan eski köy yollarıyla da Büyükşehir Belediye Başkanı olması nedeniyle ilgilenmek zorundadır.

Peki, köyden mahalleye döndürülen ve belediye başkanlığını kazanabilmek için yapılan bu uygulamadan vatandaş en azından yol hizmeti alamayacak mı?

Fazla uzağa gitmeye gerek yok, Yakakent’in mahalle yapılıp oyları alınan eski köylerinin yollarına bir baksın.
Tabi verdiği sözleri tutamadığı için gidebilirse o mahallelere.

Yanlış anlaşılmasın orada kendisine hakaret edecek, saldıracak insanlar yok.Hepsi gün görmüş insanlardır.

Yılmaz belki de seçim zamanı verdiği “Yollarınız asfalt olacak” sözünün kendisine hatırlatacağından çekiniyordur.

Sahi bu yollar harita üzerinde asfalt olarak görünüyor mu?

Yılmaz o haritaya bir baksın sonra gitsin o köylere, asfalt yoldan mı geçecek giderken9 yoksa toprak yoldan mı?

GÜNÜN FIKRASI

Temel torununa savaş hikayelerini anlatıyormuş.

Savaşta düşmanlar etrafımızı sardı..  Bizi esir aldılar.. Komutanları bize dedi ki:

Şimdi iki seçeneğiniz var: Ya şimdi burada ölürsünüz, ya da burada hepinizi bi güzel öperiz...

Torun hemen merakla sormuş:

Peki sonra ne oldu dede?

Temel bir an duraksamış!

Hepimizi öldürdüler...

GÜNÜN SÖZÜ

Yanlışlıklar denizine gömüldüğü halde, umutla bekleyebilen insan ne talihlidir. Goethe