Bakan Değişecek Mi?
Yazarlar // 14 Temmuz 2018 Cumartesi 08:02

İsmail BAŞARAN

Türk ekonomisi Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’a.  Emanet.

Yeni sistemde işinin ehli olan bir kişinin ekonominin başına geçirilmesi ka dar normal bir durum olamaz elbette.

Ancak bu damat olayı bana Osmanlı hanedanındaki Damat Ferit Paşa’yı hatırlattı.

O zaman öyleymiş.

Padişah ve damatları tarafından yönetilen Osmanlı’nın düştüğü durumu tarihler yazıyor. Elbet bu tarihlere inanmayanlar vardır, her zaman olmuştur bundan sonra da olacaktır. Paranın başına damadın bakan olarak atanması sanırım işlerin iyi gitmeyeceğinin sinyallerini veriyor.

Çünkü dolar almış başını gidiyor, akaryakıt fiyatları yerinde bir türkü durmuyor. Her geçen gün depolara konulan akaryakıtın miktarı verilen paraya göre düşüyor.

Peki neden?

Neden olacak, petrolde dışa bağımlıyız.

Damadın ekonomi biriminin başına geçirilmesini dış güçler içlerine sindiremiyorlar.

O nedenle doları durmadan yükseltiyorlar.

Gerçek acaba bu mu, yoksa Türk Lirasının değerinin üzerinden Atatürk resminin kaldırılmasıyla dibe doğru vurması mı doların yükselmesine yol açıyor.

Türkiye dışa bağımlı üretemiyor ve satamıyor, iç piyasaya bile hakim olamıyor ve ithal ürünleri almadan yaşamını sürdüremiyor.

Bu mu paramızın değerinin düşmesine neden oluyor acaba?

Hep dış güçlerde buluyoruz hatayı, biz yönetenler hiç mi hata yapmıyorlar?

Bir ülkeyi yönetenler saraylarda yaşıyorsa o ülkenin vatandaşı açlık ve sefalet içinde yüzüyordur.

Bütün bu olumsuzlukların giderilebilmesi Büyük Millet Meclisi eğer varsa ve çalışabilecekse, milletvekilleri boşuna maaş almayacaklarsa, araştırma komisyonlarının kurulacak çalışmasına milletvekillerinin tamamının evet demesinden geçiyor.

Son günlerde televizyonlarda bir kedicikler muhabbeti var. Malum kanalları ne dolardan ne petrolden bahsediyor ne de pazardaki yangından söz ediyor.

Varsa yoksa kedicikler. Neymiş Oktar tutuklanmış, villada yaşıyormuş, dış bağlantıları varmış. Bunların hepsi doğru olabilir, ancak 15 veya 20 yıldır bilinmiyor muydu bu. Millet bunlarla uğraşsın, gerçekleri görmesin diye mi düğmeye basıldı.

Önemli olan kedicikler değil, Türkiye’nin baş dertlerini konuşmak.

Necip Fazıl diye bir adam yaşamış bu ülkede ve benzer yönlendirmeler için yazmış.

"Ya baş derdi konuşun yahut hiç toplanmayın;

Kurultay kapısında tokaları neyleyim?

Bahsetme sayın bayım, beş yıllık planlardan,

İki ucu kavuşmaz yakaları neyleyim?"

 

GÜNÜN SÖZÜ

Hoşuna giden her şeyi söyleyen kimse, hoşuna gitmeyecek şeyler işitir. Louis Levinson