Bugün Hasta Olmayın
Yazarlar // 15 Aralık 2021 Çarşamba 18:37

İsmail BAŞARAN

Kamuda doktor istifalarının yaşandığı içinde bulunduğumuz günlerde maaşlara yapılacak iyileştirmeyi öngören yasal düzenlemenin geri çekilme girişimi sonrası Türk Tabipler Birliği bugün, tam gün greve gitme gidiyor. İşte o nedenle diyorum ki kendinize dikkat edin ve bugün hasta olmayın.

Greve gidecek olanlar bu güne gelineceğini daha önceden verdikleri sinyal ile ortaya koydular. Doktor ve sağlık çalışanlarının istifalarının yaşandığı içinde bulunduğumuz günlerde doktorlar ve sağlık çalışanları birilerinin yaptığı gibi televizyonlara çıkıp pandemi ile ilgili ahkâm kesmiyorlar. Doğrudan, salgının göbeğinde görev yapıyorlar ve bazıları da hastalığa yakalanıyorlar.
Günlerdir sağlık koşullarının ve özlük haklarının iyileştirilmesini istiyorlar ancak seslerini duyan olmuyor. İktidar sadece konuşuyor ve icraat sıfır. Doktor ve sağlık çalışanları maaşlarına iyileştirmeyi öngören yasal düzenlemenin TBMM'de geri çekilme girişiminin ardından adeta isyanlardalar.
Bugün sakın hasta olmayın çünkü doktorlar ve sağlık çalışanları bugün hizmet sunmayacaklar. Televizyonlarda salgınla ilgili ahmak kesenler gitsinler acillere ve doktorların yerine vatandaşlara baksınlar sağlıklarına kavuştursunlar. Doktorlar ve sağlık çalışanları neden greve gidiyorlar; çünkü bugün TBMM’ye sunulan iyileştirme konusu geri çekilecekmiş.
Umarım bu konu gündeme bile gelmez, çünkü teklifin geri çekilmesi sağlıkta büyük bir kaosa yol açabilir. Aksi durumda vatandaş sağlık hizmetlerinden geri kalacaklar. İşin kötü yanı da bu gibi eylemlerin artmasına yol açabilir. Sağlık hizmetlerinin çökmesi, önümüzde yaklaşmakta olan seçimlerde bugünün iktidarının aleyhine oluşacak bir havanın da başlangıcı olabilir. Türk Tabipler Birliği sadece acil hizmetlerin verileceğini kontrollerin ise yapılmayacağını anlattı, tabi anlayabilene.
İşi kötü tarafı ne biliyormusunuz, istermisiniz iktidar şimdi Suriye’den doktorları ithal ederse ne olacak?
Doktorların bu grevleri arkasından gelecek olan yeni grevlerin öncüsü olabilir bu da unutulmamalıdır. İşçi ücretlerinin istenilenin altında kalması durumunda yeni grevler olursa ne olacak, işçiler işi bırakırsa polis gücüyle mi çalıştırılacaklar?
Böyle bir düşünceyi akıllara getirmek bir hataysa işçilere polis baskısıyla çalışmalarını anlatabilmek ikindi bir hatadır ve bunu özellikle de Türkiye sicimin konuştuğu şu günlerde iktidar böyle bir hata içine düşmemiş olur. 
Özellikle iktidardaki partiler içinde bulunduğumuz günlerde vatandaşa karşı daha duyarlı ve daha demokratik davranmalıdır. Her ne kadar Cumhurbaşkanlığı sistemi uygulanıyorsa da sistemin sürdürülebilmesi ve yeniden bu sistemden ayrılmanın yolu açılmaz.
Türkiye’yi yöneten partiler dâhil Siyasi partilerin tamamı şu günlerde demokratik olmak zorundadır. Siyasi Partiler hangi ölçüde demokratik olabilecekler, gerçekten merak konusu. Demokratik deyince aklıma geliverdi. Bir zamanlar rejimlerin tarifleri sıkça yapılır, kâğıtlarla elden ele dolaşırdı. Bakın rejimleri nasıl tarif edilirdi?
Sosyalizm: İki ineğiniz varsa, birini komşuya verirsiniz.
Komünizm: İki ineğiniz varsa, devlet ikisini de alır size süt verir.
Faşizm: İki ineğiniz varsa, devlet ikisini de alır size süt satar.
Nazizm: İki ineğiniz varsa, devlet ikisini de alır sizi kurşuna dizer.
Teokrasi: İki ineğiniz varsa, devlet ikisini de alır, siz süt duasına çıkarsınız.
Bürokrasi: İki ineğiniz varsa, devlet ikisini de alır, birini öldürür, sütü satar, kovayı da devirir.
Demokrasi: İki ineğiniz varsa, ikisi de greve girer.
Bu tariflerden sonra partinizin, adayınızı hangi yolla seçmeniz gerektiğine gelin siz karar verin şimdi. Lider mi seçecek kendisi için çalışacak adayı yoksa halk olarak sizler mi seçeceksiniz sizi yönetecek olanları?

GÜNÜN SÖZÜ
Karanlığa küfredeceğine bir mum yak. (Konfüçyüs)