Bayramdan Sonra
Yazarlar // 02 Ağustos 2018 Perşembe 10:28

İsmail BAŞARAN

“Bayramdan sonra sahadayız.”

Bu ifade Adalet ve Kalkınma Partisi Samsun İl Başkanı Hakan Karaduman’a ait.

Karaduman elbette Kurban Bayramını anlatıyor.

Ve bakın ne diyor:

“Bayramdan sonra sahada olacağız AK Parti bir dava, gönül partisidir. Biz gönüllere talibiz. Milletimizle birlikte 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine yürümeye devam edeceğiz."

Büyük hedefler konulmuş.  Büyük hedeflere ulaşmanın birinci ve en baştaki yolu “Büyük düşünce” olmalı ve Karaduman bunu başaracaklarına inandığını seçmenine de inandırmak istiyor.

1923’ten sonra konulan hedef 2023.

2023’te ne olacak?

Hep hedef olarak bu rakam gösteriliyor da ne olacağı hedefte neler olduğu bir türkü anlatılmıyor.

Bu açıklanmadığı gibi 2053’te ve hatta 2071’de neler olacağı dile getirilmiyor.

Ben burada neler olduğunu bir hatırlatayım:

Malazgirt Savaşı, 26 Ağustos 1071 tarihinde, Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan ile Bizans İmparatoru IV. Romen Diyojen arasında gerçekleşen bir savaştır. Alparslan'ın zaferi ile sonuçlanan Malazgirt Muharebesi, "Türklere Anadolu'nun kapılarında kesin zafer sağlayan son savaş" olarak bilinir. Yani Türkler bu savaşla Anadolu Kapılarını açmıştır.

“Biz Osmanlıyız” diye ahkâm kesenlerin ne olduğunu ve nerelerden bu topraklara gelip yurtlandığını hatırladınız mı?

Hedef 2071 imiş.

Bu hedef Anadolu’nun Türkleşmesinin devamı mı olacak, yoksa Türklerin geldikleri topraklara dönüşünün başlangıcı mı?

Büyük Ortadoğu Projesi’nin altındaki saklı gerçeklerden birisi de Anadolu’dan Türkleri söküp atmaksa kimse bana “Ben Ortadoğu Projesi’nin” eşbaşkanıyım diye milletin karşısına çıkmasın.

Bu millet söylenen her şeye inanır görünür ancak inanmaz, söyleyenler de söylediklerine inanılmadığını anladıklarında iş işten geçmiş olur.

“Kimse benim karşıma Türlükle çıkmasın”  diyenlere de eğer Türk ise, Türk Milletinin yaptıklarını ve yapabileceklerini unutmasın.

Karaduman bayramdan sonra sahada olacaklarını söylemiş ya, Türkiye’nin Arapların, Rumların, İsraillilerim ve İsrail piyonlarının olmadığını hatırlamasını istedim.

Unutulmasın ki Ormanlı diye bir devlet olabilir ancak böyle bir ırk yoktur.

Ancak Türk diye bir ırk da varır, Türk Devletleri de tarihin her sayfasında olduğu gibi bundan sonraki sayfalarında olacaktır.

Türklüğü karşısına alıp aşağılamak isteyenlerde ise tarihler “Türk Düşmanı, vatan hainleri” olarak tozlu sayfalarda sadece isimleri kalacaktır.

 

KURBANLIKLAR NEREDEN GELECEK?

Hoca Efendi’nin bir açıklama yapmasını istemek hakkını kendimde görüyorum.

Hatta Diyanet İşleri Başkanlığından da bir açıklama yapılması gerektiğine inanıyorum.

Önümüz Kurban Bayramı. Allah kabul etsin durumu yetenler kurbanlarını kesecekler.

Belki dolapta saklayacaklar belki eşe dost be komşulara da dağıtacaklar.

Ancak merak ettiğim Yurtdışından ithal edilen anguslardan kurban olup olmayacağıdır.

Eğer olacaksa sorun yok.

Yok eğer olmayacaksa Türkiye’de büyükbaş hayvancılığı dibe vurduran belki de büyükbaş hayvan bulamayan bulup da ücreti nedeniyle alamayıp kurban kesmeyenlerin günahlarını kimler üstlenecek?

Türkiye’de hayvancılığı bitme noktasına getirenler mi?

Ayrıca bir öneride bulunuyorum:

Kurcan etleri eğer bağışlanacaksa Kuran Kurslarına ve tarikat yurtlarına ve yuvalarına değil de Kızılay’a veya Türk Silahlı Kuvvetlerine bağışlanmalıdır.

Tabi buna cesaret eden olabilirse…

 

GÜNÜN SÖZÜ

Bildiğini bilenin arkasından gidiniz, Bildiğini bilmeyeni uyarınız, Bilmediğini bilene öğretiniz, Bilmediğini bilmeyenden kaçınız. (Konfüçyus)