İnanç ve Rant
Yazarlar // 17 Nisan 2018 Salı 09:13

İsmail BAŞARAN

Ayrı olması gereken iki kelime bunlar. İnsanların inançlarını ranta çevirmek için girişimlerde bulunulması ve yatırımlar yapılması yine dini alet olarak kullanıldığı gerçeğini karşımıza çıkarıyor.

İbadet için yapılan yatırımlardan birisi de Samsun İlkadım Belediyesi tarafından gerçekleştiriliyor. Ancak yapım nedeni inançtan çıkarılıp sanırım getirime dönüşüyor, işte bu konuda bir açıklama. Açıklama bir yazardan geldi.

İlkadım'da bulunan Karadeniz'in en büyük Camii ve Külliyesi'ni ziyaret eden Mutasavvıf-Yazar Ömer Tuğrul İnançer,  "Bu eser tamamlandığında eşsiz bir medeniyet merkezi ve inanç turizminin yeni adresi olabilir" dedi.

Medeniyet merkezine tamam da inanç turizm ne demek oluyor? İnsanlar inançları için camiye gelecekler bu nasıl getirime dönüşecek, Samsun turizmi bu nedenle mi hareketlenecek?

Ağızdaki bakla bu yolla çıkarılmış oldu galiba. İnsanların ibadeti için kullanması gereken camiye turistler gelecek, bu nedenle de Samsun ekonomisi canlanacak. Ne günlere kaldık, inançları bile getirime dönüştürmek amacında olan bir siyasi iktidar ve yandaşları tarafından yönetiliyoruz.

Merak ediyorum bu camiyi görmek için yurt dışından kaç kişi gelecek acaba?

Ege’de Efes Harabelerini gezerken orada bulunan Meryem Ana Kilisesi’ne kimlerin gelip gittiğini merak etmiştim, benim gibi yerli ve milli olanlardan daha çok yabancılar vardı.

Dinleri gerektiği için olsa gerek gelmişler inceliyorlardı kiliseyi ve çevresini.

Kısaca orada bulunanların büyük bölümü yabancılardı, memlekete döviz bırakıyorlardı ve inanç turizmi için hareketlilik sağlıyordu Meryem Ana.

Şimdi düşünelim biraz, acaba Samsun’daki bu camiyi ziyaret ve ibadet için yurt dışından Müslüman ülkelerden kaç turist gelecek acaba? İnanç turizmi ülke içinden gelenlerle değil yurt dışından gelip ülkeye döviz bırakanlarla olur. Bu unutulmamalı, bilinmiyorsa da öğrenilmeli…

 

EKMEĞİMİZ’LE YİNE OYNADILAR

Benzin ve motorin fiyatlarına gelen zamlar söylenirken, vatandaş bunlarla uğraşır ve avutulurken gizliden gizliye Samsun’da ekmeğimizle de oynandı, fiyattı yükseldi.

Şimdi birileri çıkıp yine aynı fiyattan satılıyor birader diyecek, biliyorum ancak gramajının düşürüldüğünden bahsetmeyecekler.

Fiyat ayarlaması yapılmış ancak bunun adı gizli zamdır. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu'nun aldığı karar kapsamında Samsun'da 1 TL'ye satılan 250 gram ekmeğin gramajı 200'e düşürüldü. Yani fiyat aynı ancak lokma azaldı ve küçüldü.

Adı da zam değil fiyat ayarlaması oldu, yersen…

Ekmeğimizle oynanması sadece fiyatlarının artmasıyla olmuyor. İşsizlik artıyor, ücretlerdeki artışlar yeterli olmuyor, alım gücü azalıyor. Vatandaş ise iktidar tarafından yine avutuluyor.

Kimin umurunda vatandaşın zor durumda olduğu, siyasiler özellikle de iktidar partisi Başkanı ve yöneticileri meydan meydan dolaşın yine oy topluyor. Konuşmacıların hiçbirisi de üreticinin dertlerine değinmiyor. Besicinin süt fiyatlarının azlığından yakınıp bidonlardaki sütü protesto için sokaklara döktüğünden meydanlardaki İktidar Partisi yöneticileri bahsetmiyor.

Onlar sadece oy istiyor, oyunuzu bize verin ülke kalkınsın diyorlar. Şeker Fabrikalarının satışından, köprülerin satışından, otoyolların satışından bahsetmiyorlar bile. Sadece biz yaptık demekle yetiniyorlar. Konuşmaları dinleyenler ise parasını milletten alıp siz yaptınız ancak yine siz sattınız diyemiyor vatandaş. Nedeni basit, vatandaş laf salatası ile uyutuluyor.

Nineler ve anneler çocuklarını hep “Uyusun da büyüsün” diye ninniyle sallarlardı uyumaları için.

O nedenle de genimize işledi herhalde uyumak. Bebeklikten beri uyuyoruz ancak bir türlü büyümüyoruz. Uyumaya alıştığımız için mi acaba?