Atatürk'e Saygısızlık
Yazarlar // 18 Kasım 2017 Cumartesi 10:20

İsmail BAŞARAN

Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşını başlatmak için Bandırma Vapuruyla
geldiği ve Anadolu topraklarına ilk adımını attığı yerdir Samsun.
Bu Samsun’da Mustafa Kemal’in kaldığı bir ev vardır. Adına da Atatürk
Evi denilmektedir.
Mustafa Kemal’in daha Atatürk adını almadan kaldığı bu evdeki eşyaları
da yıllardır sergilenir, müze yapılan bu evde.
Müzeler Müdürlüğü tarafından da korunmaktadır.
Ancak gerçekten korunmakta mıdır?
Bu Atatürk evinin yani müzesinin çevresinde seyyar satıcılar boy göstermektedir.
Simitçisi, gazozcusu ne varsa gelir giderler oraya.
Herhalde Atatürk’e saygılarındandır bu geliş gidişler.
Burası İlkadım Belediyesi sınırları içindedir.
Zaman zaman da oradan geçerken zabıtaların tur attıklarını görürsünüz.
Ancak bu zabıtalar ne hikmettir ki orada satış yapanlara dokunmazlar.
Bu Atatürk’e, bu Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusuna haliyle de Türkiye
Cumhuriyeti’ne hakaret değil midir?
Umarım İlkadım Belediyesi orada görevlendirdiği zabıtalarını bu
saçmalığın önüne geçilmesi için görev verir.

EKMEĞİMİZLE OYNUYORLAR
Bu ilde şu fiyatla satılıyor, bu ilde bu fiyatla satılıyor, anlamam.
Ben sadece Samsun’da kaça satıldığını biliyorum.
İkilik bir ekmek alıyorum her gün ve iki lira veriyorum. Yani demek
odur ki ekmeğin tanesine bir lira ödüyorum.
Ekmekteki batı rüzgârı Samsun’dan teğet mi geçer yoksa vurup mu henüz
belli değil. Eğer vurup geçecekse beni kimse uyutmaya veya kereviz
yerine koymaya kalkmasın. Ekmek küçülecek de israf önlenecekmiş.
Tamamen yalan. Bunun adı bal gibi zamdır.
Madem israf önlenmek isteniyor bu zamla, fiyatlar da indirilmelidir.
Böylece vatandaş da çok harcama yerine az harcamayı, yani israf yerine
tasarrufu seçer.
Tarih kitapları, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk kuruluşunda,
daha ülke yedi düvele karşı savaştayken bile Rusya’ya buğday yardımı
yapıyordu.
Şimdi öküzümüzü, danamızı, samanımızı, etimizi, yurt dışından getirir olduk.
Hey gidi Âşık Fakir ne de güzel söylemiş…
Tabip Sen Elleme Benim Yaramı, beni bu dertlere salanı getir, kabul
etmem bir gün eksik olursa, benden bu ömrümü çalanı getir, git ara bul
getir saçlarını yol getir…

GÜNÜN FIKRASI
İmam, ölmek üzere olan Temel’in üzerine eğilerek;
"Ölmeden önce şeytanı ve onun kötülüklerini lanetle" der.
Ancak Temel’den ses çıkmaz.
İmam isteğini bir kez daha tekrarlar ama Temel’in sessizliği sürer.
Sonunda imam kızgın bir ifadeyle;
"Neden şeytanı ve kötülüklerini lanetlemiyorsun, bre gafil?" diye
sorunca Temel halsizce cevap verir;
"Nereye gideceğum pelli olmadan kimse hakkinda konuşmak istemeyrum."

GÜNÜN SÖZÜ
Şurada, burada güçlü adımlarla dolaşmaktansa, doğru yolda sekerek yürümek iyidir. Augustinus