Günaydın Türkiye
Yazarlar // 07 Temmuz 2018 Cumartesi 00:53

İsmail BAŞARAN

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül yaptığı bir açıklamada cinsel istismara karşı en ağır müeyyidelerin bulunduğu tasarının hazır olduğuna dikkat çekmiş.

Günaydın Türkiye.

Adalet Bakanı tasarının hazırlandığını belirtmiş.

Yani artık cinsel istismarda bulunanlara ağır cezalar verilecekmiş.

Günaydın Türkiye, hepimizin gözü aydın demek ki çocuk istismarı artık suç sayılacak.

Bugüne kadar olanlar ne olacak?

Yapanın yanında kar mı kalacak?

Eğer bugüne kadar çocuklara tacizde bulunanlar yakalanıp yargılanmadıkça, tacizciler ağır bir şekilde cezalandırılmadıkça söylenenler hep havada kalacak.

Sayın Bakan Gül’ün bu açıklamasından sonra tacizciler ve istismarcıların yargılanıp yargılanmadıklarına ve alacakları cezaların caydırıcı olup olmadığına bakalım hep birlikte.

Birilerinin yine bizleri kandırıp kandırmadığı konusunda kararımızı da sonra verelim.

Günaydın Türkiye.

Ülkemin güzel insanları, 15 yıldan fazla zamandan beri Türkiye’yi yönetenlere ve Sayın Bakan’ın da içinde bulunduğu mecliste bugüne kadar neden böyle bir yasa çıkarılıp uygulanmadığını da soralım hep birlikte. Soralım ve artık uyandığımızı anlatalım bizi yönetenlere.

 

DİLENCİLERİ GÖRÜN

Özellikle cami önlerinde ve de Mecidiye ile Çiftlik Caddesi üzerinde şöyle bir dolaşın bakın, bakın ve görün dilencileri.

Kucağına çocuğunu alan çıkmış yola “Allah Rızası için çocuğa süt parası” diye duygu sömürüsünde bulunuyor. Bu tuzağa düşen o kadar insanımız var ki, sormayın.

Allah rızası denilince insanların kalbi burkuluyor.

Bu görüntüler bile Samsun ekonomisinin hangi ölçüde dibe vurduğunun göstergesi değil midir?

Birileri çıkıp ortaya Samsun’un ekonomik açıdan yükseliş eğiliminde olduğunu anlatıyor da kimse bunun nasıl olduğuna açıklayamıyor.

Bugün Cuma, camilerin önlerine bakın ne kadar dilenci var.

Ayrıca Camilerin önündeki Suriyelilere de bakın, bazıları çocuklarını kucaklarına almış dileniyorlar.

Peki, bunu kim önleyecek?

Büyükşehir mi, diğer belediyeler mi?

Kim önleyecekse önlesin birader, sosyal yardım mı yapılacak ne yapılacaksa yapılsın da artık bu duygu sömürülerinin önüne geçilsin.

 

NELER DEMİŞLER?

Yıllar önce Mustafa Kemal Atatürk

'Ne mutlu Türküm diyene' demiş.

Aradan 80 yılı aşkın süre geçmiş ve bakım bu sözün karşısına kimler neler demiş:

“Sen ne mutlu Türküm dersen oda ne mutlu kürdüm der. Türklük yerine Türkiyelilik bilinci yerleştirilmelidir”  Recep Tayyip Erdoğan

“Cumhuriyetin ilanı İstanbul’un tarihi değerini ve saygınlığını düşürmüştür” Kadir Topbaş

“Kürtlerin geleceği ve özgürlüğü için Türk askerinin kanının oluk oluk akması gerekir” Leyla Zana.

“Toprak tek başına bir anlam ifade etmiyor. APO Türklere Allah’ın bir lütfudur.

İnsanları öldürmek yerine Kürtlere istedikleri toprakları vermek gerekir”  Ahmet Altan.

“Türkiye, sadece Türklere bırakılmayacak kadar önemli bir ülkedir” M. Ali Birand.

“Atatürk öldüğünden beri hala zenginlik ve özgürlük üretemiyorsak sebebi Kemalizm'dir.”  Ahmet Altan.

“Vatan sevgisi nedir ki? Vatanı seveceğinize gidin evde karınızı sevin” Çetin Altan.

“Memleketi bir çift kadın memesine satarım”  Ahmet Altan.

“Kimse söylemiyor bari ben söyleyeyim. Türkiye'de 1 milyon Ermeni’yle 30 bin Kürt katledildi.”  Orhan Pamuk.

“Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı sırtımızı Amerika'ya dönmeliyiz” Fetullah Gülen.

“Boğazlar milletler arası bir komisyona devredilmelidir.” Rahmi Koç

Bu cümleleri hep birlikte hatırlayalım.

Unutmayalım, ders alalım.