Bir Yerden Başlamak Gerekir
Yazarlar // 09 Ağustos 2018 Perşembe 11:50

İsmail BAŞARAN

Bizim Temel’e "Kadınların eli niye öpülür" diye sormuşlar.

O da cevap vermiş: Bi yerden başlayacasun...


Bir yerden başlanacağını Temel biliyor da önümüzdeki yerel yönetim seçimleri için bir yerden başlanması gerektiğini muhalefet partilerinin yöneticileri bilmiyor mu?

Muhalefetin “Anası” olmaktan bir türlü vazgeçemeyen ve iktidar olamayan CHP’de durum neyse diğer muhalefet partilerinde de aynı.

Bazı küçük ilçelerde yönetimler sahaya henüz çıkmamışlar bile, hatta nasıl çıkacaklarını hangi ekonomiyle bu işi götürebileceklerini bilmiyorlar.

Değişimden başlamak gerek diye düşünen partiler var, ancak bir türlü değişemiyorlar.

Koltuk sevdası ağır basıyor.

Koltuğa oturunca işler düzelecek mi, seçim kazanılacak mı?

Elbette hayır.

Çünkü seçimi kazanabilmek için çalışmak gerekir.

Köylerin, İktidar tarafından mahalle yapılmasının ardından seçim çalışmalarının yüksek kesimlerde daha yoğun sürdürülmesi gerektiğini halen idrak edememiş olanların bu hevesten acilen uzaklaşmaları ve sahaya çıkmaları gerekmektedir.

Muhalefet partileri ilgilileri gitsinler bakalım köyden çıkarılıp mahalle yapılan gölgelerde İktidar Partisi ne zamandan beri çalışıyor?

Buralardaki muhtarlar üzerinde baskı var mı, onu öğrenmeye çalışsınlar.

Bir yerlerde toplanıp “geyik yapmakla” seçim kazanılmaz. Önce sahaya çıkmak gerekir, yani çalışmak gerekir.

Köyden mahalleye dönüşen yerlerde insanlara sorun bakalım muhalefette olanların gidip projelerini anlattılar mı, kendilerini neden seçmeleri gerektiğini dile getirdiler mi?

Alacağınız yanıt tek kelime: Hayır…

O zaman Temel’in yaptığı gibi bir yerden başlamak gerekmiyor mu?

 

TERSANE NE OLDU?

Yusuf Ziya Yılmaz yıllar önce Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı iken bir söz vermişti.

Tuzla’daki tersane kapanacak ve Samsun’a nakledilecekti.

Burada da 15 bin dolayında işçi çalışacak böylece Samsun’un ekonomisine katkı sağlanacaktı.

Çok güzel bir haberdi bu.

Ancak Yılmaz he seçim döneminde söylemesine rağmen bu tersane bir türlü yapılamadı Samsun da bu ekmeği yiyemedi.

Ancak bu tersane sözü ile Yılmaz her defasında kazandı.

Yerel yönetim seçimleri yaklaşıyor. Eğer yapılırsa bu seçimler, başkanlar atamayla getirilmez ise, kimse benim yanıma tersane sözü vererek gelmesin.

Çünkü artık inanmıyorum ve kendimi enayi yerine konulmuş gibi hissediyorum.

 

AĞAÇLAR AYAKTA ÖLÜR

1960'lı yılların sonlarına doğru çevrilen bir filmin adıdır bu.

Müşfik ve Yıldız Kenter ile ressam Süleyman Tekcan'ın başrollerini oynadığı bu sinema klasiği durup dururken gelmedi aklıma.

Ekonomisi çökmek üzere olan Türkiye’de üretim dip yaparken doğal varlıklardan olan Ormanlar da yakılıp yıkılıyor.

Özellikle de Çam ormanları yanıyor, ancak neden yandıkları veya yakıldıkları bir türkü anlaşılmıyor. Yanan ormanların deniz taraflarında tatil siteleri yapılması da haliyle insanın aklına “acaba bilinçli mi yakılıyor?” sorusunu getiriyor.

Peki devlet bu konuda ne yapıyor?

Hadi yangınları engelleyemiyor, ancak yanan ağaçların yerine binaların dikilmesine izin vereceğine aynı bölgeleri yeniden ağaçlandıramıyor mu?

O zaman Orman Bakanlığı diye bir bakanlık neden bulunuyor?

Kendi evinin yanmasına ses çıkaramayan ve yangınları engelleyemeyen Bakanlık da olmasın,  Devletin bütçesinden de bu işler için boşuna para harcanmasın.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Düşünmeden konuşmanın cezası, konuştuktan sonra düşünmeye mahkûm olmaktır.