GÖREVİMİZİ YAPABİLİYORMUYUZ?
Yazarlar // 10 Ocak 2020 Cuma 12:53

İsmail BAŞARAN

1961 yılında gazetecilerin çalışma haklarında önemli iyileştirmeler getiren 212 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesi üzerine, 9 gazete sahibi, yasayı protesto etmek için 3 gün boyunca gazeteleri yayımlamama kararı aldılar. Bu gelişme karşısında, gazeteciler 10 Ocak 1961 günü haklarına ve basın özgürlüğüne sahip çıkmak amacıyla Sendika binası önünde toplanarak Vilayete kadar bir yürüyüş yaptılar. Gazeteciler, patronların boykot kararı karşısında ise Sendika'nın öncülüğünde, BASIN adıyla kendi gazetelerini 11–12–13 Ocak 1961 tarihlerinde yayımladılar.

O tarihten sonra 10 Ocak, "Çalışan Gazeteciler Bayramı" olarak kutlandı. 1971 yılındaki 12 Mart müdahalesinden sonra ise çalışanların hakları ve basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalara tepki olarak 10 Ocak, "Bayram" olmaktan çıkarıldı ve "Çalışan Gazeteciler Günü" olarak anılmaya başladı.

Basın deyince, gazeteler, televizyonlar, radyolar, dergiler ve yazılı haber bültenleri aklımıza gelir değil mi? Basın organları olmasaydı Edirne'deki veya Kars'taki, dünyadaki bir olaydan nasıl haberimiz olabilirdi? Peki, ülkemizden binlerce kilometre uzakta olan Avustralya'daki veya Almanya'daki bir olaydan hiç haberdar olabilir miydik?

Dünya'da ve ülkemizde yaşanan olaylardan basın-yayın organları aracılığıyla çok kısa bir süre sonra haberdar oluruz.

Gelelim bu güne.

Bugün siyasilerin baskıları karşısında işlerine son verecek olan patronların karşısında gazeteciler ne yapabiliyorlar? Ya da gazetecilerin sendikaları ne yapabiliyorlar?

Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü. Ben çalışan gazetecilerin bu günlerini kutluyorum.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Çiğdem Karaaslan, şöyle bir açıklama yaptı: “Haber alma ve yayma hakkının en etkili araçlarından biri olarak basın, kamuoyunun doğru, tarafsız, eksiksiz ve hızlı bilgi alması açısından büyük önem taşımaktadır. Basın ahlak ilkeleri çerçevesinde görevini yapan gazetecilerin çabasıyla basının önemi daha da artmaktadır.”

Soru şu: Türkiye’de gazeteciler haberlerini herhangi bir baskı olmadan gerçekten halka ulaştırabiliyorlar mı?

Beni kimse kandırmaya kalkmasın çünkü akımla dalga geçilmesini istemiyorum.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Ülke siyaseti olarak artistlere değil yönetmenlere ihtiyacımız var.