Büyük Ortadoğu Projesi
Yazarlar // 24 Mayıs 2018 Perşembe 11:09

İsmail BAŞARAN

Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış. Öküzlerin lideri Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:

"Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Bütün suç hep o Sarı Öküzde. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım."

Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz''ü vermişler aslanlara. Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış. Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruklu öküzü istemişler:

"Gördünüz mü ne kadar barışseveriz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim."

Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruğu teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş. Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, "Verin bize şunu, yoksa karışmayız" demeye başlamışlar.

Öküzler birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri liderlerine, "Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı, oysa vaktiyle ne kadar güçlüydük" diye sormuş.

Boz Öküz, Benekli Öküz’ün sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli "Biz" demiş, "Sarı Öküz’'ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı..."

Bu siyasi bir yazı değildir, kimse üzerine almasın, buradan kimseye öküz diye hakar8et edilmemektedir.

Türkiye Orta Doğu’da savaşı kaybetti mi ve ne zaman kaybetti sorusunu sormak gerekir aslında.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, ABD’nin tüm dünya ülkeleri tarafından bilinen petrol yataklarını ele geçirme ve İsrail’i büyük bir devlet kurdurma amacıyla ortaya attığı Büyük Ortadoğu Projesinin eşbaşkanı olunca kaybetmeye başladık bu savaşı.

Peki, savaşı kazanma ihtimalimiz var mı?

Elbette var. Kimse üzülmesin, kimse umudunu yitirmesin. Kendilerini aslan sananlar şunu asla unutmasın. Bu millet asla bu savaşı kaybetmeyecek.

Amerika Birleşik Devletleri’nin “Büyük Orta Doğu” projesine rağmen…

Ve o projeyi destekleyenlere rağmen.

Bu milleti kimse öküz yerine, kendisini de aslan yerine koymasın sakın. Ormanlar aslan ölüleriyle doludur.