Cami avlusundaki iftar
Yazarlar // 27 Temmuz 2012 Cuma 07:31

İsmail BAŞARAN

Şu politika gerçekten zor zanaat…

İnsanlara yapmak istemediklerini de yaptırıyor, görmek istemediklerini de gösteriyor.

Yalı Camii avlusunda önceki akşam bir iftar düzenlendi.

İftara bakım kimler katıldı.

AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Fuat Köktaş, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Sedat Demirci, Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Samsun Ticaret Borsası Başkanı Sinan Çakır, AK Parti Atakum İlçe Başkanı Hüseyin Dereli, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Turan Çakır, Karadeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçılar Birliği Başkanı Fahrettin Ulusoy, Kuyumcular Odası Başkanı Tevfik Sönmez, eski İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, Hançerli Mahalle Muhtarı Asuman Koç, iş adamları ve çok sayıda esnaf…

İftara kimler katılmış, kimler katılmamış işin orasını soruşturacak değilim.

Kimlerin katılmadığını hemen bulabilirsiniz aslında. Büyükşehir Belediye Başkanı Ziya Yılmaz’ın yürüyüş kolunda kimler varsa ve iftarda değillerse işte onlar katılmamıştır.

Bunun anlamı ne?

Ya Yılmaz kendisine yeni çevre oluşturuyor ya da çevresi kendisini yavaş yavaş terk ediyor.

İftarın Yalı Camii avlusunda yapıldığını öğrenince “Hayret bu tarihi değeri nasıl da hatırladılar” diye düşündüm.

Saathane Meydanı’nda yıkımlarla bir proje başlatmak için kolları sıvayan Ziya Yılmaz, acaba neden Samsun’un en eski tarihi eserlerinden Yalı Camisi için de bunu düşünmez?

Ve de bu tarihi değeri ortaya çıkarmak için hemen yanı başındaki Ticaret Ve Sanayi Odası binasını yıkmakla işe başlamaz sonra da caminin hemen deniz tarafındaki, yakında özel hastane olacak binayı yıkmakla devam etmez???

Onların dokunulmazlığı mı var?

 

SAMSUN SAHİLİNE LİNÇ GİRİŞİMİ…

Artık söylenmeye başladı ve de yalanlanmadı, demek ki doğru.

Samsun’da Fener Plajının yanı başında 150 metre yüksekliğinde yani 50 kar kadar bir koca kütle denizle kent arasına konulacak.

Oraya, arkasındaki tepeden de yüksek bir otel yapılacak.

Oteli kim yapacak?

Neden bu kadar yükseklik verildi?

Oteli Tanrıverdi’nin yapacağı söyleniyor.

Tanrıverdi kim?

Yine söylentilere ve de iddialara bakılırsa Ziya Yılmaz’ın Samsun Büyükşehir Belediye Başkan adayı olabilmesi için kapısını sıklıkla aşındırdığı işadamı…

Acaba diyorum o zaman verilen sözler mi vardı?

“Ben aday olursam ve başkanlığa seçilirsem” diye başlayan bir söz mü verilmişti de şimdi o söz mü tutuluyor?

Bu sadece bir şüphe…

Ancak ne olursa olsun oraya 50 katlı otel yaptırmak Samsun adına cinayet işlemektir.

Bu cinayet de sadece Büyükşehir Belediye Başkanı Ziya Yılmaz tarafından işlenmeyecektir.

Cinayetin işlenmesine Büyükşehir Belediye Meclisi’nin bilumum üyeleri de ortak olacaktır.

Kısaca bu Samsun sahilini linç etme girişimidir…

Bunu yapanlar tarih önünde mutlaka hesap vereceklerdir…

 

SAMSUN’DA YELKEN SPORU GELİŞİR Mİ?

Bu soruya verebileceğim cevap tek kelimeden ibarettir.

“Asla…”

Samsun’un Yakakent ilçesinde deniz sporları ve yelkencilik için bir dernek kurulmuş.

Derneğin yöneticilerinin ilk işi de Samsun Yelken Kulübünün kapısını çalmak olmuş.

“Bize kullanmadığınız eski teknelerden verebilir misiniz?” diye sormuşlar.

Ancak “Hayır” cevabını almışlar.

Sonra da Samsun Yelken İl Temsilcisiyle temasa geçmişler.

Sonuç yine negatif olmuş.

Oysa iddialara göre Samsun Yelken Kulübü’nde daha kılıfından çıkarılmamış teknelerin olduğu söyleniyor.

Samsun Yelken Kulübünün yöneticileri konuyu sanırım bir kez daha gözden geçirmek durumundadırlar.

Çünkü artık soru şu şekle dönüyor:

Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Suat Kılıç’ın seçim bölgesi Samsun’da nasıl olur sa gençler yelken sporu yapmaktan men edilebilirler?

Bunun hesabını Sayın Bakan Kılıç, rıhtımında “Bir dolu teknenin bağlı olduğu” Yelken Kulübün yöneticilerine mi, oradaki maaşını kendi bakanlığının ödediği antrenörlere mi yoksa Yelken İl Temsilcisine mi soracak?

 

GÜNÜN FIKRASI

Yıllar önce generallerin ülkemizi yönetmeye özendikleri bir dönemde öğrenci, yazar evleri aranmaktadır. Beş öğrencinin birlikte kaldığı eve ani baskın düzenler kolluk kuvvetleri, başlarlar arama yapmaya, kayda değer hiçbir şey bulamayınca, beşinci öğrencinin çalışma masasının üst duvarında bulunan Lenin posterine gözü takılır kolluk kuvvetlerinden komiserin, sorar öğrenciye;

—Kim ulan bu!

İzinsiz arama yapıldığına bozulan öğrenci cevap verir.

—Dedem!

Komiser ellerini havaya açıp, “hey yüce rabbim böyle nur yüzlü bir adamdan böyle bir torun” der.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Yasalarda düşüneceğimiz tek şey, bizi erdeme götürüp götürmediğidir. Eflatun

 

DUVAR YAZISI

Görünen köy dürbün istemez…