Hesap Günü Gelince
Yazarlar // 22 Temmuz 2022 Cuma 10:13

İsmail BAŞARAN

Tevfik Fikret yıllar önce yaşamış bir şair. Osmanlı topraklarında yaşayan edebiyatçı yazdığı bir şiirinde Osmanlının o günlerini bir şiirle anlatmış. O günlerden buyana yıllar geçmiş, Cumhuriyet kurulmuş, ancak yine ve yeniden türemiş Osmanlıcılar. Ve Osmanlı’nın o günlerini yeniden bugünlerde yaşamak ve yaşatmak derdine düşmüşler. Unuttukları bir konu da bugünkü Osmanlıcıların, Türkiye Cumhuriyetle yönetiliyor ve yönetilecektir. Osmanlıcılık oynayanlar yarın Osmanlıcıların uğradığı akıbete uğrayacaklardır. Çünkü Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak, diye başlayan Fikret o günleri yazarken bugünleri de görmüş ve yarınları da anlatmış.

Bugünün Osmanlıcılarına yarınları anlatırken Yarın, bakarsınız, söner bugün çatırdayan ocak, diye seslenmiş ardından da  “Bugün ki mideler kavi, bugün ki çorbalar sıcak, Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...” diye seslenmiş, ardından da “Yiyin efendiler yiyin, bu hân-ı pür-nevâ sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin...” demiş. Sanki bugün Osmanlıcı olanları anlatmış, sonrasında da hesap verilecek günlerin yakın olduğunu dile getirmek istemiş.

Evet, gün gelecek hesap sorulacak, o hesap sorulduğunda bakalım nasıl verilecek hesap ve kimler tarafından sorulacak hesaplar?

 

İLÇE VE SAĞLIK

Samsun’un Yakakent ilçesinde nüfus yoğunluğu yaz aylarında artıyor. Yakakent ve köylerinden ülkenin çeşitli noktalarına giden insanlar yaz aylarında memleketlerine dönüyorlar. Hasta olanlar ve sağlık sorunu yaşayanlar ilçedeki tek sağlık ocağına gitmek durumunda kalıyorlar.

Yıllar önce kent merkezinde olan sağlık ocağı nasıl bir anlayış ve mantıkla ilçe merkezinin yüksek yerine taşınmış gitmek de zor gitmemek de zor. Zor çünkü zaten hasta olan insanın sağlık ocağına gidebilmesi için uzunca bir rampayı yürümesi gerekiyor veya taksiye binip ulaşım aracına para ödemesi şart oluyor.

Hasta olan bir kişiyi içkenin yüksek kesimindeki Sağlık Ocağı’na göndermek hangi kafa yapısına sığıyor. Yaşlılar özellikle tıknefes kalıyorlar. Yapılması gereken Sağlık Ocağı’nı yeniden kent merkezinde bir noktaya indirmek ve hasta olanlarla hasta yakınlarını işkenceden kurtarmaktır.

Bunun için ya vatandaş isyan edecek ya da sivil toplum kuruluşları ve Belediye bu konuda öncülük yapacaktır. Belediye öncü olur mu, bence olmaz. Bugüne kadar olmalıydı oysa. Aynı Belediye yurt dışına hangi amaçla gönderdiği belli olmayan insanları daha geri getiremedi, ilçede yaşayan insanları mı düşünecek?

Aslına bakarsanız, ilçede yaşayanlar yarınlarını düşünmek zorundalar. Halk çektikleri bu sıkıntıların giderilmesi için Belediye’yi göreve çağırmalı ve yarın önlerine gelecek sandığı hatırlatmalıdırlar.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Zaman iki nokta arasındaki en uzun mesafedir.  (Tennessee Williams)