Ben Mutlu Değilim
Yazarlar // 13 Haziran 2018 Çarşamba 07:13

İsmail BAŞARAN

“Ülkemizde 4-5 milyon arasında, ilimizde ise 30 bin civarında mülteci vatandaş barınmaktadır. Türk hükümeti bu yönüyle dünyada en çok mülteci barındıran ülke konumundadır. Biz Türk Milleti olarak misafirlerimizin ihtiyaçlarını karşılarken bunu kültürümüzden aldığımız eğitimle yapıyoruz ve bundan dolayı da mutluyuz.”

Bu ifadeler Samsun Valisi Osman Kaymak’a aittir. Sayın Vali bu ifadeleri bir projeyi tanıtırken kullandı.

Sayın Vali’ye bir sorum olacak: Bu mülteciler daha ne kadar kalacaklar Türkiye’de, seçimde oy kullanacaklar mı, seçim sonrası gönderilecekler mi?

Ben ülkesindeki savaştan, ülkesindeki yönetimden kaçanlara kucak açmayı desteklemedim desteklemeyeceğim de.

Misafirin başımın üzerinde yeri var. Ancak misafir de misafirliğini bilecek. En iyi misafirlik kısa olandır. Benim ülkenin gelişmesi için dişimle tırnağımla çalışıp verdiğim vergilerle üretime katkı sağlamak amacıyla çalışan insanımdan kesilen paralarla, yurdunu savunmak yerine kaçan vatan hainlerine bakmak ağırıma gidiyor.

Savın Vali’ye bir önerim olacak buradan. Kıyafet değiştirip Çiftlik Caddesi’nin üst tarafındaki bölgelere bir gidiverse de orada kurulan gettoyu görüverse bir zahmet.

Kendi ülkemde oradan geçerken Suriye’de miyim diye düşünüyorum.

Savın Vali Kaymak, işte bu nedenle mutlu değilim.

Sayın Vali siz belki yarın belki yarından da yakın bir başka ile gidebilirsiniz, gittiğiniz yerde bu gettolardan olmayabilir ancak ben buradayım ve mutsuz yaşamaya devam edeceğim.

Türkiye üzerine oyun oynayanlar sevinsinler diye.

 

SEÇİM ATMOSFERİ

Türkiye seçime gidiyor, bunu artık sağır sultan bile biliyor.

Biliyor de seçimin unutturduğu gerçekler de var, verilen sözler de.

Verilen sözlerin tutulup tutulamayacağını zaman gösterecek. Eğer tutulamazsa bugün söz vererek iktidara gelecek olanlar yine suçu dış güçlere ve dolara bağlayacaklar.

Biz seçim vaatleriyle kandırılırken Ekonomide devam eden kırılganlık ve seçim sonrası ekonomi politikalarının nasıl oluşacağına yönelik belirsizlik de sürüyor.

Ne hikmetse kimse bundan bahsetmiyor.

Yabancı sermayenin Türkiye’den çıkmakta olduğundan kimse bahsetmiyor.

Doların beş lira dolayına geldiğinden söz edilmiyor. Doların yükselişe geçtiğini ne hikmetse iktidar hiç ağzına almıyor.

Piyasaların dalgalanmasının vatandaşı nasıl etkileyeceği anlatılmıyor bile.

Varsa yoksa Cumhurbaşkanlığı seçimleri.

Neden hiç milletvekilliği seçimleri gündeme getirilmiyor?

Birileri meclis üstünlüğünü ele geçiremeyecek olmanın hastalığına mı tutuldu acaba?

 

GÜNÜN SÖZÜ

Cehalet her zaman kendisine hayran olmaya hazırdır. (Santra Guitry)