Bir Mezar Taşı
Yazarlar // 20 Ocak 2022 Perşembe 10:02

İsmail BAŞARAN

1989 Yılının 20 Ocak günü… Yer yer, sulu karın yağdığı ıslak bir hava. Hava ıslak, yer ıslak. Gelen acı bir haber sonrası Samsun’da tüm gözler ıslak…

Türk futbol tarihine Samsunspor kazasıyla düşen kara haber. O kara günü hiç unutmuyorum, yaşadığım süre içinde de unutmam ve unutabilmem mümkün değil.

Rahmetli Turgut Özal’ın emirleri doğrultusunda Samsunspor’a yüklüce bir maddi yardımda bulunulmuştu. O yardımla kazadan sonra Samsunspor yeniden yapılanmıştı. Transferler yapılmış Samsunspor bir sezon sonra yeniden Türkiye Birinci Lig’inde oynama hakkını elde etmişti.

Aradan yıllar geçti.

Samsunspor bugün, kazanın bile yapamadığını başaran iş bilir (!) yöneticilerinin sayesinde Süper Lig’de yok. Dün mezarı başında tören yapılan Nuri Asan’ın ve diğer futbol şehitlerinin kemiklerinin sızladığını, oradaki törene katılanlar hissetmişlerdir. Ruh0ları şad olsun. Böyle dileklerde bulunmakla iş bitiyor mu, elbette bitmiyor.

Nuri Asan’ın mezar taşını gördünüz mü dün? Yöneticiler size soruyorum, gördünüz mü? O dönem ve bu dönem yöneticileri sizler gördünüz mü, mezar taşını? Görüp de utandınız mı?

Nuri Asan’ın mezar taşı yapılmış, yapan aile bireylerine teşekkürlerimi sunarım, ancak bin mezar taşını yapamayan Samsunspor yöneticilerine ne diyeceğimi bilemiyorum. Samsunspor bu kadar maddi zorluk içinde mi, bir mezar taşını bile yapamayacak mı koca bir kulüp ve bu kulübü yönetenler? Her konuda atıp tutan yöneticiler eğer sizler tarihinize ve geçmişte bu kulübe emeği geçenlerin mezar taşlarını bile yapamıyorsanız bırakın yöneticiliği insanlığa ulaşın, insanlığa.

Nerede, ne zaman bir mezar veya mezar taşı görsem Cahit Sıtkı Tarancı’nın “35 Yaş” adlı şiirini hatırlarım. Üstad ne diyordu?

“Neylersin ölüm herkesin başında.

Uyudun uyanamadın olacak.

Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?

Bir namazlık saltanatın olacak,

Taht misali o musalla taşında.”

Gittiğiniz o mezar taşında sizler de unutmazsınız Samsunspor için can verenleri ve de bugün Samsunspor içi kendi reklamını yapanları.

DEMOKRASİNİN SIFIR NOKTASI

Büyük Kurtarıcı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin ardından genç Türkiye Cumhuriyeti “Milli Şef” dönemiyle tanışmıştı. O dönemde de seçimler yapılıyordu. Rahmetli tarihçi yazar Mahmut Goloğlu’nun ifadesiyle  “Üçüncü Meşrutiyet”  döneminde seçimler  “Milli Şefi”in emirleri sonucu  “Gizli Tasnifle bitiriliyordu.

Yani insanlar seçmek istediklerini gizli oyla bazen de açık oyla seçiyor ancak “Gizli” olarak sayılan oylarla sonuçlar açıklanıyordu. Oysa olması gereken gizli oy ve açık tasnifti. Bunlar hep yıllar öncesinde kalmış diye sevinirken, hastalık yine hortladı. Son yıllarda Türkiye’de gizli oy ve açık tasnifle yapılıyor sözüm ona. Gerçek mi bilen var mı, yok.

Her ne kadar şimdi “Hayır hiç kimse sesini çıkarmadı” diye açıklama yapacaklarsa da inandıramayacaklar. Son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yapılan oylama ve tasnif halen kafamda soru işaretleri taşıyor. Yarışan aday neden hemen gitti ve kayboldu da sonuçlar hemen açıklandı. Elli yılı aşkın süren uğraşı bir çarpıda yok edildi.

Düzeltilmesi için bunca uğraş verilen demokrasimiz maalesef AKP tarafından korkunç bir şekilde yaralandı. Gizli olarak kullanılan oylar gizli olarak tasnif edilecek. Denilmişti, bu önümüzdeki seçimlerde de aynen olacak mı gizli tasnif? Bunun adı demokrasinin yaralanması değil de ne sizce?

Bu soruların yanıtlanması gerçekten zordur.

Sonuçların açıklanmasının ardından büyük ölçüde itirazların yaşanacağı kaçınılmaz gibi görünüyor.

Bu itirazlar kopmalara kadar gider mi? Bundan önceki seçimlerde tabanın tavana güvenmemesi sonucu AK Parti’den kopmalar oldu ve üç parti daha çıkıverdi, ardından da Türk Siyasi hayatına giriverdi bu partiler. Demek ki benim güzel ülkemin elli yılı boşa harcanmış. Gizli oy giz açık tasniften gizli ol gizli tasnife gelmiş durumdayız. Yani sıfır noktasına geldik demokraside.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Çalışmak için müsait gün ve saat bekleme. Bil ki her gün ve her saat çalışmanın en müsait zamanıdır.