İttifaklar ve Hükümetler
Yazarlar // 29 Mayıs 2018 Salı 07:18

İsmail BAŞARAN

Türkiye seçimlere gidiyor. Hem Cumhurbaşkanlığı hem de milletvekilliği seçimleri yapılacak.

Cumhurbaşkanlığı adayları Türkiye’yi dolaşıyorlar. Muhalefet kanadının adayları mümkün olduğu kadar ağızlarına şahsiyetlerle ilgili kelimeleri almamaya çalışıyorlar.

Ancak Adalet Ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan konuşma dilimize çeşitli kelimeler sokuyor hergün.

Bu işin bir yanı, bir de diğer yanı var.

Koalisyon meselesi, yani cephe deniliyor bugünlerde.

Türkiye’de bir zamanlar bir koalisyon hükümeti vardı. Neden yıkıldığını hatırlıyor musunuz?

Neden gönderildi üç partili hükümet de AKP iktidarı getirildi yerine?

Ekonomi politikaları beğenilmiyordu çünkü. O hükümet IMF’ye bağımlı bir politika izliyordu.

Zavallı seçmen vatandaşım, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı iş başına geldi geleli en fazla duydukları kelime yine “zam” olmadı mı?

Adalet ve Kalkınma Partisi Türkiye Millet Meclisi’nde çoğunluğu elde edebilmek ve çeşitli kanunları çıkarabilmek için MHP şile ittifak yani birliktelik, yani ortaklık kurmadı mı?

“Taklitçiler” diye eleştirdikleri diğerlerine benzemediler mi bunlar da?

IMF “zam yapacaksın” dedikçe bizim hükümet emri yerine getiriyor. IMF “ücretleri artırmayacaksın” diyor, bizim hükümet emri yerine yine getiriyor.

Bu zamlar da petrol ve dolar kılıflarına saklanıyor.

İş böyle olunca, yani emredileni uygulamanın hükümet olduğu görüntüsü yansıyınca çevreye ve seçmen de bunu düşününce Türkiye yine erken seçime gitmiyor mu?

Hani erken seçim olmayacaktı, hani erken seçim zorluklardan kaçmaktı.

Büyük lokma ye de büyük söz söyleme derler, o sözün de bir gün karşına çıkacağını hatırlatırlar.

İşte Adalet Ve Kalkına Partisi’nin düştüğü durum da bu, erken seçim.

Siyaset böyle işte, gün gelir insana söylediğini yalatıverirler.

 

HALK ARASINDAKİ SÖZ

Seçim geldi çattı. Liderler ve adaylar meydanlarda dolaşıyor konuşuyor vaatlerde bulunuyorlar.

Partiler adına konuşanların vaatleri hep aynı kelimelerle başlıyor ve aynı cümlelerle bitiyor.

Partilerin ortak vaadi az vergi, çok teşvik kelimeleriyle anlatılıyor. AK Parti’nin ardından CHP, MHP ve Saadet Partisi, seçim beyannamesini açıklayınca KOBİ’ler için ‘Sosyal İşletme Modeli’ öneren CHP, kişi başı geliri 15 bin dolara çıkarmayı, enflasyonu ve işsizliği yüzde 5’in altına indirmeyi, cari açığı, milli gelirin yüzde 4’ünün altına düşürmeyi vadediyor.

MHP ise “Kader kurbanlarına af” çıkacağını öne sürerken “Vatandaşlar, kredi ve kredi kartı borçları ve yüksek faiz sarmalının neden olduğu yoksulluk tuzağından kurtarılacak” diyor ve ekliyor “Esnaf ve çiftçilerin vergi ve prim yükü hafifletilecek.”

Bahçeli, iktidar kayıtsız şartsız desteklediğini unutuyor olmalı ki bu söylediklerini bu güne kadar neden yapmadığını da anlatmıyor.

Halk arasında bir söz var:

Söyleyin yalanı, öpeyim inananı.

Artık kimseyi korkutamaz ve kandıramazsınız, vatandaşın gözü açıldı.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Kuyuda su kalmayınca onun kıymetini anlarız... B. Franklin