Baskı ve Gerçekler
Yazarlar // 28 Kasım 2020 Cumartesi 17:03

İsmail BAŞARAN

Türkiye’nin neredeyse tümünde salgının iyi yönetilemediği ve gerçeklerin vatandaşlardan saklandığı ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı’nın bu rakamları gizlediği iddia edilince Sağlık Bakanlığı da rakamları açıklanmaya başladı ve hasta ve ölüm rakamları birden bire yükseldi. Son günkü rakamlar virüste rakamlar arttı.  Artışın da günlük koronalı hasta sayısını 28 bin 351 olarak açıklaması, umutsuzluğa itti vatandaşı.

Samsun’da da virüste yüzde 50’lik bir artış yaşandı. Samsun’daki vaka sayısının artışı Tabip Odası tarafından da doğrulandı. Ve de bu rakamlar işin hangi vahim durumda olduğu da gösterdi. Samsun maalesef salgın nedeniyle içine kapanmış durumda. Vatandaş artık gerçekten sokağa ekmek almak için bile çıkmaktan korkar duruma geldi.

Ve, vatandaşın gözü açılınca bu virüsün Türkiye’de yayılmasının nedenleri de konuşulmaya başlandı. Vatandaş işin başında Diyanet’in salgın zamanı umre ziyaretinin açılması olarak gösteriliyor ve artık vatandaşlar kendi aralarında konuşurken bu gerçeği de seslendiriyor.

Düne kadar gerçek rakamların açıklanamaması problemi daha da büyüttü, sokağa kontrolsüz çıkışların artmasını sağladı.

Şimdi ne oldu? Samsun’daki vatandaş, gerçek olmasa da açıklanan rakamların yükselmesiyle içine kapanmaya başlandı. İnsanlar evden çıkmaz durumda.  Bunun altında yasaklar değil de can korkusu yatıyor.

Samsun’daki gerçeği, caddeler ve yollarda bir anda oluşan sessizliği de salgının artışından kaynaklandığını ifade etti. Vatandaşların zorunlu işi olmadıkta evden çıkmamaları isteniyor.

Tamamda bunu isteyenler küçük esnafın evlerini nasıl geçindirecekler hakkında neden bir açıklama yapmıyor. Esnafa evinden çıkma demek kolay da nasıl geçinecekler sorusunun karşılığı da galiba “ölen ölür kalan sağlar bizimdir” şeklinde oluyor.

İktidar ne kadar baskı yapar sokağa çıkmaları yasaklarsa yasaklasın vatandaş buna ne kadar uyacak. Aç olarak da yaşanmıyor ki, birileri vatandaşın vergileriyle saraylarda oturur ahkâm keserlerken vatandaş salgın nedeniyle de can veriyor ve bu rakam da sürekli artıyor.

B pandemi döneminde gerçekten sorulması gereken soruyu yıllar önde Mehmet Akif şöyle sormuş:

“Mazlumu nedir ezmede, ezdirmede mana? Zalimleri adlin, hani öldürmedi hâlâ.

Cani geziyor dipdiri... Can vermede masum Suç başkasınındır da niçin başkası mahkûm?”

 

GÜNÜN SÖZÜ

Unutmayın, yaktığınız can kadar canız yanacak ve üzdüğünüz kadar üzüleceksiniz.