Dünden Bugüne
Yazarlar // 07 Haziran 2018 Perşembe 22:44

İsmail BAŞARAN

Büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk’ü sevmeyenler mantar gibi türüyorlar.

Peki, neden sevmiyorlar Atatürk’ü diye düşündünüz mü hiç?

Gelin Mustafa Kemal Atatürk’ün 17 Aralık 1927 tarihinde Ankara’da yaptığı bir konuşmadan alıntı yapalım, yapalım ve hatırlamayım dediklerini.

“Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil, bilakis bu tür yapılar, din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlı’yı bu yüzden batırdıkları için kapattık.

Çok değil, yüz yıla kalmadan, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki bazı kişiler, bazı cemaatlerle bir araya gelerek, bizlerin din düşmanı olduğumuzu öne sürerek sizlerin oyunu alarak başa geçecek ancak sıra devletin bölünmesine gelince birbirlerine düşeceklerdir. Ayrıca o gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır.”

Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği noktaya gelindi sanıyorum. Tarikatlar işbaşında, ancak birbirlerini pek de çekemiyorlar.

Acaba Türkiye Cumhuriyeti devleti bölünme aşamasına mı geliyor, yoksa bu tarikatlar rantı mı bölüşemiyorlar?

Kısacası dünden bugüne Türkiye’de gerçekte değişim olmuyor.

Peki neden?

Cahillikten, yani insanların çoğunun dinlerini bilmemelerinden, kitapların Türkçe değil Arapça yazılmasından, okuduklarını anlamamalarından kaynaklanıyor herhalde.

O nedenle de cahil kalıp söylenilenlere inanıyorlar sadece.

Bu böyle mi gitmeli?

Ortaokulları ve liseleri İmam Hatip yapmakla Arapça mı öğretilmek isteniyor insanlara?

Kuran’ı anlasınlar diye mi yapılıyor bütün bunlar?

Belki bana da kızacaklar, varsın kızsınlar. İnsanlarımız dinlerini öğrensinler, söylenilenlere kanmasınlar da.

İnsanlar, Allah’ın kendilerine kullanmaları için akıl verdiğini unutmasınlar da…

SEÇMENLERİN DİKKATİNE

Seçim günü yaklaşıyor.

Burada sizlere bir seçim hilesinden bahsedeceğim. Uygulanır mı uygulanmaz mı bilemem, ancak seçmenlerin mümkün olduğu kadar dikkatli olmaları gerekir.

Özellikle de sandık başındaki görevlilerin oyunlarına dikkat etmeliler.

Burada yazacağım yeni bir seçim hilesi değildir, daha önceleri de yapılmıştır.

Bazı iddialara göre sandık görevlisinin, tek bir hareketiyle oy pusulasını geçersiz hale getirebileceği saptanmıştır.

Şöyle ki;

Oy kullanacak olan vatandaş uzaktan gelir. Pusulayı teslim edecek görevli, avını çok ince bir şekilde süzer.

Eğer kendi düşüncesinden olmadığını kestirdiği birisi ile karşı karşıya ise, imza attırmak için daima elinde tuttuğu kalemi ile oy pusulasını vatandaşa teslim ettiği sırada arka tarafına "ufacık" bir çizik atar. Tüm bu olanlardan habersiz olan vatandaş seçimini yapar ve oyunu sandığa atar.

Oy sayım işlemleri sırasında pusulalar önlü arkalı kontrol edilir. Bu sırada arka tarafta tespit edilen o küçük, önemsiz gibi görülen çizik sebebiyle oy geçersiz sayılır. Çünkü işaretli oy pusulaları geçersizdir...

İşte bu yüzden siz siz olun oyunuzu kullanmadan önce oy pusulasının temizliğinden emin olun.

İnsanlar nelerle uğraşıyor.

Böyle bir hile hiç aklınıza geliyor muydu?

Sandığa gittiğimde ben pusulanın önüne ve arkasına bakacağım.

Peki, bana oy pusulasını veren görevli bir cetçik atmışsa kime şikayet edeceğim?

Var mı sandıklarda böyle bir görevli?

 

GÜNÜN SÖZÜ

Aç insan kolay kandırılır. Katherina Mansfeild