Kadına Şiddete Hayır
Yazarlar // 26 Ocak 2018 Cuma 21:39

İsmail BAŞARAN

Kadınla ve aile ile ilgili bakanlık olan Türkiye’de kadına şiddetin gün geçtikçe arttığı ve hatta bunun özendirildiğini izliyoruz.

Bazı televizyonlarda son haftalarda gösterime sunulan dizilere bir yenisi daha katıldı. Memleketim Sürmene’nin de adı geçen hatta bazı bölümleri orada çekilen dizinin ilk bölümünde başladı kadına şiddet.

Dizi başlar başlamaz kadın dayak yiyor, kadının parmakları kırılıyor. Birileri İstanbul’dan araçlarla silahlı ordu halinde gelip Sürmene’de ev basıyor. Daha birinci bölüm, Allah ikinci bölüm ve sonralarından korusun.

Bütün bunlar hem Karadeniz insanını küçük düşürüyor hem de kadına şiddeti sonuna kadar körüklüyor görünüyor.

Ayrıca herkesin kendi ordusunu kurması gibi bir algıya da neden oluyor. Ne demek İstanbul’dan Sürmene’ye kadar gidip silahlı adamlarla ev basmak?

Aile Bakanlığı bu dizinin senaristleriyle mi, dizinin yapımcılarıyla mı, kanal yöneticileriyle mi konuşur bilemem. Birileri çıkıp “bunu memleketimizin gerçeği” gibi göstermeye kalkmamalıdır.

Bir gazeteci olarak sansüre sonuna kadar karşıyım da bu kadar da olmaz ki…

 

ÖNÜNE GELEN KONUŞUYOR

Türkiye’nin sınır ötesi harekâtı birilerinin sinirlerini bozuyor galiba. Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras da sinirleri bozulanlar arasına girmiş durumda. Bu harekat ile ilgili olur olmaz konuşuyormuş sağda solda. Bizde bir söz vardır “Fazla uluyan yaratık sürüye kurt getirir” derler.

Çipras efendi, Ege Adalarının sana verildiğini sanıyorsun da aldanıyorsun. Kıbrıs’ta üstünlük sağladığını sanıyorsun aldanıyorsun.

Keser döner sap döner gün gelir hesap döner misali bu Ülkenin başına bakarsın yine “Ayşe’yi tatile gönderecek”  veya yine o kayalıklara ve adacıklara çıkarma yapacak bir bayan gelebilir.

Kardak Krizi'nin vuku bulduğu 1996 senesinde, Rahmetli Süleyman Demirel Cumhurbaşkanıydı. Doğru Yol Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisinin koalisyonu sonucu DYP genel başkanı Tansu Çiller Başbakandı.

Ve o zaman askerimiz o kayalıklara hem de Yunan askeri orada iken bir gece yarısı kimseye duyurmadan, sağa sola açıklama yapmadan çıkıvermişti.

Demek ki bu işler o zaman boşuna yapılmış. Şimdi Davos’ta bile karşımıza çıkıp konuşabiliyorlar.

Bu adamlara bu cesareti neden veriyoruz?

GÜNÜN SÖZÜ

Suçsuz insanların çoğunu, kendi suçlarından haberi olmayanlar cezalandırır. Cemil Sena