Başkanlarınızı Seçebilecek misiniz?
Yazarlar // 13 Ağustos 2018 Pazartesi 22:12

İsmail BAŞARAN

Bizim ülkemizde demokrasimiz de bir gariptir. Bizde de diğer demokrasiyle yönetilen ülkelerdeki gibi “Seçme” ve “Seçilme” hürriyeti olduğu söylenir.

Söylenir de ne kadarı gerçektir, bunu kimse kestiremez.

Sizi listeye yazarlar, “Seçmensiniz” derler. Böylece üzerinize bir görev yüklerler. Eğer “Seçmez iseniz” cezaya bile çarptırılırsınız.

Seçmek zorundasınız, ancak seçmek zorunda olduklarınız sizden önce birileri tarafından seçilenlerdir.

Bu birileri, bazen bir genel başkan, bazen de bir kurul olmaktadır.

Siz hiçbir zaman “Gönlünüzden geçen” , “Kafanıza yatan”  veya  “Seçmek istediğiniz “ adayı seçemezsiniz.

Bu hep böyle gelmiştir, belki hep böyle de gidecektir.

Siz bakmayın o “Katılımcılık” sözlerine.

İnanmayın da.

Ey vatandaş!

Seçilmişleri değil, atanmışları hiç değil.

Gönlündekini seç, gönlündekini.

İşte bunun adı demokrasidir.

Bunun adı katılımcılıktır.

Alın size bir seçenek.

Kimi belediye başkanı olarak görmek istiyorsunuz Büyükşehir’den mi, alt kademe belediyesinden mi, ilçeden mi?

Nerden isterseniz, bu istediğiniz yeri ve adayınızın ismini yazın yeter.

Bunun adını kimse “Güdümlü Demokrasi" koyamaz.

Vereceğiniz oylarla bir sonuca varılır. Varılır da sonuç uygulanır mı yoksa Parti liderinin dediği mi olur bu arada sizin de gazınız alınır.

Seçime ben de katıldım dersiniz.

Bize kimleri seçmemiz gerektiğini söyleyenleri ve bizlere dayatılanları, göreceğiz.

ALGI OPERASYONU

Türkiye Cumhuriyeti bir papaz yüzünden neredeyse tüm dünya ile papaz olacak. Olacak da asıl konudan bahseden yok.

Vatandaş bahsediyor da havuz medyasında eleştirel bir habere bile rastlanmıyor.

Havuz medyası ve televizyonlar Karadeniz Otoyolunun Ünye bölgesinde neden yıkılmış olabileceğinden yapım hatası olup olmadığının araştırılması gerektiğinden bahseden yok.

Çünkü yapan yüklenici ortaya çıkarsa, işin ucu büyük ihaleleri veren siyasi çevrelere dayanabilir korkusu var.

Yandaş medyanın bu tutumu, halkı bilgilendirmemesi ve algı operasyonu yapması yakın tarihimizde yaşanmıştı.

İkinci Dünya Savaş sırasında Hitler dönemini ve bu dönemin Alman Medyasını karıştıranlar orada da o tarihlerde yandaş medyanın benzer algı operasyonlarına rastlayabilirler.

İkinci Dünya Savaşı sürerken Alman Medyası durumun gayet iyi gittiğini hele Ruslarla yapılan savaşları hep kazandıklarını yazdığını göreceklerdir.

Ancak Alman Halkı Rus tanklarının ülkelerine girdiğini ve “Utanç Duvarı” adı verilen

Berlin Duvarı’nın inşa edilmekte olduğunu görebildiler.

Yani, yandaş medyanın Hitler bağımlısı olması sonucu Almanya ikiye bölünüyordu. Ve de öyle oldu, Batı Almanya ve Doğu Almanya diye iki devlet türetildi.

Siyonizm’in oyununa gelinmişti.

Şimdilerde bu oyun Türkiye üzerine oynanıyor buna da bazı siyasiler acaba alet mi oluyor?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmalarında “Onların doları varsa bizim de Allah’ımız var” diye sesleniyor kendisini dinleyenlere.

Sayın Erdoğan öyle anlaşılıyor ki konuşmalarında ve dünya paraları üzerine yanlış yönlendiriliyor.

Atatürk silinerek üzerine Recep Tayyip Erdoğan’ın resimleri basılan Türk parasında, Amerikan dolarının üzerinde var olan bir yazı ise yer almıyor.

O yazı ne mi?

Amerikan Dolarının üzerinde, Türk Parasının üzerinde olmayan “IN GOD TRUST” yani “Biz Allah’a güveniriz” yazısı yer alıyor.

Kısaca adamlar sadece paraya değil Allah’a da güvendiklerini paranın üzerine yazıyorlar.

İyi Uykular Türkiye…

 

GÜNÜN SÖZÜ

Her bildiğini söyleme, fakat her söylediğini bil. Marcel Lenoir