Belediyeler Kaçak Kat Aramıyor Mu?
Yazarlar // 01 Şubat 2017 Çarşamba 21:02

İsmail BAŞARAN

İnsanlar evlerini yaparlarken bir dolu sorular soruyor, bir o kadar da belge alıyorlar.
Bu belgeler ışığında da yapım ruhsatı veriyor veya vermiyorlar.
Ruhsat alındıktan sonra da inşaat başlıyor.
İnşaat bitiyor.
Sonra ne oluyor?
Bakın anlatayım:

Bina yapımı tamamlanıp aradan bir süre geçince üstüne önce birkaç gözüm ona odunluk konuluyor, ardından da o odunluk yıkılıp yerlerine odalar yapılıyor, sonrası malum.
Bunlar yapılırken görevliler görmüyorlar mı?
Peki bunlar neden ve nasıl yapılıyor bir bilen var mı?
Ayrıca buna bir önlem alınması düşünülüyor mu?

KAYIT DIŞI İSTİHDAM
Bu istihdamda yüzde 19’luk bir düşüş varmış.
Bu rakam şimdi neyi gösteriyor?
İşverenlerin artık kaçak işçi çalıştırmadıklarını mı?
Kontrollerin sıkça yapıldığını mı?
Yoksa insanların kayıt dışı da olsa çalışacak iş yeri bulamadıklarını mı?
Bu rakamları açıklayanlar bir de Türkiye’de son iki yıl içinde kaç işyerinin kapandığını gözden geçirmeleri gerekmez mi?
Bakalım kayıt dışı istihdam mı azalmış, yoksa insanların iş bulacakları iş yerleri mi?
Sahi hangisi azalıyor, günden güne?

KAR YAĞINCA SEVİNENLER VAR DA
Samsun bu yıl gerçek kışı gördü sanırım.
Her gün yağan kar tuttu, damların üzerleri beyazlanırken bazı yollar kapandı, köylerle ulaşım bazen kapandı bazen de zorlukla yapıldı.
Asıl sıkıntı önümüzdeki hafta başlayacak.
Okullar açılacak, bakalım öğrenciler okullara nasıl gidip gelecek?
Kent merkezlerinde bu çok fazla sorun olmayabilir de köylerde durum ne olacak?
Samsun’un ilçelerinden birisinin belediye başkanı geçen yıl yollar bozulunca, karlar erir, yağmur yağan yollar açılır, sıkıntı yapmaya gerek yok demişti ya, acaba yine öyle mi yapılacak yoksa kar yağdı diye eğitime yine ara mı verilecek?
Eğitime ara verilse ne olur değil mi?
Nasıl olsa  çocukların eğitime ihtiyacı yok, onların yerine düşünenler var bu ülkede.

 

GÜNÜN FIKRASI

Bir bölgedeki insanlar, yöneticinin vergilerinden, zulmünden yılmışlar, padişaha bir şikâyet mektubu yazmışlar. Ancak daha mektup vilayet dışına çıkamadan, valinin eline geçmiş. Vali de bunun üzerine yöre halkının bütün önde gelenlerini yemeğe çağırmış ve onlara muhteşem bir ziyafet vermiş.

Yemek bitince, vali, uşaklarına sandığını getirmelerini emretmiş.

İnsanların meraklı bakışları arasında, valinin içi altın, mücevherle dolu sandığı açılmış.

Vali başlamış konuşmaya:

Ey ahali, görüyorsunuz ki, bu sandığın dolmasına bir karış kaldı. Ne zaman ki bu sandık dolar, benden yana bir zulüm görmezsiniz. Ama unutmayın, yerime başka biri geçerse, o boş sandığı dolduracak, unutmayın!

 

GÜNÜN SÖZÜ

Özgür bir ülkede yaygara çok ıstırap az, baskı altındaki bir ülkede ise yakınma az, keder çoktur. Carnot