Dolarla Anlaşmayı Kim Getirdi?
Yazarlar // 17 Ağustos 2018 Cuma 08:41

İsmail BAŞARAN

Bir dolardır aldı başını gidiyor. Sadece bu konudaki söylemler mi gidiyor yoksa dolar da mı gidiyor?

Kimse bu dolardaki yükselişin nedeninin ne olduğunu sormuyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan vatandaşa “dolarlarınızı bozdurun” çağrısı yapıyor ve bu çağrı karşılık da buluyor.

Ancak çağrı, üç beş doları olan vatandaş arasında çağrı buluyor sadece. Mlyon, milyar dolarları olanlar arasında bugüne kadar çağrı bulduğuna tanık olan var mı?

Hesaplarındaki milyar dolarları bozdurana rastladınız mı?

Birileri dolardaki bu artışlarla ilgili bağırıp duruyor da kimse yurt dışındaki dolarlarını Türkiye’ye getirmiyor.

Vatandaşın parası canım kimi ne ilgilendirir diyenleriniz olabilir, ilgilendirir elbette.

Bozdurup bozdurmamaları kendi bilecekleri iş hiç olmazsa yurt dışındaki dolarlarını Türkiye’ye getirsinler.

Getirirlerse ne olacak?

Türkiye bu dolar sarmalından büyük ölçüde kurtulacak, ayrıca vatandaş da kinin doları tercih edip kolay para kazanma yolunu seçtiğini görecek.

Türkiye’nin krizden çıkması için yapılması gereken birinci madde bu.

Gelelim ikinci maddeye: Satılan fabrikalar ki özellikle de şeker fabrikaları geri alınmalıdır.

Üçüncü madde: Yap işlet devret modeli kaldırılmalıdır, çünkü bu sistem ve bu sisteme göre yapılan anlaşmalar tam bir soydun düzenidir. Hükümet bu otoyolları ve köprüleri taparken yaptığı anlaşmalarda geçiş garantisi vermiştir. Fiyatı ise Türk Lirasına göre değil de dolar temel

İne dayanmaktadır. Dolar arttıkça bu yollar ve köprülerden geçenlerin cebinden çıkan Türk Lirası artmaktadır. Yani kısaca pahallılık yapılan bu yanlış anlaşmalardan kaynaklanmaktadır.

O zaman yapılması gereken, bu anlaşmaların iptal edilmesidir. Olur mu demeyin sakın elbette olur.

Ücretler Karayolları tarafından belirlenmemeli, yapıp işleten firma tarafından belirlenmelidir. Bu anlaşmalardaki geçecek araç sayısıyla ilgili maddeler de iptal edilmelidir.

Firma hiç elini kıpırdatmadan para kazanmaktadır. Dolar attıkça kazancı da artmaktadır.

Yani kısaca yap işlet devret modeliyle vatandaşın cebinden çıkan para artmaktadır. Hatta o köprü ve yollardan hayatında hiç geçmemiş olanlardan da bu para alınmaktadır.

Hadi bakalım yurt dışındaki bankalarda dolarları bulunanlar, görelim ne kadar dolar aşığı veya vatan aşığısınız.

Vatandaş da görsün.

Bir de Devlet kurumlarının araç kiralama olayı vardır ki, o da dolarla yapılmakta ve dolar fırladıkça Vatandaşın vergileriyle lüks araçlara binenler sayesinde israf artmaktadır.

Bir zamanlar çıkarılan ve “Kazık daima vatandaşa” olarak adlandırılan KDV den sonra “Yap İşlet Devret” modeliyle bir başka kazık vatandaşa girmektedir. Vatandaş artık o kadar alıştı ki, anlamıyor bile. Kendisi gecekondularda otururken saraylarda oturanlara tapıyor adeta.

“Bu vatandaşa da bu yakışır” demekten başka elden ne mi gelecek?

Önce saraylar satılmalı, giderler azaltılmalı, yönetim tek kişiden alınıp yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verilmelidir.

Eğer işlevi olmayacaksa da Türkiye Büyük Millet Meclisi kapatılmalı, milletvekilliği sistemi de lağvedilmelidir. Böylece herhalde biraz daha tasarruf sağlanır.

Bu günkü slogan ise “Dolarla anlaşmaya hayır” olmalıdır.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Zannetmeyin ki her susan konuşmaktan acizdir…