Bayanlar El Atınca Değişir
Yazarlar // 10 Temmuz 2017 Pazartesi 00:27

İsmail BAŞARAN

BİR adam okyanus sahilinde yürüyüş yaparken, denize telaşlı bir şeyler atan birine rastlar.  Biraz daha yaklaşınca, bu kişinin sahile vurmuş denizyıldızlarını denize attığını fark eder.

Niçin bu denizyıldızlarını denize atıyorsunuz, diye sorar.

Topladıklarını hızla denize atmaya devam eden kişi:

Yaşamaları için, cevabını verince, adam şaşkınlıkla:

İyi ama burada binlerce denizyıldızı var. Hepsini atmanıza imkân yok. Sizin bunları denize atmanız neyi değiştirecek ki, der.

Yerden bir denizyıldızı alıp denize atan kişi:

Bak onun için çok şey değişti, karşılığını verir.

Bu fıkrayı neden anlattım?
Bir şeyi değiştirmek için önce uğraş vermek gerekir.

Bu uğraşı Samsun’un Yakakent İlçesi’ndeki kadınlar vermeye başladılar.

Önceki gün bir grup kadın Yakakent’te eylem yaptılar.

Kazılan ve yapılacağı söylenen yollarının bir türlü yapılmadığından toz yutmaktan artık bıktıklarını, bu sorunun bir an önce giderilmesini istediler.

Başbakan Binali Yıldırım “Adalet Yürüyüşü” yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve binlerce insan için, “Bakın bizim yaptığımız otoyollardan yürüyorsunuz” demeye getiriyor ya ikide bir.

Yakakent Belediyesi’nin yapmadığı, Büyükşehir Belediyesi’nin yapmadığı şehir içindeki bir yolun yapımı için Yakakentli kadınlar da Başbakan Binali Yıldırım’ın babasının parasıyla yapılan yollara dökülürse şaşmamak gerekir.

Tabi Türkiye’de insanların haklarını aramalarına engel bir yasa el çıkarılmadıysa gecenin bir vaktinde.

Gelelim, Yakakent’in içindeki bu yolun yapılıp insanların toz yutmaktan ciğer hastalığına yakalanmalarının önüne ne zaman geçileceğine?

Yolların yapımını acaba kadınlar seçim zamanını mı bekleyecekler?

O zaman kendilerine verilecek “Bizi seçerseniz yolunuzu yaparız” mı diyecekler?

Olur mu böyle iş?

Olur elbette.

Türkiye’de bu güne kadar neler olmadı ki?
Yılların uğraşıyla, binlerce şehit verilmesiyle kurtarılan bu millet ve Kurulan Cumhuriyet dönemi, bir gecede tek bir liderin eline bırakılmak istendiği gibi…

 

PLANSIZ YATIRIMLAR VE SONUÇLARI

Samsun’da Olimpiyatlar yapılacak.

Bu iyi bir haber. Hazırlıklar sürüyor.

Ancak bu olimpiyatlara katılacak olan sporcular ve yöneticiler Samsun’da hava yoluyla gelemeyecekler.

Ordu veya Merzifon Hava yoluyla gelebilecekler Samsun’a.

Çünkü plansız programsızlık yine çıktı Samsun’un karşısına.

Havaalanı kapalı. Gerekçe onarılacakmış.

Ya olimpiyatlar yapılmasıydı, ya da hava alanının onarımı daha önceye alınsaydı.

Samsun ne çekiyorsa, siyasilerin bu plansızlıkları sonundaki hatalardan çekmiyor mu?
Biz buradan, “Samsun Hava Alanı, Ordu ve Merzifon Hava alanlarının yolcu sayısının artırılması için onarıma alınacak” diye yazınca eleştirilmiştik.

Şimdi gördünüz mü gerçeği?
Samsun’a gelecek olanlar ya Ordu ya da Merzifon hava limanlarını kullanmak zorundalar.

Birileri Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve kurtuluş ateşinin yakıldığı Samsun’u büyütmek yerine küçültmeye mi uğraşıyorlar?

 

GÜNÜN FIKRASI

Adam trafikte "alçaktan uçarak" giderken polise yakalanır...Kenara çeker ve arabadan iner:

Buyrun Memur Bey!

Beyefendi aşırı hız yaptığınız için sizi durdurmak zorundayım, ehliyetiniz lütfen?

Ehliyetim yok, son yaptığım kazada ehliyetime el koydular memur bey.

Peki aracınızın ruhsatını görebilir miyim?

Araba benim diil memur bey; çaldım ben bu arabayı.

Anlamadım nasıl yani, siz bu arabayı çaldınız öyle mi???

Evet memur bey, aa durun bi dakka torpido gözünde ruhsat olacaktı, silahımı oraya koyarken ruhsat gibi bişi gördüm galiba....

Polis iyice şaşırır:

Torpido gözünde silah mi var?

Evet memur bey, bu arabanın sahibi kadını vurduktan sonra cesedi bagaja koydum silahı da torpido gözüne koydum...

Bi de bagajda ceset mi var?!

Evet memur bey.......

Trafik polisi bunu duyar duymaz amirini arar, arabanın etrafı bir anda polislerle dolar ve adamı sorguya alırlar.... Ekipler amiri adamın ehliyetini ister, adam ehliyetini çıkarır ki ehliyet geçerli  temiz hiçbir anormallik yok.. Bunun üzerine adamın ruhsatını ister, adam çıkartır ruhsatı da verir, ekipler amiri yine bakar ki araba adama ait.. Derken adamdan torpido gözünü açmasını ister, adam açınca ortaya çıkar ki orada da silah falan yok...

Ekipler amiri bir de bagaja bakmak ister adam bagajı açar orada da ne ceset ne bişi yok.. Bunun üzerine ekipler amiri "Çok garip"  der...."Sizi durduran memurun anlattığına göre bu arabanın bi kadına ait olduğunu söylemişsiniz, kadını oldurup cesedi bagaja; silahı da torpido gözüne koymuşsunuz..."

Adam güler: İnanamıyorum.... O şimdi benim için "Aşırı hızlı gidiyordu" da demiştir....

 

GÜNÜN SÖZÜ

Kinimiz büyüdükçe, kin beslediğimiz kimseden daha küçülürüz. La Rochefoucauld