Ay, Şu Dış Güçler
Yazarlar // 09 Şubat 2019 Cumartesi 11:23

İsmail BAŞARAN

Türkiye’de enflasyonun bir türlü düşürülememesini ve hayat pahallılığını iktidar hep dış güçlere bağlıyor ya, artık buna inanasım gelmeye başladı.

Soğan, domates, patlıdan, biber fiyatlarını gördükçe rahmetli Barış Manço ve “Domates biber patlıdan” demesi geliyor aklıma. Meğer ne ileri görüşlüymüş, bunları bile bulamayacağımız ve yemekte zorluk çekeceğimizi yıllar önde anlamış bizlere anlatmaya çalışmış da anlamamışız. Rahmetli Manço dış güçlere dikkat etmemiz gerektiği vurgusu yapmış, biz espri sanmışız. Domates, biber, patlıcanı fiyatlarından dolayı yiyemediğimiz günlere geldiğimizi gördünüz mü?

Ah bu dış güçler yok mu, hep onların işi. Türkiye’de yerli torum üretimini yasaklayan, yasağa uymayanların para ve hapis ile cezalandırılacağını kanuna bağlayan AK Parti iktidarlarının hiç suçu yok bu konuda, hep diş güçler yapıyor. İç güçlerin ve bunlardan nemalananların hiç suçu yok.
İnsanoğlu gariptir, suçu hiç kendisinde değil de hep karşısındakinde arar. Bizim iktidar da öyle suçu dış güçlere atıyor kendisi zeytinyağı gibi suyun üstüne çıkıyor.
Türkiye’nin dar gelirliler için yaşamakta zorlandığı bir ülke olduğunu benim gibi alıklar ne zaman anlayacak, bu durumu düzeltmek için çaba harcayacak mı bilmiyorum da balıklar bile anlamış yaşamanın ne kadar zor olduğunu ve göç etmişler.
Bu sene bir görünüp bir kaybolan hamsi bile rotasını tamamen soğuk sulara çevirmiş ve Türkiye’den kaçmaya başlamış
Hamsinin Gürcistan'a kaçtığını ifade eden balıkçılar, vatandaşların fiyatı uygun olan mezgit, istavrit ve tirsiye yöneldiğini söylemişler. Hiç merak etmeyin yakında onlar da kaçarlar Türkiye’den.
İş adamlarının bazıları ve sermayenin Türkiye’den kaçmasının ardından balıkların da kaçmaya başlamasının nedenlerini açıklaya biliyor musunuz?
Ben açıklayamıyorum. Ancak zarar eden otoyolları ve köprülerin ülkemin gelişmesi için ödediğim vergilerden alındığını anlıyorum. Evrim geçiriyorum herhalde, alıklıktan balıklığa geçiyorum. Bu dünya böyledir galiba, hep öpen değişiyor ancak öpülen değişmiyor.

KENEVİR VE SİYASET
Birdenbire karşımıza bir kenevir çıkıverdi ve de üretilmesi serbest bırakıldı. Samsun’un Vezirköprü ilçesi de üretim yapılabilecek merkezlerden sayıldı. Neden acaba?
Orada seçim AK Parti açısından zora mı girdi? 
Kenevir neyin hammaddesi, hani bir zamanlar kötü bir içecek maddesi yapılıyor ve yasaklanmıştı ya. 
Şu siyaset ne garip işliyor Türkiye’de un dağıtılıyor, pirinç dağıtılıyor, odun kömür dağıtılıyor tamam anladık da kenevir nereden çıktı?Kenevirden giyecek mi yapılıyor?Pamuğun içine ettik de onun için olmasın sakın. Tütün ekim alanlarına kota getir, kenevir ektir. Yakında acaba kötü bir madde olan esrar satışı da serbest bırakılır mı?
Öyle ya uyanmakta olan milletin uyutulması şart sanırım.

GÜNÜN SÖZÜ
İnsanlar başaklara benzer. İçleri boşken başları havadadır; doldukça eğilir." Montaigne