Hastane Binası
Yazarlar // 06 Temmuz 2018 Cuma 15:10

İsmail BAŞARAN

Samsun’dan Sinop’a doğru giderken Bafra ilçesi geçildiğinde bir bina inşaatı ile karşılaşıyorsunuz. İsteseniz de istemeseniz de o bina inşaatı gözünüzün içine giriyor.

O inşaatın Bafra Devlet Hastanesi inşaatı olduğunu bilmeyen Bafralı ve Samsun siyasetçisi yoktur.

Çünkü yıllardır yarım kalmış bir inşaattır.

Neden başlamış ve neden yarın bırakılmıştır, bu konuda açıklama yapan da yoktur. Soru şöyle:

O inşaat neden orada başlatılmış, neden yarım bırakılmıştır?

O inşaatın yeri için Devlet ne kadar harcama yapmıştır?

O inşaatın başladığı günden yarım bırakıldığı ana kadar yüklenici ne kadar para almıştır, devletin inşaat için harcadığı paranın bugünkü değeri ne kadardır?

Bafra Devlet Hastanesi kapasitesi yeterli idiyse yenisinin inşaatı neden başlatılmıştır ve birilerine getirim sağlanmış mıdır?

Bafralılar o çirkin görüntünün ortadan kalkması için ya hastane inşaatının tamamlanmasını veya binanın yıkılmasını istemektedir.

O bina inşaatının yarım kalan ve yıkılmaya yüz tutan görüntüsü, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne yakışmamaktadır.

Tabi, inşaatın yarım kalmasının arka planında özel hastanelere getirim sağlanması amaçlanmıyorsa.

 

CHP DURULACAK MI?

Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde ciddi kıpırdanmalar olduğu ortaya çıkmış durumda. Cumhurbaşkanlığı adaylığını kazanamayan Muharrem İnce’nin, Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı bırakması gerektiği yolundaki çıkışlara Samsun Milletvekili Kemal Zeybek de katıldı.

Zeybek, Kılıçdaroğlu’nun böyle bir yetkiyi nereden aldığı yolundaki söylemi ile tarafını da belirtmiş oldu.

Zeybek açıklamasa da ifadesiyle böyle bir yarışta Kılıçdaroğlu’nun yanında olduğunu açıkça beyan etti. Eğer Kurultay yapılıp Kılıçdaroğlu seçilirse Zeybek yerini sağlamlaştırmış olacak. Yok, İnce seçilirse o zaman ne olacak?

Kemal Zeybek bu sorunun yanıtını da verir umarım, tabi vakti gelince. Sözün özü CHP’de suların durulacağı pek görünmüyor, hatta bulanacağı da kaçınılmaz durumda.

 

ZAMLAR DURMUYOR

Ekonomimizin iyiye gittiğini söylemek safdillik olur. Ekonomideki tıkanıklık iğneden ipliğe aklınıza gelen her ürünün fiyatının artması veya ekmekte olduğu gibi gizli zam yapılmasından anlaşılıyor.

Türkiye’nin Dış Ticaret Açığının günden güne artması, ihracat ile ithalat arasındaki kasasın ithalat yönünde yükselişte olması yüzünden zamların arkasının gelmeyeceği de ortada. Hal böyle iken Türkiye’nin yeni bir seçime gitmesi doğru mudur?

İktidar, büyük olasılıkla zamların altında ezilen halkın kendilerinden desteğini çekebileceğini düşünüyor olmalı ki bu olumsuzluk daha da seslendirilmeden yerel yönetimler seçimi erkene alınıp seçmenin önüne konuluyor.

Bunun adına evi bırakın, köyün tamamı yanmadan malı kurtarmak denilir. Acaba amaç, hesap verme zamanını mümkün olduğunca geciktirmek midir yoksa?

GÜNÜNSÖZÜ

Sırtı yere geldikten sonra kazanmış olmak yalnız siyaset alanında görülür. Edgar FAUSE