Bir Ödül Ve Düşündürdükleri
Yazarlar // 14 Ocak 2016 Perşembe 00:00

İsmail BAŞARAN

Samsun’daki Piri Reis Anadolu Meslek Lisesi Yönetimi, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlama programı çerçevesinde bir yarışma düzenledi.
Eğitimini verdikleri mesleğin çalışanlarını unutmadıkları için kucak dolusu sevgiler kendilerine.
Bu yarışmada çeşitli ödüller sahiplerini buldu.
Ödüllerin dağıtılması için düzenlenen törene katılanlardan birisiydim.
O ödüllerden birisini de lütfedip bana verdiler.
Bana verilen ödül  “Ustalara Saygı” adını taşıyordu.
Meslekte kırk yılını dolduran ve daha fazla çalışanlara veriliyordu.
Bu süre nasıl belirleniyor?
Meslek kıdemiyle tabi…
Peki, meslek kıdemi nedir ve nasıl hesaplanır?
Gelin dilimiz döndüğü kadar anlatalım.
Gazeteci ile işveren arasındaki çalışma hak ve düzenini belirleyen yasa var.
Bu yasaya göre düzenlenen sözleşmenin imzalandıktan sonra Sarı Basın Kartı evrakının Basın Yayın Genel Müdürlüğü’ne gidip işleme girmesiyle başlıyor meslek kıdemi.
Yani bugünkü yasalar öyle diyor…
Ödülü alırken, o evrakı ilgili kurumlara ilk verdiğim günler geçti gözlerimin önünden…
Gazetecilik benim mesleğim.
Kırk yılı, hatta 45 yılı aşkın bir süredir yapıyorum bu mesleği.
Öğrenci kardeşlerimin öğretmenleri ve yöneticileri sağ olsunlar lütfetmişler.
Ödül almak da işin bir başka boyutu, mesleğinize daha bir şevkle sarılıyorsunuz.
Bu ödülü, evimdeki ödüllerin bulunduğu yere koyacağım.
Her baktığımda da “Aman Ha” diye geçireceğim aklımdan.
“Aman ha artık hata yapma hakkın sıfırın çarpanıdır.”
Çünkü yazdığın yazılarda, yaptığın haberlerde ve konuşmalarında bir başka gözle izleneceksin.
Öldüğünde seni son yolculuğuna uğurlamak için gelenlerin “İyi Bilirdik” demelerinden başka ismin de yürümelidir.
O nedenle “İyi örnek Ol” diye telkinde bulunacağım kendime.
Gelelim bu ödülü kemin elinden aldığıma.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler gününden bir gün sonra, günü kutlamak için gazetecilere öğle yemeği veren ve konuşmasında bunu da söyleyen Samsun Valisi İbrahim Şahin verdi bana ödülü.
Konuşmasında “Meslektaşımız” olduğunu da söyledi.
TRT Genel Müdürlüğü yapmış bir bürokrat olarak haliyle Meslektaşımız oluyor kendileri.
Umarım gazetecilik mesleğinde 40 yılını doldurduğunda kendisine de ödül verilirken günün bürokratı o günkü konuşmasında “Eğitimini alıyorsunuz ama matah bir meslek değil. Gazetecilerin yazdıklarını kimse umursamıyor” gibi bir ifadede bulunarak, ödüllerini verdiği mesleği ve bu mesleğin insanlarını küçük düşürmek için uğraş vermez…

GÜNÜN SÖZÜ
Hiç kimseye güvenme, beyaz bir gülün bile siyah gölgesi vardır.