Ayrımcılığa Davetiye: Aday Öğretmenlik Sürecinin Kaldırılması
Yazarlar // 11 Ekim 2015 Pazar 00:00

Hasan GÜNEŞ

Aday öğretmenlik sürecinin kaldırılmasına ilişkin 1739 sayılı Milli Eğitim Temel 
kanununun “öğretmenlik” başlıklı 43. Maddesi 6. Fıkrasında 20014 yılı Mart Ayında yapılan 
değişikle; Aday öğretmenler, en az bir yıl fiilen çalışmak ve performans değerlendirmesine 
göre başarılı olmak şartlarını sağlamak kaydıyla, yapılacak yazılı veya yazılı ve sözlü sınava 
girmeye bhak kazanırlar…..hükümleri ile aday öğretmenlerin adaylık işlemlerine öncelikle 
performans değerlendirmesine göre başarılı olmak, yapılacak yazılı veya yazılı ve sözlü sınava 
girme sistemi getirilmiştir.
Genelgede görüldüğü gibi sözlü sınavı bir örtülü mesaj şeklinde verilmektedir. Eğer sözlü 
sınavı uygulanırsa, yandaş öğretmen çalışanları oluşturma çabası kaçınılmaz görünmektedir. 
Kuşkusuz, siyasi iktidar yandaş öğretmenleriyle aynı siyasi iktidarın değer yargılarına 
öğrencileri yetiştirmek istemektedir. Böyle bir sürecin hayata geçirilmesi de çok tehlikeli 
sonuçlara yol açacağı apaçık ortadadır.
En başta, genel kabul görmüş evrensel değerler doğrultusunda öğrencilerin yetiştirilmesi 
şüphelidir. Yine, ayrımcı bir tutumla seçilen öğretmenlerle demokratik değerlere bağlı 
bireyler yetişir mi?
Aslında; örgüt olarak okulun etkililiği öğretme-öğrenme sürecinin sağlıklı işlemesine 
bağlıdır. Yandaş öğretmenlerle bu koşulları sağlamak mümkün mü? 
Kuşkusuz, öğretme-öğrenme süreci zorlu bir süreçtir, yetenek, bilgi ister. Yandaş 
öğretmenlerle bunu sağlamak mümkün mü?
Eğer, sözlü sınavı ile yandaş öğretmenler seçilirse, şu sonuçları beklemek mümkündür: 
Yandaş öğretmenler;
- Sınıf yönetimi hususunda başarısız olmaları muhtemeldir.
-Referans aldıkları grup/grupların niteliklerini benimsediklerinden demokratik bir sınıf          
iklimi yaratamazlar.
-Sınıfta, ayrımcılık göstermeleri muhtemeldir.
-Disiplini oluşturmak adına kuralları oluşturmada öğrencileri kararlara katmayacakları 
muhtemeldir.
- Demokratik olamayacaklarından, farklı öğretim yöntemlerinden yararlanmamaları 
muhtemeldir.
-Demokratik davranamayacakları için öğrencilerin kendilerini ifade etmelerine daha az 
olanak tanıyacaklardır.
Sonuç olarak; aday öğretmenliğin kaldırılmasına yönelik sözlü sınavı eğitim sistemini süreç 
olarak işlevsizleştirecektir. Başka bir ifadeyle, eğitimin sosyal, ekonomik ve siyasal işlevlerinin 
etkili bir biçimde gerçekleştirilmesi olası değildir. Bu nedenle, aday öğretmenliğin 
kaldırılmasında düşünülen sözlü sınavı yeniden düşünülmelidir.