Hukuk ve İkinci Yumruk
Yazarlar // 26 Nisan 2019 Cuma 09:46

İsmail BAŞARAN

Türkiye’de siyasi iktidarların ve maşalarının yaptığı en iyi ve kolay iş gündemi değiştirmek oldu. İnsanların hayat şartları altında ezildiği ve alım gücünün azaldığı içinde bulunduğumuz günlerde “açlığı unutturmanın tek yolu” gündemi değiştirmek oldu.

AK Parti de bunu çok iyi yapıyor. Partiyi yönetenler istedikleri gibi insanların hem duygularıyla oynayabiliyor hem açlıklarını unutturmaya çalışıyor ve de başarılı oluyor. Olaylardan birisi Ankara’nın göbeğinde yani Türkiye Cumhuriyeti’nin ortasında, hem tek parti iktidarının hem de bu iktidarı oluşturan siyasi parti ve bakanlarının bulunduğu ortamda meydana geldi. Bir yumruk ortalığı karıştırdı, yumruğu atan da yakalandı ve serbest bırakıldı. Yumruk Ana Muhalefet Partisi liderine atılmıştı.

Aklıma takıldı: O yumruk İktidardaki AK Parti Genel Başkanı’na atılsaydı, yumruğu atan serbest bırakılacak mıydı yoksa Cumhurbaşkanı’na yumruk atmaktan, ceza mı alacaktı?

Ben burada hiç kimseye özellikle de Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’na yumruk atılması konusunda kimseyi kışkırtmak niyetinde değilim.

Bu bir siyasi partinin Genel Başkanı’na Bir zamanlar Samsun’da da böyle bir yumruk olayı yaşanmıştı. Ahmet Türk Samsun'da yumruklu saldırıya uğramıştı. Bulanık'taki olaylı gösteriyle ilgili Samsun'daki duruşmayı izleyen Türk'e çıkışta bir kişi yumruk atmıştı, Türk'ün burnu ve iki dişi kırılmıştı. Türk "Umarım bu tür şeyler toplumda gerginlik yaratmaz" demişti.

Ankara’da atılan yumruk Türk Siyaseti’ne atılan ikinci yumruk olarak geçti tarihe. Ahmet Türk’e yumruk atanlar yargılanmışlardı ancak ne hikmetse Kılıçdaroğlu’na yumruk atan kişi kaçarken yakalanmış ve çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı. Türkiye’de “Hukukun Üstünlüğü” mü çalışıyor yoksa “Üstünlerin Hukuku” mu?

YİNE ZAM

Samsun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (SESOB) Başkanı Hacı Eyüp Güler, Samsun'da ekmek fiyatlarına zam yapılacağını açıkladı ve “Ekmeğin kilosu 5 liradan 6,5 liraya çıkacak” dedi.

Ancak vatandaşlar olarak yapılan bu zammı biz hiç fark etmeyeceğiz. Gramaj düşürülecek ancak ekmek aynı fiyattan satılacak sonra da birileri ortaya çıkıp ekmeğe zam yapıldı diyenleri hainlikle suçlayacak.

Çarşı Pazar yanıyor tamam da fırınlar da yanıyor artık.

Benim vergimle saraylarda oturanlar, Meclis lokantasında çok ucuza yemek yiyenler, devletin arabalarına binen ve parası devlet tarafından ödenen akaryakıtları kullananların umurunda olmuyor bu zamlar.

Çünkü onlar piyasa fiyatlarını bilmiyorlar, sadece kendilerine sunulan fiyatları okuyorlar.

BELEDİYELER BATAKTA MI?

Samsun’da özellikle İlkadım Belediyesi’nden alacağı olanlara ödemeler yapılmıyor, iddialar böyle. Nedeni de basit, çünkü gidenler hesapları devretmemiş. O zaman şu soru sorulmaz mı: Devlette liyakat esas değil mi?

Madem içinizde bir kuşku vardı koltuğa oturmadan neden hesapları incelettirmediniz? Devir teslim töreninden önce bu işlemleri yaptırsaydınız sıkıntıya düşmezdiniz.

İlkadım Belediyesi’nde faturaların ödenmediği yolunda iddialar var. Neredeyse “borç bizim borcumuz değil, borcu yapanlardan alın” demeye getiriliyormuş. Belediyeye iş yapanlar yaptıkları içi faturalandırmışlar, vergilerini ödemişler ancak ödemelerin yapılmaması karşısında şaşırmışlar.

Yakında İlkadım Belediyesi’nin ödemeler konusunda yargıyla başı büyük sıkıntıya gireceğe benziyor. Faturalandırılmış bu borçları bir de faizleriyle ödemek zorunda kakırlarsa kimse şaşırmasın.