İşte Bizim Demokrasimiz!
Yazarlar // 08 Şubat 2017 Çarşamba 06:29

İsmail BAŞARAN

Garip ama gerçek bir demokrasimiz var. Liderin seçtiği kişi listeye yazılıyor ve vatandaş da sandık başına gidip verdiği oyla noter görevi görüp bu listeyi tasdik ediyor.

Sonra da seçilenlerin büyük bölümü "gıkını" bile çıkaramıyor lidere karşı.

Bunlar değişecek sanmıştık. AKP iş başına gelirken "Demokrasiden" çok bahsedilmişti. Ne oldu?

Ne olduğu işte ortada.

Bu yeni oluşum "Demokratik" olabilecek mi?

Milletvekili adaylarını halk mı, delegeler mi, Genel Başkan mı belirleyecek, yoksa Başkan mı belirleyecek?

Eğer AK Parti’de Başkan belirleyecekse ne gereği var insanların akıllarını karıştırmaya?

Nasıl olsa akıllar karışmış, bırakın karışık kalsın akıllar.

Demokrasi var ya, önümüze sandık gelecek.
Bakalım insanlar hür iradeyle mi oylarını verecek yoksa başkanların söylediklerine göre mi hareket edecekler.
Düşünebiliyor musunuz, biri çıkıyor referandumda şu kadar oy alacağız diyor.
O birisi nasıl oluyor da vatandaşın aklına hükmediyor veya insanların oylarına ipotek koyuyor?
Dedim ya bizim demokrasimiz bu işte…

BİR İPOTEK DE TAŞÇI’DAN

AK Parti’li Atakum Belediye Başkanı İshak Taşçı, yeni Anayasa için halkın güçlü bir Türkiye için “Evet” diyeceğini açıklamış.
Vardır bir bildiği mutlaka.
İnsanların sandık başına gitmeden ne diyeceğini bilmek iyi bir zihin ister.
Ya da insanların oylarına ipotek koymak gerekir.
İshak Taşçı da zihin olduğunu biliyorum ancak ipotek konusuna gelince biraz duruyorum.
Bu nasıl oluyor işte onu anlamıyorum.


HELOL OLSUN YILMAZ’A

Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, raylı sistemin Çarşamba’ya kadar uzayacağını belirterek Çarşamba’ya Yeşilırmak, Bafra’ya da Kızılırmak Üniversitelerini kazandırmak istediklerini söyledi.
İsteyenin yüzü bir kara, vermeyeni ise demek istemiyorum da…
Yılmaz’ın dediği olur umarım.
İki üniversite daha Samsun’a yakışır.
İki tarafında ovalar bulunan, ırmaklar bulunan Samsun’da kurulması düşünüler bu üniversitelerde gıda, tarım ve hayvancılık konularında bölümler unutulmamalı sanırım.

GÜNÜN FIKRASI

Bir matematikçi, bir muhasebeci ve bir ekonomist parti Genel Başkanına milletvekili olabilmek için başvururlar.

Genel Başkan matematikçiye sorar:

- "İki kere iki kaç eder?".

Matematikçi cevap verir:

- "Dört!".

Genel Başkan sorar:

- "Kesin dört mü?

Matematikçi kendinden emin cevaplar:

- "Evet, kesin dört!"

Matematikçi çıkar ve ekonomist odaya girer. Bu sefer Genel Başkan aynı soruyu ekonomiste yöneltir. Ekonomist yanıtlar:

- "Ortalama dört eder, yüzde 10 aşağıya veya yukarıya oynayabilir, ama ortalama dört eder!".

Ekonomistte de çıkar, muhasebeci odaya girer, aynı soru ona da sorulur.

Muhasebeci ayağa kalkar, kapıyı kilitler, panjurları indirir ve Genel Başkan'a yaklaşarak sorar:

- "Kaç etsin istersiniz?

(Not: Sadece parmak kaldıranlara ithaf olunur.)

 

GÜNÜN SÖZÜ

Kendi kendinin efendisi olmayan bir kimse özgür değildir.

A. Calaudius