İşçi Bayramından Bahar Bayramına
Yazarlar // 02 Mayıs 2017 Salı 08:55

İsmail BAŞARAN

1 Mayıs önceleri işçi bayramıydı, sonradan da Bahar bayramına döndürüldü.
Bu neden oldu peki?
İşçiler hiç değilse kendi bayramlarında bir gün izin yapmasın diye mi?
Sabah erken kalkanlar kendi bayramları olmasına rağmen belediye işçilerini temizlik yaparken gördüler.
Belediye görevlilerinden önce ise garibanların çöplerin içine atılmış şişeleri ve kağıt parçalarını toplarken gördü erkenden işine gitmek için kalkan işçiler.
Bu işçiler bunu neden yaptılar?
Ekmek parası için.
Bunları gördüğümüzde sokakta bu ekmek parası hiç aklımıza geldi mi peki?
Belki bir azınlığın gelmiştir, kimsenin hakkını yemeyelim şimdi.
Türkiye gelişiyor, üretim artıyor, işsizlik azalıyor, geçim indeksi yükseliyor diye TV kanallarında boy gösteren zevat sokaklara çıkıyor mu tebdili kıyafet.
Gerçi onlar da biliyordur bunu, insanların artık açlıkla mücadele edemez duruma geldiklerini hatırlamak bile istemezler.
Aslında bu bayramın adını değiştirmek gerekir.
İşçi Bayramı’ndan bunu Bahar Bayramı’na getirenler yine bayramın adını değiştirseler de “Vur Abalıya” yapsalar ya…

 

İŞÇİ BAYRAMI HA

Bu bayramdan birkaç gün önce Samsun’da bir olay meydana geldi ve işçiler can verdi.
Neden?
Çünkü bir cami yapımında kubbe çöktü.
Yuh be, demekten başka ne gelir elimden?
Hiçbir şey.

Peki, yetkililerin elinden ne gelir?
Bir kere bu caminin nerede yapıldığını, yapım malzemelerinin nasıl olduğunu, işçilerin orada iş güvenliği alınıp alınmadığının sorgulanmaları gerekir.
Gerekir de bunu yapacak olanlar kim?
Var mı öyle bir yiğit?
Hayır işi ha…
Bunun hesabını verebilecek bir yetkili var mı?

Aslına bakarsanız hesabı verecek yetkili bulunabilir de, hesabı sorabilecek kimse var mı?
Dün işçi bayramıydı ya.
İşçi bayramında işçiler ölürler.
Birileri de Bahar Bayramı diye yürürler eğlenirler…

GÜNÜN FIKRASI

Temel alkollü olarak Boğaz sefasından evine dönerken, Beylerbeyi'nde trafik ekipleri tarafından alkol kontrolü için araç kuyruğuna sokulmuş. Sırasının gelmesini beklemeden motoru stop edip inmiş, arka koltuğa geçmiş... Derken öndeki araç gitmiş.

Trafik polisi gelip, arka koltukta oturan bizimkine,

'Beyefendi, şoförünüz nerede? Aracınızı ilerletin' demiş.

Bizimki de şaşkın ve üzgün bir ifade ile cevap vermiş:

'Memur bey, ben de şaşkınım. Siz bizi alkol kontrolü kuyruğuna sokunca, benim şoför aracı bırakıp kaçtı. Demek alkollüymüş.'

Trafik polisi sasırmış.

'Siz geçin direksiyona. Aracınız yolu tıkıyor', demiş. Bizimki,

'Olmaz, ben alkollüyüm. Araç kullanamam' diye direnince, polis, 'Ziyan yok. Bu defalık görmezden geliriz' diye zorlamış.

Zorla direksiyon başına geçirmişler. Trafiği açtığı için teşekkür de etmişler.


GÜNÜN SÖZÜ

Gemiler limanda emniyettedirler, fakat gemilerin yapılış nedeni bu değildir.