İki Yönlü Operasyon
Yazarlar // 14 Ağustos 2018 Salı 01:00

İsmail BAŞARAN

“İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ekonomik saldırılara hizmet eder mahiyetteki her türlü yönlendirici haber, yazılı ve görsel yayın, operasyonel amaçlı sosyal medya hesapları ile ekonomik güvenliği tehdit içeren kişi ya da kişiler hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.”

Ülkenin geleceği söz konusu olsa da sansüre sonuna kadar hayır diyenlerden birisiyim.

Bana göre Savcılığın bu kararı doğru değildir.

Tabi ki güvenliği kimse tehdit etmemeli.

Tabi ki yönlendirici haber yapılmamalı.

Ancak bazı televizyonlar ve gazetelerde de benzeri tutumlar sergilenmemeli.

Yani vatandaşın ekonomik durumu dibe vururken, malum medyada “işlerin çok iyi” gittiği anlatılmaya çalışılmamalı.

Çünkü bu da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yapılmasını istemediği kriterlere uyuyor. Çünkü en azından çoğu gerçekleri yansıtmıyor. Gerçeği yansıtmayan haberler de algı operasyonu oluyor.

 

CAMİYE KAMERA TAKILMALI

Dini öğretmen, insanların büyük bölümümün anlamadığı dilden konuşursanız olacağı bu.

Dinde başkasının kalını çalmanın günah olduğunu öğretmediyseniz daha ne bekliyorsunuz.

İşte sonuç:

Bir Cami’nin 18 musluğu iki kez çalınıyorsa doğru girmeyen bir durum vardır.

Bu durum ya ekonomidir, insanlar yiyebilmek için her yola başvurmaya başlamışlardır ki bu da ekonominin dip yaptığının yani uçmadığının göstergesidir.

Haberin sevindirici tarafı hırsız veya hırsızların acemi oldukları için iki musluğu sökememiş olmadı galiba.

Ya bir de minareyi çalsalardı?

Bizim söylemlerimiz arasındadır; “Minareyi çalan kılıfını hazırlar” denir.

Demek ki bu hırsızların kılıf alacak kadar paraları yokmuş.

Anlaşılan o ki bir Cami Çetesi türedi, aynı camiyi iki kez soyanlar varsa diğer camiler de böyle bir tehdit altındadır.

Yapılması gereken camileri gözetleyebilecek kamera sistemi kurmaktır.

Parası nereden mi karşılanacak?

Vatandaş her Cuma “Camiye yardım” diye istenilen paraları vermiyor mu?

Toplanan bu paraların hesabı belli mi resmiyete giriyor mu?

Camileri soymayalım. Yollardan tünellerden, betondan, harçtan alınıyor nasıl olsa.

Ha bir de otoyol ve köprü geçişlerinden de alınıyor.

Devletin bütçesinden yapılan bu köprülerden bir daha neden para alınıyor bir türkü anlamıyorum.

 

CİBİLLİYET Mİ YOKSA EĞİTİM Mİ ÖNEMLİ?

Bugün notlarla başladık notlarla sürdürelim…

Padişah vezire sormuş:

Vezir! demiş cibilliyet mi eğitim mi?

Vezir düşünmeden cevap vermiş:

-Cibilliyet padişahım.

Padişah memleketin her yerine tellallar çağırtmış.

-Duyduk duymadık demeyin en iyi hayvan eğiticisine yüz kese altın...

En iyi hayvan eğiticisi padişahın huzuruna çıkarılmış. Padişah hayvan eğiticisine sormuş:

-Bir kediye tepsiyle servis yapmayı ne kadar zamanda öğretebilirsin?

-Altı ayda öğretirim padişahım.

Altı ay dolmuş, huzura alınmış. Padişah:

-Öğrettin mi?

-Öğrettim padişahım.

Saray erkanı toplanmış, kedi elinde tepsi servis yapmaya başlamış, tam vezirin önüne gelmiş; padişah yine vezire sormuş:

Vezir! demiş.

-Eğitim mi önemlidir cibilliyet mi?

Vezir padişahın sorusuna cevap vermeden önce cebinde hazır tuttuğu fareyi yere bırakmış. Kedi tepsiyi attığı gibi farenin peşinde koşmaya başlamış. Tabi altı aylık eğitim de boşa gitmiş.

Vezir cevap vermiş.

-Cibilliyet padişahım. Önüne bir fare düştüğünde, eline bir fırsat geçtiğinde, çıkarı için vatanını satmaktan, halkını harcamaktan tereddüt etmeyecek yüksek eğitimli kedilerden, Rabbimiz bu memleketi, bu milleti muhafaza kılsın.

Haydi hep birlikte “AMİN” diyelim….

 

GÜNÜN SÖZÜ

Yöneticilerin başarısının yarısı akıllı yardımcılar, yarısı akılsız rakiplerdir.