Ciğercinin Kedisi
Yazarlar // 02 Ekim 2017 Pazartesi 00:01

İsmail BAŞARAN

Seçim vakti geldi geliyor.
O nedenle artık çevrede kuyruk sallayanlar, birilerine yaklaşanlar çoğalacaktır.
Çevrede kuyruksallayan yaratıkları gördüğüm zamanlar hep Orhan Veli
gelir aklıma.
Orhan Veli’nin o meşhur “Ciğercinin Kedisi” şiiri de düşer
belleğimdeki kelimeler olarak klavyenin tuşlarına.
Unuttuysanız hatırlayın ciğercinin kedisini…
Ve de Tanrının günü kuyruk sallayanları geçirin gözünüzün önünden.
Şiir nasıl mıydı?
Buyurun…
Uyuşamayız yollarımız ayrı,
Sen ciğercinin kedisi ben sokak kedisi,
Senin yiyeceğin kalaylı kapta,
Benimki aslan ağzında.
Sen aşk rüyası görürsün, ben kemik.
Ama seninki de kolay değil kardeşim,
Kolay değil hani böyle kuyruk sallamak, Tanrının günü…
Ben de seçimler yaklaştıkça birilerinin yanına durup da sonrasında
kaybolanlara ciğercinin kedisi diyorum.
Hakikaten kolay değil yaptıkları.
Sizler de biliyorsunuzdur, görmüşsünüzdür bunları.
Yani kuyruksallayan kedileri…

BU ZAMLAR NEDEN?
Zam gelmeyen ne var diye düşünüyorum da, bulamıyorum.
Petrol da bunlardan biriydi bir zamanlar.
Akaryakıt fiyatlarına zam geldiğinde “ne yapalım petrol fiyatları
arttı” diye savunuyordu hükümetler kendilerini.
Bizler de mırın kırın ettikten sonra sesimizi çıkarmıyorduk.
Peki, şimdi neden çıkarmıyoruz.
Korkumuzdan mı?
Yoksa bizlerin yerine düşündüğünü söyleyenlerin yaptıklarının hepsinin
doğru olduğuna inanmak istediğimizden mi?
Petrolün varil fiyatı 114 dolar iken benzin beş liraydı.
Şimdi petrolün fiyatı 54 dolar.
Peki, Türkiye’de benzin neden 5 lira 30 kuruş?
Türkiye zor günlerden geçiyormuş.
Doğrudur.
Ancak neden hep bu zorluğu vatandaşlar göğüslemek zorunda kalıyor?
AKP Genel Başkanı’nın ve ailesinin kaç koruma ve araçlarla gezdiğini
biliyor musunuz?
Ben sayılarını bilmiyorum da nasıl korunduklarını görüyorum.
Bir lider kendi halkından neden bu kadar korunur onu anlamıyorum.
Ben kendi aracıma akaryakıt alırken pahalı alacağım.
Ancak hükümet üyelerinin bindikleri lüks araçlarına neden pahalı
alıyorum akaryakıtı.
Onlar da çalışanlar ve emekliler gibi maaş alıyorlar.
Araçlarının hiç olmazsa akaryakıtlarını kendileri alsınlar.
Anladınız mı şimdi akaryakıt fiyatları neden düşmüyor.
Benim üreticim, nebim köylüm diyenler, üreticinin köylünün verdikleri
vergilerle o lüks araçlara binerken o inanlar eşeğe bile binemiyorlar.
Eşek bulabilen de içindeki hayvan sevgisinden binmiyor sırtına.
Peki, Türkiye’de insanların çoğunluğunun sırtına neden biniliyor?

MÜCADELEYİ HEP BERABER VERELİM
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Hiçbir zafer mücadele edilmeden
bedel ödenmeyen kazanılmaz. Bunu böyle bilesiniz. Bu mücadeleyi
verdik, vermeye de devam edeceğiz” dedi.
Son bir ayda varan sınırları için mücadele ederken can verenlerin,
kanlarını dökenlerin sayısı hep artıyor.
Mücadeleyi hep birlikte veriyoruz da, şehit olanlar neden hep halkın çocukları?
Bu vatanı sadece halk mı canını vererek koruyacak?

GÜNÜN SÖZÜ
Gençliğin ruhunu, işlenmeyen bir tarla gibi kendi haline bırakırsanız,
orada ısırganlar, dikenler yetişir. Snellman