Bir Maaş Daha Geliyor
Yazarlar // 01 Haziran 2018 Cuma 00:42

İsmail BAŞARAN

CHP Samsun Milletvekili Adayı Kemal Zeybek, 24 Haziran'da CHP'nin iktidara gelmesi halinde Aile Sigortası Kurumu (ASKUR) kuracaklarını belirterek, hâlihazırda yapılan yardımlara ek olarak, Genel Sağlık Sigorta (GSS) primleri devlet tarafından ödenen (eski yeşil kart sahipleri) tamamı dâhil her haneye bin lira 'Aile Maaşı' bağlayacaklarını söyledi. Vallahi de Billahi de isterim bunu. Hem bir maaş yetmez iki maaş da isterim. AK Parti milletvekili adayları atıyor, vatandaş da yiyor. Ne yapsın vatandaş, zaten geçim zorluğu çekiyor, o nedenle de her söylenene inanmak istiyor. Yakında vatandaş yedi kocalı Hürmüz’e dönmezse iyidir. Sokaklara çıkıp bir yetmez iki tane, iki yetmez üç tane ver, ver iktidar diye istemeyi sürdürürler Vallahi. Önce kampanyayı ben başlatayım. Bin lira aile maşını isterim. Ancak söz verenlerin bu ödemeleri hangi bütçeden gerçekleştireceklerini açıklamalarını da isterim elbet. Bütçe açığı ortada, dış borçlar ortada, nasıl olacak bu iş. Bütçe denkleşince derseniz inanmam çünkü Türkiye Cumhuriyeti Bütçesinin önümüzdeki yüz yıl içinde denkleşeceğini hiç sanmıyorum. O kadar boşa yatırım yapıldı ki, o kadar harcamalar gerçekleştirildi ki aklıma gelince boşa koyuyorum dolmuyor, doluya koyuyorum almıyor misali. Seçim geldi çattı, liderler birbirlerine saldırıyor da enflasyonu nasıl düşüreceklerini, gelir dağılımını düzeltmek için ne yapacaklarını, Türkiye’nin Büyük Millet Meclisi ile yönetilmesi için hangi kararları alacaklarını neden anlatmıyorlar? İş başına gelinde yine Kanun Hükmünde Kararnameler çıkarılıp çıkarılmayacağından neden söz etmiyorlar? İşin en önemlisi de eğer değişirse durum, yeni gelenler Türkiye’yi fabrika ayarlarına döndürmek yerine eskileri sürdürmekle yetinecekler mi? Çünkü geçmişten biliyorum benim ülkemde bunu yapmak alışkanlık olmuştur da. İFTARLAR Samsun’da Belediyeler çeşitli kuruluşlara ve vatandaşlara mahallelerde kurdukları masalarla Ramazan ayında iftar veriyorlar. Bu iftarların bazılarına da katılıyorum. Yemekler bir harika, porsiyonlar dolu dolu, yani insanın karnı doyuyor. Ancak bu iftarlar verilirken ne hikmettir garip gureba unutuluyor. Belediyeler bazen gariplere ve ihtiyaç sahiplerine Ramazan yardımları olarak erzak da dağıtmıyor değil. Ancak önemli olan gariplere aş, ihtiyaç sahiplerine yardım ne kadar önemliyse, bir ülkede yapılacak yatırımlarla ihtiyaç sahiplerinin sayılarını azaltmak önemli değil midir? Türkiye’nin böyle iyi günler göreceğini umuyorum. Yatırımların saraylara ve şatafata değil de üretime yönlendirileceğini de ummak istiyorum. Ancak bunu rüyada bile göremiyorum.