Ekmekten Sonra Doğalgaz
Yazarlar // 25 Şubat 2022 Cuma 02:20

İsmail BAŞARAN

Rusya'nın Ukrayna'ya dönük işgal operasyonunu başlatmasıyla birlikte petrol ve altının yanı sıra doğalgaz fiyatları da çok sert yükseldi. Bu demektir ki Türkiye’de bu gidişle doğalgaz fiyatları da yükselecek ve cebimiz yine delinecek. Rusya ve Ukrayna kendi hallerine düşmüşler bizi mi düşünecekler? Elbette düşünmezler de biz tarafımızı belirlerken ne yapacağız? Tarafsız mı kalacağız yoksa güçlüden yana mı olacağız?

Buğdayı aldığımız iki ülkeden birisini seçersek büyük ölçüde aç kalacağız, diğerini seçersek yine aç kalacağız. Doğalgaz aldığımız ülkeyi seçersek zararımıza olur mu belli değil bunu zaman gösterir, yok diğerini seçersek bu kez de soğuktan donacağız demektir. Elektrik yüklenicilere verilmiş, tüccar elektrik satıyor, almazsak odun kömürle ısınmaya kalksak yetmez çünkü ülkede yanmadık orman kalmadı, seraları odun ve kömürle ısıtamayız, doğalgaza mahkûmuz.

Kısacanı Türkiye üretimde de ısınmada da artık kendine yeter bir ülke değil. Hep dışarıdan alıyoruz. Üretip yurt dışına satmıyor ve iç piyasada tüketiyoruz ve hazineye gelir kaydetmek yerine vatandaşımızın cebindeki parayı alıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ekonomik tetikçi olmuş durumda. John Perkins yazdığı “bir ekonomik tetikçinin itirafları” kitabında anlatıyor. Ekonomik tetikçilerin ülkeleri önce muhtaç ettiklerini sonra yardım ettiklerini ardından da biat etmelerini istediklerini dile getiriyor. Aynı kitapta iktidarların seçmenleri önce muhtaç ettiklerini, ardından yardım ettiklerini, seçim zamanında da oylarını istediklerini vurguluyor.

Türkiye'de dış politikada ekonomik tetikçinin oyununa gelmiş bir ülke durumunda. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta işte bu nedenle tarafsız kalmayı düstur edinmiş vaziyette. İki ülkeden de ithalat yapıyor, birinin yanında olsa diğeri buğdayı vermeyecek veya doğalgaz vermeyip Ülkemin insanını soğukta bırakacak.

Büyük ülke demek ki kendine yeten bir ülkeymiş. Aya çıkacağız diye palavra atanlar, Karadeniz’de doğalgaz bulduk diye mangalda kül bırakmayanlar, aya gideceğiz diyenler artık bırakıp bu safsataları da gerçeklere dönün. Bu söylenenlere inananlar, sizler de gerçekleri görün. Bakın önemli olan neymiş. Önemli olan üretmek, hep üretmekmiş. Üretmeyip ithalata bel bağlamak, paraları betonlara gömenler ve bunu yapanları alkışlayanlar yarın aç kaldığınızda betonun yenilemeyeceğini gördüğünüzde vakit çok geçmiş olacak.

Sınırımızdaki bu savaş da bize ders olsun, olsun ki her söylenene inanmayalım. Çünkü yarın yine ne olursa garibana fakire olur. Tuzu kuru olan ise yine gemisini yüzdürür. Eğer baraj yapımlarını, yol ve köprü yapımlarını yüklenicilere bırakırsak yine aç kalırız. Alım gücümüz azalır, yoksullaşırız. “Atlar tepişir eşekler ezilir” diye bir söz vardır. Bırakalım atlar tepişsin, arada eşek olmayalım...

GÜNÜN SÖZÜ
Eğitim, her zaman sahibini peşinden takip eden bir servettir.