Açlık Sınırı ve İnsanımız
Yazarlar // 24 Temmuz 2018 Salı 00:58

İsmail BAŞARAN

Kendi kendime düşünüyorum:

Acaba kuş beyinli miyim?

Eğer değilsem neden bu kadar çabuk unutuyorum?

Ben ve benim gibi çok çabuk unutanlardan bahsediyorum.Başkanlık seçimleri öncesinde, patates fiyatlarından yakınanlar, soğanın fiyatının her geçen gün daha fazla yaktığından dem vuranlar, seçimden sonra suspus oldular.

Kimsenin ağzını bıçak açmıyor.

Peki, seçim biter birken fiyatlar geriledi mi?

Hayır elbet. Soğan yakmaya devam ediyor, patates ise kızaramıyor, çünkü tüpe akıl almaz oranlarda zam geliyor.

Sadece tüpe mi geliyor zam?

Elbette hayır, doğalgaz da bundan nasibini alıyor.

Ancak bu zamlardan ne hikmetse havuz medyası hiç bahsetmiyor.

Tüpçünün bir anda Türkiye’nin iki büyük gazetesinin sahibi olduğu için mi dersiniz.

Şimdi gördünüz mü medyanın insanlar üzerindeki algı operasyonunu ve baskısını, anladınız mı iktidarların ilk önce neden medyayı ele geçirmek için uğraş verdiklerini.

Sahi açlık sınırı ne kadar olmuştu?

Fiyatları bileniniz var mı?

Asgari ücrete, emekli maaşlarına ne kadar zam geleceğini söyleyen var mı?

Daha da önemlisi bunu isteyen çalışan var mı?

Yoksa “Reis her şeyi bilir” mantığıyla mı hareket ediliyor?

Ancak unutulmasın ki her şeyi bildiğini sananlar aslında hiçbir şey bilmiyorlardır.

Bu ise çok sonra anlaşılır.

 

AH ŞU DİPLOMA

İki tane kendini bilmez(!) tutmuşlar AHİM’e gitmişler ve Türkiye’nin devlet başkanının diplomasının sahte olup olmadığını hatta var olup olmadığını sormuşlar.

Yoksa ise bugüne kadar altına attığı imzaların yasal nedenlerle geçersiz sayılacağını ileri sürmüşler.

Bu arada bu konuda AHİM’e bireysel başvuruna bulunanların sayılarının gittikçe armakta olduğu da dikkat çekiyormuş.

Peki, bu diploma bir türkü gösterilemezse diplomasız bir devlet balkanımız mı olacak?

Yahu ülkemizi REİS’mi yönetecek, yoksa diploma mı?

Hem diploma yoksa hiçbir lider REİS’i dikkate almayacakmış, bunlar hep söylentiler tabi.

Hem diploma ve yabancıların söyledikleri kimin umurunda ki!

REİS Türkiye’ye yeter de artar bile.

 

GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ

Samsun’da bir düğün yapıldı ve gündeme damgasını vurdu. Ailelere ve gençlere mutluluklar diledikten sonda başlayalım istedim.

Düğün sahibi Yeşilyurt’lardı. Samsun’un tanınmış işadamlarından birisi.

Bu işadamı bu kadar büyürken, kendisini Samsun’un üzerinde göreceği ve “dediğim dedik” havası estireceğini kimse düşünemedi mi?

Liman yapımında kendisine ayrıcalık yapıldı mı yapılmadı mı?

Atakum’da denize sıfır nıktada yüksek katlı AVM yapmasına göz yumuldu mu yumulmadı mı?

Bunlar haliyle Yeşilyurt’un kendisini Samsun’un üzerinde görmesine yeter de artar bile, hatta yasaların kendisine uygulanamayacağını düşünür bile.

Samsun halkı mı getirdi bu hale Samsun’u?

Hayır mı?

O zaman ağlamaya da hakkı yok kimsenin.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Kendisini pek çok seven, çevresinde pek az sevilir. Cenap Şahabettin