Bahçeli Sansür Mü İstiyor?
Yazarlar // 10 Ocak 2019 Perşembe 06:34

İsmail BAŞARAN

Son zamanlarda okullardaki olayalar ve öğretmenlere, öğrencilere çeşitli ateşli ve delici silahlarda yapılan saldırılar için konuştu Bahçeli ve medyada yer alan haberlerin bu tür olayların artmasına yol açtığı şekilde yorumlanabilecek ifadeler kullandı.

Ne demek şimdi bu?

Ülkeyi bu hale getirenlerin nedenlerini araştırıp önlemek yerine medyayı eleştirmek neyin nesi?

Bahçeli haberlere sansür mü istiyor yoksa medya çalışanlarının oto sansür baskısıyla sindirmek m istiyor? Sorun galiba sansür veya oto sansür ile çözülemez. Biz ülke olarak bu sansür işlerini çok yaşadık. Sonuçta ülke askerin siyasete üstün olduğu günler getirdi insanımıza ve baskılar geldi.

Ancak hepsi geçti. Tarihlere de ihtilal diye yansıdı, ihtilali yapanların mezarlarına kaç kişi gidiyor acaba bayramlarda, kimler olumlu olarak anıyorlar. Her türlü sansüre karşı olan birisi olarak yazıyorum bunu.

 

ARADAN KİM ÇIKACAK

Samsun 'da CHP, 5 Aralık 2018 tarihinde Yakakent Belediye Başkan Adayını Ramazan Şensoy olarak açıklamıştı. İYİ Parti-CHP arasında sürdürülen ilçe ittifak görüşmelerinin sürdüğü açıklanırken, İYİ Parti sürpriz yaparak, Yakakent Belediye Başkan Adayı olarak Kadir Güntay'ı açıkladı.

Şimdi soru şu: Seçimi kim kazanacak, hangi partinin adayı bu denklemle daha şanslı olacak? Bir tarafta tek aday çıkaran bir blok, diğer tarafta iki aday çıkarması olası bir blok var. Eğer CHP ve İYİ Parti tek aday çıkarırsa seçim sonuçları Cumhur İttifakı karşısında denkliği sağlayabilir. Millet ittifakı tek aday çıkarırsa seçime gitmeye gerek var mı işte bu sorunun cevabını verebilmek zor gibi.

 

POLİTİKA NASIL YAPILIYOR

Çocuk babasına sorar: "Baba politika nedir?"

Baba şöyle der: "Bak oğlum, ben eve para getiriyorum, öyleyse ben kapitalistim.

Annen parayı yönetir, öyleyse o hükumettir.

Deden paranın doğru idare edilip edilmediğine dikkat eder, öyleyse o da sendikadır.

Hizmetçi kız ise isçi sınıfıdır.

Bizlerin ise tek hedefi vardır, senin rahatlığın. Dolayısıyla sen de halksın ve altında bezi ile yatan küçük kardeşin ise gelecektir.

Söyle bakalım anlayabildin mi?"

Çocuk düşünür ve o gece babasının anlattıklarını düşüneceğini söyler. Gece yarısı çocuk uyanır. Çünkü küçük kardeşi altını pisletmiştir ve ağlamaktadır. Ne yapacağını bilemeyen çocuk anne ve babasının yatak odasına gider. Annesi yalnız ve derin bir şekilde uyumaktadır, öyle ki onu uyandıramaz. Hizmetçi kızın odasına gider. Bakar ki babası hizmetçi kızla yatmaktadır. Dedesi de pencereden gizlice onları izlemektedir.

Hepsi öyle meşguldürler ki çocuğun orada olduğunu fark etmezler bile. Çocuk hiç bir şey yapamadan yatağına geri döner.

Ertesi sabah baba çocuğa kendince politikanın ne olduğunu anlatmasını ister.

-"Evet" der çocuk, "kapitalizm" işçi sınıfını kötüye kullanıyor... Sendika bunu seyrediyor... Bu arada hükümet uyuyor... Halk ise dikkate alınmıyor ve gelecek okun içinde yatıyor!

Bu fıkradan ne anladığınızı sanrım sormaya gerek yok.

Politika aynen böyle uygulanmıyor mu ülkemizde?

GÜNÜN SÖZÜ

Akıllı Olup Dünyanın Kahrını Çekeceğine Deli Ol Dünya Senin Kahrını Çeksin!