Herkesin Bir Hikayesi Vardır
Yazarlar // 02 Ağustos 2017 Çarşamba 00:30

İsmail BAŞARAN

Aşağıdaki bir hikâye değil hayatın gerçeğidir.
“Ünlü basketbolcu Hidayet Türkoğlu esiyle birlikte, Eminonü’nde geziyordu.
Önce akvaryumcuları dolaştılar, Kapalıçarşı, Nuriosmaniye, Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya, Sultanahmet, Topkapı Sarayı, Gülhane Parkı derken, Yeni Caminin önüne kadar geldiler.
Orada bağıra bağıra simit satan bir çocuk vardı.
Basketbolcu birden durakladı...
Sonra simitçiye yaklaştı :
- Simit'in kaça kaç
- 300 bin abi. Çıtır çıtır....
- Tezgahta kaç simit var?
- 70-80 tane var herhalde...
- Hepsini alsam ne tutar?
- Seksen desek 24 milyon.
- Al sana 30 milyon... Farzet ki hepsini aldım...
-Sağol abi... sağol...
Basketbolcu üç onluk çıkartıp simitçinin önüne bıraktı. Eşi şaşkındı. Üç beş adim yürümüşlerdi ki Hidayet'e yaklaşıp fısıldadı :
- Hidayet sen deli misin?
- Yooo
- Peki yemediğimiz simitlerin parasını niye verdin?
- Boşver sorma.
- Diyelim ki soruyorum. Hem de ısrarla soruyorum.
- Öyleyse söyleyeyim.
- Lütfedersiniz beyefendi.
- Tablanın kenarı dikkatini çekti mi?
- Hayır.
- Baksan görecektin. Tahtaya bir isim kazınmıştı.
- Nasıl bir isim ?
- Hidayet !
- Yoksa ?
- Evet o tezgah, eskiden benimdi.
(Bu hikayeyi Hidayet  TV8 de katıldığı bir programda kendisi anlatmıştır..)

OSMANLI’YA DÖNÜŞ
Hem de trafiğe aykırı bir dönüş.
Bir ülkenin temel taşlarıyla oynanacak bir dönüş.

Bugün Türkiye’de Resmi Nikah ile evlenebiliyor insanlar.

Yani bir eş alabiliyorlar yasal olarak.

Çünkü Nüfus Müdürlüklerinde evli olup olmadıkları belli oluyor.

Çocuklarının da yasa dışı olup olmadığı haliyle.

Yasa dışı olan çocuklara nüfus cüzdanı bile verilemiyor.

Peki, bundan sonra nasıl olabilecek?

Başbakan Yardımcısı Bozdağ açıklamış:

Müftülere nikah kıyma yetkisi verilecekmiş.

Bu demek ki yakında yasalaşır bu durum da.

Vay geldi müftünün haline.

Türkiye’de müftüler imamlarla başa çıkabiliyorlar mı?
Her imam bildiği telden çalıyor mu?

Adamlar kendi işleriyle uğraşırken bir de milletin şeyiyle, nikahıyla mı ilgilenecekler?
Bu demektir ki yarın nikah memurlukları kalkacak.

Hadi bundan sonrakilerin nikahlarını müftü kıyacak veya daha sonraları müftünün dediği kişiler kıyacak.

Bu insanların kaç yaşında olduklarını kim bilecek?
Küçük yaşta çocuklar evlenebilecek mi?

Bu sorular çoğaltılabilir elbet.

Yeni doğan çocuklara kimlikleri de müftülükler tarafından mı verilecek?
Bu tür söylem ve eylemlerin altında bana göre yatan gerçek ise başka.

Türkiye’nin Osmanlı’ya dönüştürülme çabaları değildir umarım.

Gelelim işin uyutma faslına.

Atılıyor önümüze bir sakız çiğneyip duruyoruz.

Hep sakız çiğniyoruz.

Bir zamanlar AK Parti bakanları koro halinde söylemlerde bulunuyorlardı.

Türkiye kendi uçağını yapacak.

Türkiye aya gidecek.

Türkiye otomobilini kendisi yapacak.

Türkiye endi uçağını yapabildi mi?

Hayır.

Türkiye kendi uçağını yapabildi mi?
Hayır.

Türkiye kendi otomobilini yapabildi mi?

Hayır.

Yani verilen sözler tutulmadı, ancak iktidar halen görevinin başında.

Bu da iyiye işarettir değil mi?

Türkiye’de Hükümet istikrarı var.

İstikrar dedikleri buysa eğer…

 

GÜNÜN SÖZÜ:
Oyun bittiğinde Şah ve Piyon aynı kutuya girer. İtalyan atasözü