Demirel, Özal ve Erdoğan
Yazarlar // 16 Haziran 2017 Cuma 05:51

İsmail BAŞARAN

Türkiye Süleyman Demirel dönemini yaşadı. Demirel Türk Siyasi Tarihi’ne “Barajlar Kıralı” olarak geçti. Defalarca gitti geldi. Türk Halkı sonunda Süleyman Demirel’i Cumhurbaşkanı olarak gördü, sürekli bilgisine başvurulan bir insan oldu. Ardından rahmetli oldu.Bırakın bilgisine başvurulmasını mumla aranıyor mumla.Süleyman Demirel’den sonra Türk Halkı Turgut Özal ile tanıştı. Turgut Özal Türk Siyasi Tarihi’ne  “Otoyollar Fatihi” olarak ismini yazdırdı. Sonunda Cumhurbaşkanı iken rahmetli olan Turgut Özal da aranılan siyasetçiler arasında bulunuyor.Gelelim Recep Tayyip Erdoğan’a.Ne yapmak istiyor?Başbakan oldu. Niyetinin Çankaya’ya çıkmak olduğunu söyledi mi bilmiyorum ancak çevresi hep kendisini burada görmek istedi.Falına bakmadım, ancak o da Çankaya yerine kendisine yaptırdığı bir külliyeye çıktı.Recep Tayyip Erdoğan da Türk Siyasi Hayatındaki yerini aldı.Başbakanlık döneminde köprülen yapıldı, hakkını yemeyelim şimdi.Terör aldı başını gitti, Türkiye komşularıyla içinden çıkılamaz duruma geldi.Hem de döneminde Türkiye’de mantar gibi “Simit Center’ler” biten bir başbakan oldu. Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olduktan hemen sonra referandum yapıldı ve ilk kez bir Başkan oldu Türkiye’de.Yani ilkler arasına Erdoğan da katıldı.Bir de Türkiye’nin gelişmediğini söylüyor millet.Ne ayıp değil mi?Türkiye Cumhuriyeti nereden nerelere gelmiş.Barajların yapımından, otoyolların yapımından ekonomik sıkıntıların normale döndüğünden bu günlere.Yine köprülen yapılıyor, yine AVM’ler açılıyor. Ancak ne hikmetse Simit Center’ler da mantar gibi artıyor.İnsanların büyük bölümü y ayakta poğaçayla çayla günlerini geçiriyor, özellikle de büyük şehirlerde. Yani Türkiye’nin gelişimini otoyollarla, köprülerle, üreten ve ihraç eden fabrikalarla değil de tüketilenlerle ölçer olmuşuz.Ne acı değil mi?Bu ayıptan ben hisseme düşeni alıyorum, ya siz?Sizin bu ayıptaki payınız ne kadar hiç düşündünüz mü?

BÜYÜK HEDEFLER
Samsunspor’un yeni Teknik Direktörü Alpay Özalan “Hedefimiz büyük” demiş.İyi bir takım yapılır mı yapılmaz mı bilmiyorum da, hedefin büyük olması bir başlangıçtır.Büyük hedefleri olmayanlar, büyük hedeflere ulaşamazlar.Yönetimin nereden kaynak yaratacağını bilmiyorum ancak yapması gereken verdiği sözleri tutması.Başkan Erkut Tutu, primlerin yatacağını söylemişti.Ancak söz verildiği halde futbolcuların hesabına Lig’de kalma p0rimleri yani 35’er bin lira bu yazı yazılırken henüz yatmamıştı.Bu yönetim bakın Samsunspor’u ne hale getirdi.Eskiten bu ilin takımının futbolcularına Şampiyonluk primleri verirdi.Şimdi ise 35 Bin lire Lig’de kalma primi bile verilemedi.Şimdi yeni bir yola çıkılıyor.Peki, verilen sözlerin tutulamadığı bir yönetim tarafından çıkılacak bu yeni yolda ne kadar mesafe kat edilebilecek? Unutmayalım.Büyük hedefler, büyük planlamalarla, büyük kaynaklar yaratmakla olacaktır.Futbolcuların primlerinin ödenebilmesi için el açmakla değil.Aklıma gelmişken yeni yapılacak Genel Kurul’a da değinmek istiyorum.Bu kongrede son üç yılın hesapları tamamen Genel Kurul üyelerine açıklanmalı ve şaibe bırakılmamalıdır.

GÜNÜN FIKRASI
Temel’i, vergi dairesine çağırmışlar.. Yanında bütün defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler.. Temel korku içinde, mali danışmanına gitmiş.. Sormuş:Vergi dairesine giderken nasıl giyineyim?. Ne tür bir izlenim bırakırsam, bana daha az vergi cezası keserler?.Mali danışman öğüt vermiş:En eski elbiselerini giy.. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki, sana az ceza kessinler..Temel güvenemeyip, bir de avukatına danışmış.. Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş:En yeni, en pahalı elbiseni giy.. Güvenli, kendinden emin bir görüntü ver ki, az ceza kessinler vergiciler..Temel’i bu öğütler tatmin etmemiş.. Aklına güvendiği, filozof bir arkadaşına aynı soruyu sormuş.. Bu akıllı arkadaş bir hikaye anlatmış.. Şöyle demiş:Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına sorar..O da, gırtlağa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder..Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler..Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için arkadaşından öğüt bekleyen Temel, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar:Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine giderken ne giyileceğini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki?Temel’in akıllı arkadaşı gülerek, izah eder:Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır…

GÜNÜN SÖZÜ
İyi olmak isterseniz, ilk önce kötü olduğunuza inanınız. Epictetos