Bir Seçim Masalı
Yazarlar // 11 Ekim 2015 Pazar 00:00

İsmail BAŞARAN

Bir ülkede üç parti seçime katılıyormuş. 
Masal bu ya; iktidar partisi, iktidarın bütün olanaklarını kullanıyor, büyük baskılar altında diğer partilerin faaliyetlerini kısıtlıyormuş. 
Buna rağmen oyları giderek düşüyor ve iktidar partisi üyeleri ve yöneticileri giderek hırçınlaşıyormuş. 
Durum öyle bir hal almış ki artık iş karşılıklı küfürleşmeye dönüşmüş.

Halk olan ve biteni hayret ve ibretle izliyormuş.

İktidar partisi yöneticileri bakmışlar ki seçim kaybedilecek, parti kurmayları toplanmış seçim kazanmak için yeni yeni yollar araştırmışlar.

- Seçim barajını yükseltelim diye düşünmüşler, ancak seçim barajı zaten çok yüksekmiş,

- Yerel seçimlerde diğer partilere oyların çok fazla çıktığı seçim bölgelerindeki oy pusulalarını bir şekilde kaybedelim diye düşünmüşler. Sonra daha önce yapıldığı için her partinin tedbir alabileceği gerekçesiyle bu düşünceden vaz geçmişler.

- Parayla ve hediyelerle seçmen oylarının alınması düşünülmüşse de halk artık akıllandı parayı ve hediyeyi alıyor ancak oyunu vermiyor diye bu uygulama da kabul görmemiş.

- Oyların tutanaklara hatalı yazılmasını öne sürenler olmuş, diğer parti elemanlarının bunu sıkı kontrol edebileceği gerekçesiyle bu fikir de uygun görülmemiş.

- Bilgisayara tutanakların yanlış geçirilmesi gibi seçim hileleri düşünülmüşse de hepsinden bir gerekçe bulunarak vaz geçilmiş.

Fakat iktidar partisi bu seçimi mutlaka kazanmak ve iktidarını devam ettirmek istiyormuş sonunda geçerli bir yol bulmuşlar. Seçim sonuçlarının açıklanması durumunda her türlü itirazı yasaklayan bir kanun çıkartmışlar.

Seçimlerin yapılmasına bir gün kala televizyonlarda ve gazetelerde flash haber yeni uyanan halkı hayrete düşürmüş;

Hükümet seçime bir gün kala seçimin kesin sonuçlarını açıklamış. 
Buna göre iktidar partisi kullanılan 20 milyon oyun 18 milyonunu alarak seçimi açık farkla kazanmış. 
Diğer iki partinin oy toplamı on milyon olarak açıklanmış. A partisi altı milyon, B partisi 4 milyon oy almış. 
Yeni çıkarılan kanun gereğince seçim sonuçlarına itiraz yapılamamış.

Halk henüz oy kullanmaya gitmediğini belirtirken hükümet yetkilileri, seçim kurulunda toplanmış oy çuvallarını göstererek 'sen gitmediysen, ben gitmediysem bu oyları kim verdi' şeklinde açıklamalarla seçim sonuçlarının adil olduğunu vurgulamamış.

Muhalefet partileri, bir şekilde seçim sonuçlarına itiraz edeceğini açıklamışsa da henüz bunun yolunu bulamamışlar.

KUŞ İNEK VE KEDİ
Bir kuş soğuk bir kış gününde yiyecek bulabilmek için kanat çırpıp duruyormuş.

Hava o kadar soğukmuş ki minik kuş dayanamayıp karın üstüne düşüvermiş.

Çaresiz, soğuk karın üstünde ölümü beklemeye başlamış...

Bir süre sonra oradan geçen bir inek, geçerken kuşun üzerine pislemiş.

Kuş öyle sinirlenmiş ki; kanatları donmuş olmasa, kalkıp ineğe saldıracakmış!?.

Ancak kuş birden fark etmiş ki; üzerini örten pisliğin sıcaklığı ile kanatlarındaki buzun çözülmesine vesile olmuş. Ve yaşama geri dönmüş.

Kuş yaşama dönmenin sevinciyle neşe içinde şakımaya başlamış.

Yalnız öyle sesli ötüyormuş ki; sesi uzaklardan geçen, günlerce aç kalmış bir kedinin kulağına kadar gitmiş.

Kedi pisliği eşeleyerek kuşu çıkarmış. Kuş pislikten kurtulduğuna çok sevinmiş.

Tam kediye teşekkür edecekmiş ki; kedi onu yemiş…

Bu hikâyeden çıkarılabilecek dersler:

1-Üstünüze her pislik atanı düşman sanmayın!

2-Sizi pislikten çıkaranı hemen dostunuz sanmayın!

3-En önemlisi; pisliğin içinde mutluysanız sesinizi çıkarmayın!...

GÜNÜN SÖZÜ
Evlatlarınızı devriniz için değil, onların devirleri için yetiştiriniz. (Hz. Ali)