AYIP OLMADI MI?
Yazarlar // 10 Nisan 2019 Çarşamba 10:58

İsmail BAŞARAN

31 Mart Yerel Seçimleri sonucu Atakum Belediye Başkanı seçilen Av. Cemil Deveci, düzenlenen devir teslim töreni ile belediye başkanı mührünü ve makamı devir aldı. Deveci, göreve başlamasının ilk saatlerinde, önüne gelen haciz dosyası ile şok yaşadı.

Oysa Deveci göreve başlayalı daha bir iki saat olmamıştı. Önüne bir icra dosyası geldi. Bir kişi, Atakum Belediyesi’ne icra takibi başlatmıştı. Deveci olayın şokunu yaşarken ‘’Hizmete başladığımız ilk dakikalarda böyle bir icra takibi ile karşılaşmak üzücü bir durum. Bir enkaz devralacağımızı biliyorduk ancak ilk günden de böyle durumla karşılaşacağımızı tahmin etmemiştik. Gerekli tüm işlemlerin başlatılması için arkadaşlarımız çalışmalara başladılar“ dedi.

AK Parti’nin Belediyeleri devretmemekte direnmesinin ardındaki gerçekler su üstüne çıkmaya başladı. Hani futbol maçıyla ilgili bir tekerleme vardır, “Dakika bir gol bir” derler ya aynen öyle.

Aslında bu icra dosyasını göreve başladığı gün önünde bulan Cemil deveci “golü yiyen” taraf olmadı. Golü atan da AK Parti’li Başkan İshak Taşçı değildi. Tam dersi oldu, golü yiyen Atakum’u daha önce yöneten AK Parti oldu. İcrayı başlatan şahsa sormak gerekir; neden devir telimden önce başlatmadın icrayı, neden AK Parti’li belediyenin borç batağında olduğunu gözler önüne sermedin?

Seçimleri kazanabilmek için her türlü “yasal yollara”  başvuran belediyenin gerçek nedeni, borçların ortaya saçılacak olmasının altında yatıyordu sanırım. Borçlar ortaya çıkacak, neden ve kimden neler alındığı araştırılacak sonra da gerekirse Belediyeyi borç batağına saplayanlar hakkında belki de yasal yollara başvurulacaktı.

Korku dağları bekler derler de bazen o dağlar da aşılabiliyor demek ki, aynen Atakum’da olduğu gibi.

Benzeri olayların yakında İlkadım Belediyesi bünyesinde de yaşanabileceği unutulmamalıdır. Yapılması gereken her iki belediye başkanı Cemil Deveci ve Necattin Demirtaş’ın bağımsız denetim kurumları tarafından belediye bütçelerini denetletmeleridir.

Bir başka konu da Belediyelerde bankamatik işçilerinin olup olmadığıdır ve araştırılarak bunların ortaya çıkarılmasıdır. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden bu konuda gelen haberlere bakılırsa insanın aklına “Samsun’da da var mı?” sorusunu sormak geliyor.

 

GEÇİM DERDİ YİNE GÜNDEMDE

Türkiye’de seçimler büyük ölçüde tamamlandı. Samsun’da da mazbatalar dağıtıldı yeni başkanlar koltuklarına oturdu, projelerini uygulamaya başlayacaklardır, tabi kasalarda para ve kendilerine borç verecek banka bulabilirlerse.

Bulamazsalar ne yapacaklar, ben onu bilemem ancak vatandaşın durumunun da belediyeler gibi olduğunu, yani borç batağında olduklarını söylemek mümkün. Bunun en önemli nedenlerinden biri de üretmekten alıkoyulan Türkiye’nin tüketim toplumu haline getirilmesinden kaynaklanmaktadır.

Soğan ve biber el yakıyor, domates ve patlıcan masalardan kalkıyor. Et zaten tencerelerden kalktı. Et desen ortada görülmüyor gören de fiyatlar nedeniyle yanına yaklaşamıyor.

İnsanlarımız geçim sıkıntısı çekerken İktidar, yapılan hava meydanları ve otoyollarla, köprülerle övünüyor. Yapılan bu hizmetlerin paraları da o hava meydanlarını belki de hiç kullanmayan o köprülerden hiç geçmeyen insanlardan alınıyor.

Nerde adalet?

Artık Türkiye seçimden bir an önce kendini soyutlamalı ve geçim derdinin nasıl giderileceğine yoğunlaşmalıdır.