Alıştık Artık
Yazarlar // 01 Nisan 2017 Cumartesi 01:08

İsmail BAŞARAN

Bize küçüklüğümüzden beri “Alışırsınız” deniliyordu denildiği gibi de oldu.

Yani alıştık sizin anlayacağınız.

Türk halkı olarak sanırım şifreleri sonunda çözebildik.

Bakıyoruz, bir siyasi parti piyasaya tartışılacak yeni bir şeyler atıyorsa mutlaka başka taraftan birileri bizleri öpüyordur.

Son günlerdeki referandum tartışmalarında olduğu gibi.

Tüm TV kanallarında, tüm açık ve de kapalı oturumlarda, tüm gazetelerin manşetlerinde bu konu var.
Bu var da, vatandaşın gerçek derdi, işsizlik, pahallılık bu Referandum olayı gerçek sıkıntılarımızı unutturdu galiba.

Son yıllarda hep söylendi durdu.

Hayat pahallılığına da alıştık, teröre de alıştık.

İşsizliğe de alıştık, işten çıkarılmalara da alıştık.
Sahi bizi bunlara alıştıranlar kimler?
Onu hiç düşünmedik değil mi?
Hangi siyasi partiden olursa olsun seçim Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderdiklerimiz.

Çünkü Hükümet bölücü terör örgütü eylemlerini durdurmuyor, vatan evlatları yine şehit ediliyor, yine birçok ocağa ateş düşüyor. Yine “şehitler ölmez vatan bölünmez” sözleri yükseliyor hançerelerden.

Şehit cenazelerinde herkes yerini alıyor.
Siyasilerin bir bölümü başlarını öne eğiyor bu cenazelerde.
Neden?
Vatandaşın gözüne bakmaya cesaret mi edemiyorlar?

Alışırsınız demişlerdi bir zamanlar, sanırım sonunda alıştık.

Ne zaman konu değiştiriliyorsa, yeni tartışmalar ortaya atılıyorsa birileri bizi öpüyor biz farkında bile olmadan…
Buna da alıştık…

BELEDİYELER VE DİLENCİLER
Duygu sömürüsü yapanlar bu ülkede kazananlardır.

Bunların içinde siyasetçiler de vardır.

Dilenciler de.

Belediyelerin siyasetçilere bir yaptırımı olamaz da sanırım dilencilere olabilir.

Sokaklarda gezenler görüyorlar.
Sanki bizim vatandaşlarımız yetmezmiş gibi şimdi bir de Suriyeliler çıktı insanların başına.

Size hangi köşede hangi dilencinin el açıp duygu sömürüsü yaptığını anlatabilirim.

Çünkü sanki dükkan açmışlar hep aynı noktada duruyorlar.

Bu insanları dilenmeyecek gelir düzeyine çıkarmak sorunu kökten çözecektir, tamam da kolay olmuyor ki.

O zaman yapılması gereken nedir?

Belediye zabıta görevlilerine belediye başkanlarının emri verip dilencilerin toplanmasını sağlamaktır.

Neden yapmıyorlar?

Samsun’da dilencilerin hep İlkadım sınırları içerisinde biriktiklerini görmek mümkündür.

Bu sakın İlkadım Belediyesi zabıtası görev yapmıyor da diğerleri yapıyor anlamı taşımasın.

Ne Canik ne Tekkeköy ne de Atakum belediyeleri sınırları içinde dilencilerin icra-i sanatta bulunacakları noktalar yok da ondandır.

Kısaca tüm dilenciler İlkadım Belediyesi sınırları içinde dilenecek noktalara yerleştiklerinden burada çokça görülmektedirler.

Eğer bu işin önüne geçemeyecekse İlkadım Zabıtası, neden ve nerede görev yapıyorlar ki, o teşkilatı kapatıp görevlilerini başka noktalarda istihdam etmek gerekir değil mi?

Böyle diyorum da Suriyeliler başka, misafir deniliyor tamam.

Ancak misafir de misafirliğini bilmeli.

GÜNÜN FIKRASI

Herkes elinden geçen kadınları anlatıyormuş.

Temel'e sormuşlar o ise demiş ki:

"Penum elimden yüzlerce kadın geçti sayısını hatırlamayrum."

Dursun Temel'i kenara çekip sormuş:

"Sen ne iş yapayisun?"

Temel cevap vermiş:

"Payan kuaföruyum."

 

GÜNÜN SÖZÜ

Propaganda sanatı insanlara güçsüz, yalıtılmış, diğerlerinden kopmuş hissini vermekten ibarettir.