İttifak mı Hesaplaşma mı?
Yazarlar // 07 Eylül 2018 Cuma 22:49

İsmail BAŞARAN

MHP lideri Devlet Bahçeli geçtiğimiz günlerde yerel seçimlerle ilgili ittifak mesajı vermiş, “MHP yine sağduyulu duruşunu devam ettirecektir. Elde edilen kazanımların 31 Mart’ta yok olmasını arzu etmiyoruz. İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere 27 bölge zillete kendini kaptıran yönetimlerin eline geçmemelidir” demişti.

Demişti de ne oldu? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu görüşü benimsediğini şöyle dile getirdi:

“Milletvekili seçiminde attığımız bir adım var. Yerel seçimlerde de böyle bir adımı müşterek olarak atabiliriz. Bunun için arkadaşlarımızın, başta liderler olarak bizlerin oturup konuşmalarında fayda var. Taraflar olumlu bakarsa böyle bir adım niye olmasın, olabilir.”

Buyurun buradan yakın.

Beyler bu her konuda ittifaka gidiyor ya, adını artık değiştirmek gerekir.

Bunun adı Milliyetçi Hareket Partisi’nin resmen Adalet ve Kalkın a Partisi’ne katılması anlamı taşımaz mı sizce de?

Seçmeninin gazını almak için arada sırada bir çıkış yapacaksın sonra iki lider birbirlerine pas atacak ve golü de sonuçta vatandaş yiyecek.

Artık yemiyor millet. Millet uyanıyor da korkusundan mıdır çekindiğinden midir sesini çıkaramıyor.

Gelelim soruya Samsun’da yerel yönetim seçimlerinde ittifak nerede olacak, Başkanda mi mecliste mi?

Bana göre gerçek MHP’liler Adalet ve Kalkınma Partisi’ne asla oy atmazlar. Gerekçesi basit: “Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alacağız” diyenleri unutmadıklarını söylüyorlar. Yani kısaca MHP hangi ilçede olursa olsun tabanda kendisine yakın seçmeye oy verecektir.

Bunun önünü kesmek içim AK Parti MHP tabanından gelen birisini kendi adayı olarak göstere bilir mi, işte orasını bilmiyorum. Kanımca hesaplaşma galiba burada olacak.

Bunun ilk göstergesi de Ünye’de yapılacak fındık mitinginde ortaya çıkabilir.

Mitingi MHP düzenliyor. Miting Ordu’da Cumartesi günü Ordu Cumhuriyet Meydanı’nda yapılacak.

Fındığı içinden çıkılamaz duruma getiren ve politikalarıyla üreticiye fındık ağaçlarını kestirmekte olan AK Parti’yi yani ortağı bu mitingde eleştirilecek mi yoksa yine dış güçler hikâyesi mi anlatılacak. Millet yiyor görünse de bu hikâyeyi artık yutmuyor.

 

BAKAN EL KOYUYOR

Farklı dönemlerde tasarruf önlemleri kapsamında gündeme gelen kamu araçları ile ilgili çok kapsamlı bir çalışma başlatılmış.  Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, kamu araçlarında yapılacak büyük bir tasarruf hamlesi için düğmeye basmış.

Albayrak'ın imzasıyla tüm kamu kurumlarına gönderilen yazıda bakanlıklar, bağlı ilgili kuruluşlar, KİT'ler (kamu iktisadi teşebbüsü) ve belediyelerden sahip oldukları ve kiraladıkları araç dökümü istenmiş. Devlette kullanılan araçların hem sınıflarında, hem de sayılarında ciddi bir tasarrufa gidilecekmiş. Kamuda bundan böyle Türkiye'de üretilen araçlar tercih edilecekmiş.

Siz bu söylenenlere inanıyor musunuz?

Benim inanmam için Sayın Bakan Albayrak önce kendi kullandığı aracı Türkiye’de üretilenlerden birine geçmekle örnek olmalıdır.

Sonra Saraylardaki araçların sayılarını azaltmakla devam etmelidir. Çünkü ülkelerin büyüklüğü ve gelişmişliği bindikleri araç sayılarından daha çok ürettikleri ürünlerin, dış satımlarının çoğalmasıyla ölçülür.

Yani parayı harcamaktan da önemlisi parayı kazanmaktan geçer. Olmayan parayı harcamak ise dışa borçlanmak yani bağımlı hale gelmek demektir. Sonucu da Madenlerin satılması, fabrikaların satışı, hatta ülke topraklarının satışına kadar gider ki Türkiye aynen bu durumda şimdi.

Yani iş söylemle değil eylemle olur.

Çünkü lafla peynir gemisi yürümez derler…

 

GÜNÜN SÖZÜ

Bilimsiz din kör, dinsiz bilim ise topaldır (Albert Einstein)