Cumhuriyet Meydanı ve Verilen Sözler
Yazarlar // 02 Mart 2017 Perşembe 06:04

İsmail BAŞARAN

Hey gidi günler, hey. Şu siyaset dedikleri nasıl bir uğraş ki, girdabına giren kendisini bir türlü dışarı atamıyor.

Siyaset ise döndürüp döndürüp bırakıveriyor kenara.

Siyaset genelde meydanlarda yapılıyor.

Samsun için ise en önemli adres Cumhuriyet Meydanı.

Ah bir dile gelse de konuşsa.

Bir sihirbaz bulup konuşturduğumuzu varsayalım…

Cumhuriyet Meydanı, öncelikle Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği sözleri hatırlatacaktır bizlere.

3 Kasım 2002 seçimleri öncesi bu mekânda yaptığı konuşmayı bize aktaracaktır. Neler denmişti o meydanda o gün?

Mobil santrali Samsun’a davet edenlerden hesap soracağı yolunda verdiği söz vardı, bu söz tutulmuş muydu?
Başka ne sözler verilmişti siyasiler tarafından bu meydanda.
Ancak hiç birisinde Başkanlık sözü yoktu.
Yani o zamanlar bu sözden korkuluyordu. Şimdi ise korkulmuyor.
Neden?
Korkunun ecele faydası yoktur diye bir söz vardır.
O zaman sandık başına gidenler o sözü asla unutmamalıdır.
Korkunun ecele faydası yoktur.

 

TEMİZ TOPLUM VE TEMİZ SİYASET

Şu hale bakın hele. Ülkemizdeki insanların büyük bölümü temiz toplum isteyip duruyor. Bu kadar mı pis bir toplumda yaşıyoruz?

Her neyse benim üzerinde durmak istediğim, temiz toplum isteyenlerin temiz siyaset de isteyip istemediğidir.

Temiz siyaset nasıl yapılırdan ziyade, siyaset nasıl kirletilirin cevabını aramak daha kolay olur galiba. Siyasi polisin sahasına girmek istemem amma Türkiye’de neredeyse her tarikatın üyelerinin bulunduğu illerden birisinin de Samsun olduğu söylenip duruluyor.

Sosyal demokratlığı ile bir zamanlar övünen, hatta CHP’nin Büyükşehir Belediye Başkan adayı olabilmek için Büyük Samsun Oteli’nde  bir merdivenin altında CHP Genel  Başkanı Deniz Baykal’ı, görüşebilmek için, uzun süre beklediği iddia edilen, tabi bu arada DYP’ye de göz kırpan, bunlar olmayınca AKP’nin Büyükşehir Belediye Başkan adayı oluveren Yusuf Ziya Yılmaz şimdi yine bu parti için çalışıyor.
Ben de temiz toplum ve temiz siyaset istiyorum.
Siyaseten bir yerlere gelenlerin kendi vermelerini değil de milletin menfaatlerini düşünmelerini istiyorum.
İstiyorum da ne oluyor?
İstediğim oluyor mu?
Sahi siz de temiz toplum ve temiz siyaset istiyor musunuz?

REFERANDUMUN PARASI NEREDEN KARŞILANIYOR?
Türkiye’nin dört bir tarafını dolayan siyasilerin ve buralarda yapılan mitinglerin parası nereden çıkıyor hiç düşündünüz mü?
Artık siyasiler meydanlarda, millet evet mi diyecek yoksa hayır mı diyecek?
Referandum ne demek?
Millete gitmek, meydanlara çıkıp birbirini karalamak mı?
Milletin verdiği vergilerden oluşturulan bütçenin bir bölümü partilere aktarılıyor.
Neden? Kendilerini vatandaşa daha iyi anlatsınlar diye.
Bu siyasetçiler vatandaşın aklına güvenmiyorlar mı? Neler yapıp yapmadıklarını milletin bilmediğini mi sanıyorlar?
Ey millet, uyan artık.

Bu referandumun parası senin verginden çıkıyor.

Oysa sen vergini ülkenin kalkınmasına, sana refah 2gelmesi için veriyorsun, işsizlik, açlık ve sefillik ortadan kalksın diye veriyorsun.
Sen bu vergileri birileri seçilsin diye mi veriyorsun?
Artık bunu idrak etmenin zamanı geldi ve geçiyor, bundan sonra da gelmeyebilir.


GÜNÜN FIKRASI

Savcı, morgdaki uç cesedi incelemek üzere gelmişti.

Birinci ceset sırıtıyordu. Savcı nedenini sordu.

"Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandı, sevincine dayanamadı, kalp krizi

geçirdi ve öldü" dediler.

İkinci ceset de sırıtıyordu. Savcı sordu:

Bu neden sırıtıyor?

"Bunun da oğlu doğmuştu. Sevinçten kalbine yenik düştü" diye açıkladılar.

Üçüncü ceset Temel’in kömür halindeki cesediydi. O da sırıtıyordu.

"Bu neden oldu?" diye sordu savcı.

"Efendim, buna yıldırım çarptı" dediler.

Peki neden sırıtıyor?

Fotoğrafını çekiyorlar sanmış...

 

GÜNÜN SÖZÜ

Büyük insanlar fikirleri, Orta insanlar olayları, Küçük insanlar kişileri, Daha küçük insanlar ise kendilerini konuşurlar. Hyman G.Rickkover