Bu Atatürk Sevgisi Neden?
Yazarlar // 13 Kasım 2017 Pazartesi 22:05

İsmail BAŞARAN

Adalet ve Kalkınma Partisi’nde gözle görülür bir dönüşüm başladı.
Bu dönüşümün adı, Atatürk sevgisi olsa gerek…
Sen 15 yıldır Atatürk büstlerinin balyozla kırılmasına ses çıkarma, Anıtkabir’e gidip saygı duruşu için söylemediğini bırakma, birden bire dönüş yap.
Neden?
Atatürk sevgisinden mi?
Bastırılmış duygular olabilir de olmayabilir de.
Oyların düşüşe geçmesi iddiaları yüzünden Atatürk’e sığınmak mı?
Adalet ve Kalkınma Partisi kendini yeniliyor.
Belediye başkanları, il başkanları ilçe başkanları görevden alınıyor.
Bu görevden alınanların kendilerine yandaşlarına siyaseti kullanarak ekonomik getirim elde etmedikleri araştırılıyor mu?
Araştırılıyor da yorgun oldukları mı ortaya çıkıyor?
Bu kadar yorgunluk mu oyları düşürdü? Belki devamı da gelecek ha ne dersiniz?
Gelelim İktidar destekçisi Milliyetçi Hareket Partisi’ne.
Bu partiyi oluşturanların baştan sona kadar Atatürk sevgisinden asla şüphem yok.
Kamuoyu yoklamalarının resmen açıklanmayan sonuçlarına göre bu partide büyük bir çözülme gözlendiği söyleniyor.
İddialara göre Merak Akşener önderliğinde kurulan İYİ Parti’ye büyük bir katılım var. Ve de bu katılım genelde MHP’den oluşuyor.
Birdenbire bu Atatürk Sevgisi bu nedenle, yani iktidardan düşme korkusundan mı acaba?
Çünkü iktidardan düşülünce değişen sistem yeniden değişebilecek.
Yargılanamaz denilenlerin yargılanabileceği kararları alınacak.
Atatürk’e dil uzatanlar nasıl yargı önüne bir türlü çıkarılamıyorsa, defterler yeniden açılacak ve tarafsız yargı mı başlayacak.
İşte o zaman yandı gülüm keten helva.
Korkunun ecele faydası yok derler.
Partilerin de bir ömrü vardır.
Doğarlar, büyürler, yorulurlar ve sonunda ölürler.
Bu son, er siyasi parti için geçerlidir.
Gömüldükleri yer ise Siyaset Mezarlığıdır.
Ancak o mezarın başına rahmet okumak için giden de olmaz nedense…

SIKIŞIKLIK GİDERİLEBİLECEK Mİ?
Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından ulaşım hizmetlerinde kullanılacak yeni otobüslerin hizmete alınması töreninde konuşan Başkan Yusuf Ziya Yılmaz, “Bizler gelip gidiciyiz. Ama yaptığımız hizmetler baki kalacaktır” demiş.
Ve de gerçeği söylemiş.
Her yönetici gibi Yılmaz’ın da bu görevi bir gün sona erecektir.
Yılmaz araçları kullanacak olan sürücülere de seslenmiş ve “Vatandaşımızın hizmetinde olduğunuzu asla unutmayın. Sakın ola vatandaşımızı üzmeyin. Görevinizi layığıyla yerine getirin. Ben belediyenin şoförüyüm demeyeceksin. Asarcık ya yaşayan teyzenin şoförüyüm düşüncesiyle bakacaksın.” demiş.
Bu otobüsler servise verilirken ben bir belediye otobüsündeydim. OMÜ Tıp Fakültesi’nden geliyordum. Otobüs her durakta durdu ve hınca hınç doldu.
Tam balık istifi gibi. Binenler için de dert, inenler için de.
Umarım bu yeni otobüsler sıkışıklığı bir nebze olsun azaltır.
Samsun günden güne büyüyor, haliyle sorunlar da büyüyor…

GÜNÜN SÖZÜ
Bir memleketin nasıl yönetildiğini anlamak mı istiyorsunuz; Onun müziğine kulak veriniz. Nerede güzel eserlerden oluşmuş uyum vardır, orada adalet ve erdem hüküm sürer. (Konfüçyus)