Bizdeki Demokrasi
Yazarlar // 20 Şubat 2019 Çarşamba 22:23

İsmail BAŞARAN

31 Mart günü Türkiye’de sandık başına gidilecek. Çünkü Türkiye demokratik bir ülke, o nedenle de vatandaş gittiği sandığa attığı oylarla yine bir seçim yapacak.
Vatandaşın sandığa gideceği ve demokratik hakkını kullanacağı demokrasi nedir peki?
Siyasal denetimin doğrudan doğruya halkın ya da düzenli aralıklarla halkın özgürce seçtiği temsilcilerin elinde bulunduğu, toplumsal ve ekonomik durumu ne olursa olsun tüm yurttaşların eşit sayıldığı yönetim biçimidir demokrasi.
Dünyada nasıl işliyor bilemem de Türkiye’de bu sistem pek de demokratik işlemiyor galiba. Çünkü Türkiye’de sandığa gidecek olanlar kendi seçtikleri insanları değil de parti yönetimleri tarafından seçilmişlere oy atacaklar.
Bilgili olup olmadığını sorgulamadan belki de sadece lider güvencesiyle belirleyecekler geleceklerini. Peki lider doğru adayı seçememişse ne olacak, işte o zaman “kendim ettim kendim bulduk” diye Türki çığıracak seçmen. Türkiye’de iş böyle yapılıyor da başka ülkelerde nasıl oluyor?
Dünya’ya teknoloji satan Japonya’da en az lise mezunu olmayan oy veremiyor. Japon hükümeti ise bunun gerekçesini şöyle açıklıyor:
“Kendi gelişimini tamamlayamamış bir birey, toplum de devleti ilgilendiren konularda söz ve hak sahibi olamaz.”
Oysa bizde bırakın lise mezunu olmayı ilkokulu bitirip bitirmediğine bile bakılmıyor seçmenin.

LİSTEYE KİMİ ALALIM ABİ
Samsun’da ittifaklardaki liste karmaşası sürüyor. BU karmaşa Cumhur ittifakında kendisi daha çok gösteriyor. İsimlerin kimler olduğundan çok listelerdeki sıralama da önem arz ediyor.
Bu duruma nereden mi vardık?
Duruma bakın yılların MHP’si belediye meclisinde seçime kimlerle gideceğini ve kaçıncı sıralara konulması gerektiği yolundaki fikirleri ortağına soruyor. MHP Samsun İl Başkanı Abdullah Karapıçak listeyi ittifakın büyük ortağına sunarken bayağı zorlanmış. Zorlanma da özellikle merkez ilçelerde yaşanmış.
Bu nasıl bir iştir ki, yıların MHP’si ortağından icazet almadan kendi adayını bile belirleyemiyor abisine soruyor. Ondan sonra da bu partinin Genel Başkanı Devlet Bahçeli karşısındaki ittifaka “zillet” diyebiliyor.
Türkiye’de demokrasi işte böyle işliyor. Sonra da buna demokrasi deniliyor ve halk kendi adayını kendisi seçiyor deniliyor.
Halktan atanmışlara oy istemek hangi demokrasi kitabında yer alıyor?

GÜNÜN SÖZÜ
Liderler, doğru işi yapan; yöneticiler, işleri doğru yapan kişilerdir. Warren G. Bennis