EMEKÇİLER KORONA’YA YENİK DÜŞTÜ
Yazarlar // 1 Mayıs 2020 Cuma 22:54

İsmail BAŞARAN

Emekçiler bu yıl Çin’den dünyaya yayılan korona virüsüne yenik düştü. Nedeni basit, çünkü bu yıl salgın nedeniyle gelen yasaklar yüzünden bayramlarını kutlayamayacaklar. Toplu halde gösterilen yapamayacak ve yürüyüşler yapıp emperyalizmi lanetleyemeyecek, “İş, Aş, Emek” diyemeyecekler.

Bugün 1 Mayıs emekçiler bayramı. İlk kez 1856'da Avustralya'nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesi'nden Parlamento Evi'ne kadar bir yürüyüş düzenlediler. İşte ondan sonra tüm Dünya’da işçiler ve emekçiler gündeme gelip haklarını aramak için meydanlara çıkmaya başladılar.

1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı, işçi ve emekçiler tarafından dünya çapında kutlanan, birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günü olarak kabul edildi.

Türkiye’de ise ilk kez 1923 yılında resmi olarak kutlanmaya başlayan emekçilerin bayramı bazı yıllar ihtilallar yüzünden yasaklansa da hep İşçi Bayramı olarak hatırlandı. Bir Mayıs Türkiye’de olduğu gibi Dünya üzerindeki pek çok ülkede, resmî tatil olarak kabul kutlanıyor. Ancak bu yıl yasaklar nedeniyle işçilerin bu günü kutlanamayacak.

Sadece söylemler havada uçuşacak eyleme yine geçmeyecek İşçi Bayramı.

Aradan geçen bunca yılda işçiler haklarını alabiliyorlar mı, bu konudaki yasalar Türkiye’de hangi ölçüde uygulanabiliyor. Çalışanlar, işverenler tarafından sudan bahanelerle kapının önüne bazen tazminatsız olarak konuluyorlar.

Günümüzde en çok ihtiyaç duyduğumuz da sağlık çalışanları. İnsanlar ölmesin sağlıklarına kavuşsunlar diye canla başla çalışıyorlar, emek veriyorlar da haklarını alabiliyorlar mı?

Alabiliyorlar mı, bir sorun bakalım. Bir dokunun da bin ah işitin. Ne kadar paranız olursa olsun, ne kadar zengin olursanız olun, ne paralar, ne hanlar ne hamamlarınız eninde sonunda sağlık çalışanların eline düşmenize engel olamıyor. Karnınız acıkınca fırınlarda çalışan emekçiler, dolmuşlardaki çalışanların kapısına dayanıyorsunuz.

Bu korona bize üretimin şart olduğunu, Türkiye’nin fabrikalarını kapatıp üretiminin azaltılması ve dışa bağımlı hale gelmemizin sonuçlarını hatırlattı.

Pancar üreticilerinin desteklenmemesi ve şeker fabrikalarının kapatılmasını, bu nedenle elimize süreceğimiz kolonyayı bire üretemez duruma düştüğümüzü hatırlattı. Su salgın, Türkiye’yi yönetenlerin vatandaşına bir maske dağıtamayacak kadar aciz olduklarını hatırlattı. Bu salgın bize, bütçemizin tamtakır hale getirildiğini, devletin kapanan işyerleri nedeniyle evlerinde kalan işyeri sahipleri ve çalışanlara yardım yapamayacak ve sadece borçlandırabileceği gerçeğini hatırlattı…

Allah sorumuzu hayreylesin…

GÜNÜN SÖZÜ

Dostluk, toprak bir maşrapa gibidir, önemsiz bir nedenden birdenbire kırılır ve bir daha kullanılamaz. (Cicero)