Başkan Kendi Kadrosunu Kurmalı
Yazarlar // 06 Aralık 2018 Perşembe 13:03

İsmail BAŞARAN

Adalet Ve Kalkınma Partisi Samsun Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak Mustafa Demir’i açıklayınca işler biraz karışır gibi göründü. Gerekçe ise Zihni Şahin neden olmadı sorusunun bir cevap bulamamasıydı.

Demir il yöneticileriyle yerel medyayı ziyaretle başladı işe bu arada Hedef Halk Gazetesini de ziyaret etti. Siyasete girdiği günden beri tanıdığım Demir, samimi davranışlarını kaybetmemiş.

Gazete’de sohbet ve açıklamalar sırasında işini yaparken acımasız olacağını dile getirdi.

Mustafa Demir’in konuşmaları sırasında asıl dikkat edilmesi gereken "Benim kesinlikle kimseyle işim ve kavgam olmaz" cümlesiydi.

Demir işini yaparken katı ve acımasız olacağına dikkat çekti. Buradan hareketle aklıma gelen soruyu sormadan olmaz.

Soru şöyle:

Eğer seçilirseniz karargâhınızı değiştirecek misiniz?

Biraz daha açalım:

Yusuf Ziya Yılmaz zamanında kurulan karargâhta görevden alınma ve yeni atamalarla mı başlayacaksınız?

Demir "İşimi yaparken katı ve acımasızımdır. Adaylığımıza tepkiler olabilir, ama saha çalışmalarımızda son derece olumlu tepkiler alıyorum” cümlesini de kurdu.

Mustafa Demir bana göre işe baştan başlamalı, bu baş neresi ve ucu kime gider diye de düşünmemeli, önce Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin borçların ve ödeme planlarını çıkartmalı ardından da alınan kredilerin ve toplanan verdilerin nerelere harcandığının hesaplamasını çıkartmalı. Yanlış anlaşılmasın kimseyi suçlamıyorum. Yapılacak bu soruşturmayla şehirdeki söylentilerin de önüne geçileceği inancındayım.

Evet, önce karargâhının mal varlıklarının araştırılmasıyla başlanabilir. Göreve gelmeden kendilerinin ve ailelerinin mal varlıkları ne kadardı şimdi ne kadardan başlayabilir.

Böylece de belki şehir efsanelerinin önüne geçmiş olur.

Bir başka soru da ilçe belediye başkanları ile uyum içinde çalışıp çalışmayacağı.

Al bunlarla çalış diye dayatılan belediye başkanlarıyla bir başkan nasıl çalışabilir sorusuna ben cevap bulamadım da.

DUYARSIZ TOPLUM OLDUK

Elektrik, doğalgaz,  akaryakıta gelen zamlara karşı ne kadar duyarsız bir millet olduğumuzu Fransa’da başlayan ve sonra da çevre bazı ülkelere de sıçrayan akaryakıta yapılan yüzde birlik orandaki zamma karşı ülke insanlarının yakıp yıkmak ve polisin tutumu karşısında bu ülkelerin vatandaşlarının neler yaptığını haberlerden izliyoruz.

Sonuçta zamlar geri alındı Fransa’da.

Demek ki halkın istediğini iktidarlar uygulamak durumunda kalıyorlar.

Bu da demokrasinin işlediği ve uygulandığı ülkelerde oluyor.

Ya ülkemizde nasıl oluyor?

Sesini çıkaranın tepense biniliyor. İki kilo pirince üç kilo soğana muhtaç bırakılanlar yardımları alınca seslerini çıkarmıyorlar.

Benim ülkemin büyük bölümünde İnsanlar önce muhtaç ediliyor ardından yardım ediliyor sonra da oyları alınıyor.

Türkiye’de demokrasi işle böyle gerçekleşiyor.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir. (Cenap Şahabettin)