İftar sofrası ve politika
Yazarlar // 04 Haziran 2018 Pazartesi 09:09

İsmail BAŞARAN

Bir ülkenin gelişmesi, Atatürk'ün ifadesiyle muasır medeniyetler seviyesine çıkıp çağdaş bir ülke olabilmesi için, ilk önce eğitim ve sağlık sorunlarını çözmesi gerekmektedir.

Türkiye’de bu iki konunun sorunları çözüme kavuşmuşumudur peki?

Bu iki konuya da çağdaş ve bilimsel yaklaşımlarla bir çözüm getiremedik sanırım. Çünkü topluma hizmetten çok kişilere, milli menfaatlerin değil kişisel menfaatleri ön planda tuttuk ve tutuyoruz. Bundan da vazgeçme niyetinde olmadığımız görülüyor.

Şu çarpıklığa bakın devletin okullarından üniversite kazanılmaz; dershaneye gitmek gerekir diye bir algı var ve sonunda galiba doğrudur da.

Bir başka algı yaratma işi de sağlıktadır. Hastanelere hangi ölçüde önem veriyoruz?

AK Parti Samsun Milletvekili Fuat Köktaş’ın iftar programına katıldım, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan da oradaydı.

Konuşmasını, kendisini iftar sofrasında değil de meydanda seçmene hitab eder durumda sandı ki,  uzattıkça uzattı.

Türkiye’nin sağlıkta ilerlediğini, hastanelerde sıra beklenilmediğini, hizmetlerin zamanında yapıldığını ifade etti. İftar sofrasından kalkıldığını ve insanların büyük bölümünün namazını kılacağını unutmuş olmalı ki adeta partisinin propagandasını yaptı. Sayın bakan konuşurken aklıma “eğitimsiz ve sağlıksız bir millet ne kadar gelişir ki” sorusu geldi, ancak soramadım.

Türkiye’de eğitimin ve sağlık yasalarının son oy yılda kaç kez değiştiğini saymak istedim çoğunu unutmuş olduğumu hatırladım. O nedenle de “Sayın Bakan ne kadar iyi konuşuyor” diye aklımdan geçirmedim değil. Galiba istediği de oydu, “çok konuş ki vatandaş ne dediğini anlamasın” mantığının işletilmesi gerekirdi, onu da yaptı.

Başkaları özellikle de belediyeler hangi amaçla düzenliyor bu iftar sofralarını bilmiyorum da Fuat Köktaş böyle bir amaçla yapmıyor, çünkü yıllardır katılırım o sofralara.

Oruç Allah için tutulur, iftar sofraları da siyaset yapılmak için kurulmaz.

Bunu hatırladığımız zaman bu sofraların da bir anlamı olur aksi halde sevap işlenir mi işlenmez mi onu da bu konuda icazet vereceklere bırakmak gerekir.

Sayın Bakan, sağlık ne durumda gerçekten?

 

SORUN NEREDE?

CHP Samsun Milletvekili ve Adayı Kemal Zeybek, HALK Gazetesi'ni ziyaret etti ve Genel Yayın Yönetmeni Yener Cabbar’la sohbet etti. Zeybek alanlarda olduklarını dile getirdiği sohbette özellikle gündüzleri pazarları, geceleri ise kahvehaneleri gezdiğini ifade etti. Bu gezilerde seçmenlere sadece mesaj verdiklerini, ülkede sorunun devlette olmadığını, mevcut yönetimde olduğunu anlattıklarını söyledi.

Ülkede sorun sadece yönetimde mi gerçekten?

Yoksa sistemde ve yasalarda mı?

O konuşmadan biraz sonra gazeteden çıktım ve yolda giderken CHP’nin seçim minibüsüne rastladım. İlkadım İlçe binası önündeydi minibüs ve hoparlör sonuna kadar açıktı. Şoförün hep aynı birkaç sokakta dolaştığını öğrenince de kırsaldaki mahallelere neden gitmediğini sordum. Sonra da CHP’nin seçim çalışmaları için yeterli kaynak bulamadığı kanısına vardım. Çünkü kırsala gitmek içi yakıtı çok almak en azından depolu doldurmak gerekiyor.

Eğer bir parti bunu yapamıyor ve aynı yerde dolanıyorsa kendisini nasıl anlatacak seçmene?

Seçmenin yanında yoksan sandıkta da olamazsın mantığını terk etmemek gerekir.

GÜNÜN SÖZÜ

Cehalet her zaman kendisine hayran olmaya hazırdır. (Santra Guitry)