Belediye İmkanları Kullanılacak Mı?
Yazarlar // 24 Şubat 2017 Cuma 06:19

İsmail BAŞARAN

Referandum için çalışmalar başladı.
Artık siyasileri meydanlarda göreceğiz. Şunun şurasında ne kaldı ki sandığa gitmeye.
Siyasi parti liderleri sahaya çıktılar bile. Açılış falan derken herkes kendi düşüncelerini anlatıyor seçmenine.

Peki bu meydanların dolması için harcanan paralar nereden geliyor?
Devletin imkanları kullanılıyor mu veya kullanılacak mı?
Belediyelerin imkanları kullanılıyor mu veya kullanılacak mı?
Böyle bir durum gerçekleşirse bu haksız bir rekabet değil mi?

HAVALANI ONARIMI NEDEN ERTELENDİ?

Madem Haziran sonuna kadar ertelenecekti bu onarım neden insanların huzuru kaçırıldı.
Ertelenmenin gerçek nedeni, referandum öncesi Samsun’a gelecek siyasiler için mi acaba?
Aklına böyle garip sorular nereden geliyor diyenler olacaktır, biliyorum.
Biliyorum da işte ne yapayım geliyor aklıma.


GÜLSAN YİNE GÜNDEMDE
Oraya bir sanayi bölgesi kuruldu, insanlar iş imkanı buldu ve ekmeklerini kazanıyorlar.
İşsizler ordusunun her geçen gün arttığı Samsun’da böyle bir bölgenin oradan kaldırılacak olmasının manası ne?
Yeni bir rant bölgesi yaratmak mı?
Ben orasının yeşil alan olacağına bile inanmıyorum. 
Yeşil alan olsa da sonrasında kime getirim sağlanacağını merak ediyorum.
Öyle ya Samsun’un en güzel yerlerinden birisi orası…
Büyükşehir Belediyesi’ni yönetenlerin aklında vardır bir düşünce.
Bu taşınma konusu yıllardır gündeme gelip gelip gidiyor.
Şimdi yine neden geldi acaba?
Referandum sonuçlarına göre yine ertelenecek mi taşınma.
Hem sonra oraya o kadar para gömmüş olan küçük esnafın paraları ne olacak?
Birisi çıkıp bu borunun cevabını versin.
Alın tasınızı tarafınızı kimse diyemez, tabi Türkiye bir Hukuk Devleti ise…


KÜÇÜK BİR TEBESSÜM

Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı, yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı. Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu.

Aksam eve giderken, kazandığı paranın bir parçasını her zaman köşe basında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı.

Adam öyle ama öyle minnettar oldu ki. İki gündür boğazından aşağı lokma geçmemişti. Karnını ilk defa doyurduktan sonra, bir apartman bodrumundaki tek odasının yolunu ıslık çalarak tuttu. Öyle neşeliydi ki, bir saçak altında titresen köpek yavrusunu görünce, kucağına alıverdi. Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu. Sıcak odada sabaha kadar koşuşturdu. Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı. Bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan köpek öyle bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra bütün apartman halkı. Anneler, babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp, ölümden kurtardılar.

Bütün bunların hepsi, beş kuruşluk bile maliyeti olmayan bir tebessümün sonucuydu


GÜNÜN FIKRASI

Temel İstanbul’a gelmiş, yolda yürüyormuş. Bu arada 5 dakikada bir top atışları duyulmaktaymış. Merak edip sormuş:

"Hemşerim bu top atışları neyin nesi?"

Kraliçe Elizabeth’in gelmesi sebebiyle top atışı yapıldığı anlatılmış.

Aradan yarım saat geçmiş ve top atışları halen sürmekteymiş. Temel yine sormuş bir başkasına "Bu top atışları neden?" diye.

Ayni cevabı alınca söylenmiş:

"Ulan, yarım saattir bir karıyı vuramadılar, be!"

 

GÜNÜN SÖZÜ

Dünyanın en yoksul insanı, paradan başka hiç bir şeyi olmayandır. Schopenhauer